MODA

Keyifli Hayatın Dergisi

Moda Dergi

moda dergi

– Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.

BAŞARIYA DÖNÜŞEN TUTKUNUN HİKAYESİ

MİLKA KARAAĞAÇLI, TUTKUNUN BAŞARIYA DÖNÜŞTÜĞÜ ENDER HİKAYELERDEN BİRİNİN SAHİBİ. HİÇ ARA VERMEDEN ÜRETİM YAPTIĞI TAKI TASARIMI ALANINDA İSMİNİ DÜNYA ÇAPINDA DUYURMAYA DEVAM EDİYOR. İŞİNDEN BAHSEDERKEN GÖZLERİNİN İÇİ GÜLEN MİLKA HANIM, BİZE 'KISMET'İNİ ANLATTI.

Kraliçe anlamından türeyen ilginç ismiyle hemen hafızalarda yer eden başarılı, samimi ve enerjik bir kadın Milka Karaağaçlı. Takı tasarımından duyduğu hazzı keşfedince, uzun yıllar çalıştığı reklamcılık sektörünü aniden bırakan Milka Hanım, bugün neredeyse kendini Kısmet by Milka ismiyle kurduğu takı ve mücevher markasına adamış. Biz de başarılı tasarımcının ofisine konuk olarak, içindeki sese kulak vermenin ve arzuların peşinden gitmenin tatmin edici sonucunu görmek istedik. 'Kısmet' takıları ve pozitif enerjisiyle bizi ağırlayan Milka Hanım'ın takı tasarımı serüvenini ve yarattığı ürünlere karşı duyduğu heyecanı kendisinden dinledik.

'Milka' gerçek adınız mı? Anlamı nedir?

Evet. Babaannemin adı... Aslında orijinali Malka, kraliçe anlamında. Annemler Malka’yı Milka olarak değiştirmişler.

Nasıl bir aile ortamında büyüdünüz? Sizi kreatif düşünmeye teşvik eden geçmiş birikimleriniz neler?

Aslında takı, mücevher, moda ve tasarım kendimi bildim bileli hayatımda vardı. 4-5 yaşlarındayken, dedemin evde ürettiği bijuterilerin içinde kaybolduğumu hatırlıyorum. En az 8-9 tane bilezikle doldururdum bileğimi. Şimdiki halimden bir farkım yoktu yani. Kendi kendime ürettiklerim de oluyordu çoğu zaman. Takı takmayı hep çok sevdim. Bu insanın içinden gelen bir şey sanırım. Modaya, trendlere merakım vardı. Tarzım da çok net ve keskindi. Hala da öyle... Takı bence bir duruş, hayata dair arzuları, sevgiyi, korkuyu ve daha birçok duyguyu dışarı vurduğunuz bir araç. Kıyafetlerinizi her gün değiştiriyorsunuz ama takılarınız aylarca belki yıllarca bileğinizde kalabiliyor, her gün onlara bakıyorsunuz. Dolayısıyla çok daha fazla anlam ifade edebiliyor.

Eğitiminiz ne üzerineydi?

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden sonra Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdim. Yani aslında uzmanlık alanım pazarlama ve iletişim üzerine.

Peki sonrasında reklamcılık macerası nasıl başladı?

Üniversite 2. sınıfta Wunderman Reklam Ajansı'nda çalışmaya başladım. Ardından JWT Ajans’ta devam ettim. 13 sene kadar hiç ara vermeden büyük bir iştahla çalıştım. Müşteri ilişkileri bölümünün başındaydım, pazarlama ve iletişimle iç içe geçti yıllarım…

Takı tasarımcılığı fikri nasıl oluştu?

Ansızın karşıma çıkan bir fırsatla hayal ettiğim işe başladım ve Kısmet by Milka markasını yarattım. 2008 yılının Kasım ayıydı; Londra’da yaşayan bir İngiliz arkadaşıma hediye olarak nazar boncuklu kolye götürdüm. Spiritüelliğin yeni trend olduğu o dönemde, Türk geleneklerini temsil eden bu kolye çok beğenildi ve tüm arkadaşlarımdan bilezik, küpe, kolye siparişleri gelmeye başladı. Bu bana ilham verdi ve 3 haftada, 70 farklı nazar boncuklu model yaparak Londra’ya yolladım. Tamamı satıldı. Kısa sürede çok yol kat edince işin şekli değişti. İnsanlar tasarımlarımı beğenip almak istedikçe, çocukluğumdan beri varolan hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim. Takı tasarımı üzerine atölyelerde çalışarak, ustalardan birebir özel eğitimler aldım. Tam bir buçuk sene gerçek anlamda atölyede yaşadım; orada yattım, kalktım diyebilirim. Beni bu işe aşık eden de o öğrenme süreciydi. Hayata bakışımı, inançlarımı ifade edebileceğim bir alan bulmuştum. İşin inceliklerini öğrendikçe daha büyük haz duymaya başladım ve mesleğimi bırakarak bu yeni serüvene başladım.

“BENCE HAYAT, AN İÇİNDE ALDIĞIMIZ KARARLAR VE YAPTIĞIMIZ SEÇİMLER İLE ÇİZDİĞİMİZ YOLDAN OLUŞUYOR”

Peki, "Kısmet" ismi nereden çıktı?

Hayatta her an bir seçim yaparak, geleceğimizi şekillendiriyoruz. Aslında kendi kararımızla kendi geleceğimizi yaratıyoruz. Kısmet, şans demek, nasip demek hepsi de gelecekle ilgili... Ben diyorum ki bu marka benim 'Kısmet’im, şansım… Kısmet taktığımda gerçekten kendimi iyi hissediyorum ve şansımın, enerjimin açıldığına inanıyorum. An'ımı pozitif yönde şekillendirebiliyorum. Her bir ürünü de bu güzel enerjiyle tasarlıyorum. Kısmet takanlar bunu çok iyi biliyor. Özetle ‘kısmet’ kelime anlamı olarak çok derin, bir o kadar da güzel benim için. Ayrıca yabancılar da telaffuz edebiliyor ve anlamı çoğu insan tarafından biliniyor, ilginç ve çekici geliyor. İsmin özellikle Türkçe olmasını arzuladım. Çünkü ben bir Türk markası yarattım, tasarımlarımda bunun yansıması var. Marka, isminde de bundan bir parça taşısın istedim.

Kadere inanır mısınız?

Az önce bahsettiğim gibi kendi kısmetimi kendim yaratırım. İyi düşünürüm, içten isterim, gerçek olur. Bence hayat, an içinde aldığımız kararlar ve yaptığımız seçimler ile çizdiğimiz yoldan oluşuyor.

Kısmet by Milka doğru zamanlarda doğru yerlerde kendini tanıtmış bir marka. Bunda sizin reklamcı kariyer geçmişinizin de etkisi var mı?

Kesinlikle çok etkili oldu. Ben pazarlamayı reklamcılıkla öğrendim. Unliever, Vodafone, HSBC gibi uluslararası hizmet veren markalarla çalıştım, onların bana katkısı çok büyük oldu. Markamı nasıl yaratacağımı çok iyi biliyordum. İsminden logosuna, kurumsal renklerinden marka imzasına kadar her şeyi planlayarak ve markanın stratejisini yazarak yola çıktım.

Tasarımlarınızla kimlere hitap ediyorsunuz?

Kısmet kadını güçlü ve kendine güvenen bir kadın! Tasarladığım takılarda tamamen kendi stilimi yansıtıyorum. Modellerimin hepsi keskin ama sade modeller. Çok fazla materyal karıştırmıyorum. Bu da tüm takılarımın birbiriyle kullanılabilmesini sağlıyor. Çok erkeksi tasarımlarım da var, romantik feminen modellerim de. Tasarımlarımın fiyat aralığı çok geniş. Dolayısıyla tarzımı seven, Kısmet takmak isteyen mümkün olduğunca fazla kişiye ulaşmaya çalışıyorum.

Üretirken nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham kaynağım; hayatın kendisi, yaşadığım tecrübeler, geçmişim, hayallerim, sevdiklerim... En çok da sevdiklerimle yaşadığım güzel anlardan, heyecanlarımdan, aşktan ve tezat duygulardan besleniyorum. Tatillerin yeri de benim için ayrı. Birçok koleksiyonumun hikayesi tatil sırasında ortaya çıktı. Bazen de okuduğum kitaptan bir satır, dergide rastladığım bir detay ya da yolda yürürken hissettiğim bir duygu bana ilham verebiliyor.

Peki bir koleksiyonun oluşum süreci nasıl gerçekleşiyor?

Her bir koleksiyon kendi hikayesiyle doğuyor. Şık bir mücevher önce göze hitap etmeli, sonuçta tasarım önce vitrinde görülüyor ardından hikayesi öğreniliyor. Eğer tasarımın hikayesini bilirseniz aldığınız mücevhere daha çok bağlanıyorsunuz ve işte o zaman hissederek taşıyorsunuz. Bu bakış açısıyla yaratıyorum tasarımlarımı. Elbette ki çok araştırma yapıyorum, altınla birleştirebileceğim malzemeler buluyorum, yeni trendleri takip ediyorum. Ama sonunda yine kendi hayatımdan, ruh halimden besleniyorum. İnsanın içinde bir sürü tezat var, naiflik ve romantizm gibi yumuşak duygular varken, agresiflik gibi meydan okuyan tavırlar da var. Koleksiyonlarımda hemen hemen bütün duygulara yer veriyorum. Tasarımların ortak noktası ise estetik anlayışı. Her bir parçanın aynı elden çıktığını anlayabiliyorsunuz. Önce fikir ortaya çıkıyor, sonra onu görselleştiriyorum ve atölyede hayata geçiriyorum. Bu toplamda minimum bir ay gibi bir süre alıyor.

Tasarımlarınızın imitasyonlarını görmek sizi rahatsız ediyor mu?

Taklit sorusu genelde hep bana soruluyor (gülüyor). Bazı kuyumcu ve tasarımcılar sitemi ya da instagram hesabımı açıp, bazen tasarımların aynılarını bazen de benzerlerini yapmaya çalışıyorlar. Gece gündüz çalışıyorum, emek veriyorum, düşünüyorum, yaratıyorum. Bu kadar emek verdikten sonra aynısının başkaları tarafından yapıldığını görmek tabiki beni üzüyor. Bir yandan da gururlandırıyor. Alanında en iyi olmak ve bir kategoriye yön vermek güzel bir duygu. Bu konuya çok kafa yordum. Tasarımlarımın teliflerini alıyorum ama taklitlerle ilgili şu an bir şey yapmıyorum. Çünkü onlar taklit edene kadar ben yenisini yapmış oluyorum. Zaten hızlı tüketilen bir sektör ve ben kişilik gereği her hafta yeni bir model çıkarmazsam rahat edemiyorum. Müşterilerim bana çok sadık ve inanın hepsi taklit olanları çok iyi biliyor. Bu da bana yetiyor sanırım.

Gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz?

2010'dan beri yılda 2 kez New York ve Paris moda haftalarına katılıyorum. Moda haftalarından davet almak ve dünyaca ünlü mağazalardan, moda basınından ilgi görmek çok güzel. Yurt dışından alışveriş yapan müşteriler ilk günden beri satın almaya devam ediyor hatta beni görmeye Kısmet takılarıyla geliyorlar. Bu beni gururlandırıyor. Uzun vadede Avrupa ve ABD’de yeni Kısmet by Milka showroomları açarak büyümeyi ve kendi kategorisinde dünyanın en çok bilinen 5 markasından biri olmayı hedefliyorum.

Ünal Başkan tatilde

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, eşi Fani Aysal ve minik kızı Alin’le Bodrum Cennet Koyu’na demirli 'Barbie' isimli teknesinde tatil yapıyor.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal ve Yunanlı eşi Fani Aysal’ın Bodrum’daki tekne tatili başladı. Yunanlı eşi Fani Aysal’dan Alin adında bir kızı olan Ünal Aysal, tatilde kendisini ailesine adadı. Aysal, eşi Fani Hanım'ı sörf yaparken yakından takip etti. 'Barbie' isimli teknesini Cennet Koyu’na demirleyen Ünal Aysal ise şnorkel ile yüzdü. Saatlerce denizde kalan Fani Hanım'a, teknedeki yardımcılar yerine eşi Ünal Aysal havlu götürdü.

Ömer Sabancı'nın sade ve sessiz tatili

İş dünyasının önde gelen isimlerinden Ömer Sabancı, Bodrum'da tek başına objektiflere yansıdı.

İstanbul'daki yoğun iş temposundan bunalarak Bodrum'a giden Ömer Sabancı, tatil sezonunu açtı. Zodyakla Cennet Koyu'ndaki teknesine giderken görüntülenen Ömer Bey, hafta sonunu tek başına geçirdi. Arzu Sabancı'nın İstanbul'daki işleri nedeniyle eşi Ömer Bey'e eşlik edemediği görüldü. Teknesinde,yalnız vakit geçiren Ömer Bey, bol bol yüzerek stres attı.

Bodrum Süperb Club’ta muhteşem parti

Levent Güdüllüoğlu ve Wolfson Gökhan Bozkurt Bodrum’da şık bir parti düzenledi. Gümbet Yel Değirmenleri’nde bulunan Superb Club’daki partiye, tatilini Bodrum’da geçiren Ankara ve İstanbul’dan pek çok davetli katıldı.

Partide Superb’ın işletmecisi Şeniz Bengüer ev sahipliği yaptı. Muhteşem bir manzaraya sahip Superb Club, misarfirlerini kendisine hayran bıraktı. House müzik denildiğinde Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden olan Wolfson, kabindeki yerini aldı. Wolfson’un müzikleri ile Bodrum gecelerinin klasiği dans ve eğlence geceye adını verdi. Muhteşem bir atmosferde geçekleşen partide eğlence geç saatlere kadar sürdü.

Caroline Koç, hız kesmiyor

Bodrum Türkbükü’nde demirli teknesinde yabancı misafirini ağırlayan Caroline Koç, aynı gün özel helikopteriyle Çeşme'ye gitti.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un eşi Caroline Koç tatile çıktı. Bodrum Türkbükü’nde demirli teknesinde yabancı misafirini ağırlayan Caroline Hanım, gün boyu konuklarıyla yakından ilgilendi. Bodrum’un en güzel koylarını misafirine gezdiren Koç, daha sonra özel helikopteriyle Çeşme’ye geçti. Helikopterle Sheraton Oteli’nin çatısına inen Caroline Hanım, iner inmez arkadaşlarıyla birlikte ilk olarak Çeşme'yi kuş bakışı fotoğrafladı. Alaçatı’daki evine giden Caroline Hanım, misafirine Çeşme’yi gezdirerek tatil turunu tamamladı.

RAHATLIĞIN EN ŞIK ŞEKLİ

Yıllar geçse de modası asla geçmeyen espadriller ile bu sezon hem şık hem de konforlu adımlar atın.

Hazırlayan: Buket Kıcıman

1980'li yılların sıcak günlerinde herkesin ayağında olan keten espadriller, yıllar geçse de modası asla geçmeyen ayakkabılardan. Her çeşit kombinle uyumlu ve şık duruşu, konforlu formu sebep olsa gerek, Salvador Dali'den Grace Kelly'e, John Kennnedy'den Lauren Bacall'a kadar pek çok ünlü isim 80'li yıllarda bu modellerle poz verdi. Espadriller bu yaz da trend olmaya devam ediyor, fakat geleneksel keten modellerin dışına çıkarak... İşlemeler, nakışlar, boncuklar, danteller, fotoğraf baskıları, el çizimleri, renkli boyamalar ve transparan detaylar ayakkabılara farklılık katıyor. Stella McCartney, Valentino, Sophia Webster gibi markaların sezon konseptlerini yansıttıkları espadrillerin yanı sıra, kişisel çalışmalar yapan tasarımcıların özgün çizimlerle süslediği modeller de dikkat çekici.

İspanya'nın Katalonya bölgesinde yaşayan köylülerin, rahat çalışmak için ince bir taban ve keten kumaş ile diktiği ayakkabılar, 80'li yıllarda herkes tarafından çok sevildi. Lauren Bacall da bu modayı takip eden ünlüler arasındaydı. Key Largo filminde kısa şortunun altına giydiği espadrilleriyle çok şık görünüyor.

Hem uzun boylu görünmek hem de rahat etmek istiyorsanız, platform modelleri denemelisiniz.

Toms'un yeni koleksiyonundaki boyama modeller Haiti Sanat Kolektifi tarafından hazırlanıyor. Her biri el yapımı olan boyamalarda sanatçıların imzası da var.

Mermerci ve Aydın'ın Bodrum'da romantik anları

Derin Mermerci ile eşi Cem Aydın, Bodrum'da tekne sezonunu açtı.

Sosyetenin ünlü ismi Derin Mermerci'yle medya yöneticisi eşi Cem Aydın'ın Bodrum tatili teknede başladı. Çift önceki gün 'Slice of Life' (Bir Dilim Hayat) adlı teknelerinin arkasında romantik anlar geçirirken aniden gelen bir dalganın azizliğine uğradı. Şortları ıslanan çift sohbetlerine teknenin içinde devam etti.

Sarıgül ailesinin Bodrum keyfi

Galatasaray Spor Kulübü’nün genç yöneticilerinden Emir Sarıgül, eşi Fatoş Sarıgül çocukları Ayşe Naz ve Azra ile önceki gün Bodrum’da objektiflere yansıdı.

Fatoş Sarıgül’ün annesi Muhlet Altınbaş ve babası Ali Altınbaş’ın kendilerine eşlik ettiği tatilde, renkli görüntüler ortaya çıktı. Cennet Koyu’na demirledikleri 'Unique Naz' isimli teknelerinde tatil yapan Sarıgül Ailesi, hafta sonunu Bodrum’da geçirdi. Ali Altınbaş ve Emir Sarıgül teknenin arka kısmında çocuklarla denize girerken, Fatoş Sarıgül ve Muhlet Altınbaş onları izlemekle yetindi.

ATTILA MARCEL

Fransız sinemasında absürd bir hikaye

Hazırlayan: Buket Kıcıman

Anne ve babasını iki yaşında kaybettikten sonra iki teyzesi tarafından büyütülen Paul, 30 yaşına gelmiş bir yetişkin olsa da çocuk kalmayı tercih etmiş bir müzisyendir. Çocukluğundan beri tek kelime konuşmayan ve teyzelerinin mükemmeliyetçi yaşam tarzına ayak uydurmaya çalışan Paul, komşuları Madam Proust ile tanışarak kendini tuhaf, pastoral bir atmosferin içinde bulur. Proust'un, anne ve babasının nerede olduğunu bildiğini söylemesiyle Paul'ün dünyası tamamen değişecek ve yeşerecektir.

Sylvain Chomet'in son filmi Attila Marcel, 30 yaşlarında, suskun ve hüzünlü bir adamı merkeze alıyor. Bu adamın ilişkili olduğu çevrenin birbirinden zıt yaşam tarzları ve bakış açıları ise hikayeye derin bir renklilik kazandırıyor. Fransız aktör Guillaume Gouix, Paul'ü bir karakterden çok tip olarak yorumlamış. Yönetmenin önceki filmlerinde karşılaştığımız, kalıpları olan absürd karakterleri hatırlarsak, burada da aynı üslupla filmi işlediği ortada. Belli bir rutinin sınırları içinde yaşayan, duygusallığını robotik hareketlerle örten ve yaptığı müzikten bile keyif almayan Paul; Paul'ü büyüten mükemmeliyetçi ve kontrolcü, Fransız aristokrasisinin temsili iki teyze ve Paul'ün yaşamına aniden dahil olarak bilinmeyen geçmişine doğru bir kapı aralayan Madam Proust... Yalnızca ana karakterler değil yan karakterler ve hatta Madam Proust'un 'küçük ayı' olarak tanımladığı köpeği bile bir karikatürden çıkıp bu senaryoya konuk olmuş gibi. Paul'ün hüzünlü hikayesini gülümseten detaylarla birleştiren Chomet, naif bir Fransız filmi sunuyor bize. Merak duygusunu güçlendiren, etkileyici müzikler ise bu naifliği iddialı hale getiriyor. Romantik Fransız filmlerinin görüntü yönetmeni Antoine Roch’un ustalığı ve Olivier Bériot’un başarılı kostüm tasarımlarıyla film teknik açıdan oldukça güçlendirilmiş. Bu ay vizyona giren Attila Marcel'i ziyaret etmek, Paul'ün hüzünlü hikayesini tebessümle izlemek gerek.

Chomet'in geçtiğimiz yıllarda yönettiği 'Les Triplettes de Belleville' ve 'The Illusionist' animasyonlarındaki keyifli görsellik, bu filmde gerçek mekanlarda gerçek insanlarla çiziliyor. Ortak olan şey ise yönetmenin vazgeçmediği absürd stil.

Filmin en ilginç mekanı, Madam Proust'un enteresan bitkiler yetiştirdiği ve Uzak Doğu'ya özgü aksesuarlarla süslediği evi. Bu özgün kadının pastroral yaşam biçimi, ilham alınası bir tarza sahip.

Madam Proust'un doğayı kucaklayan yaşam tarzından esinlenerek, sizin için seçimler yaptık.

Akçay ailesi geleneği bozmadı

ANKARA CEMİYET HAYATININ ÜNLÜ İSİMLERİNDEN AYSEL AKÇAY VE KIZI BERİL AKÇAY, HER YIL GELENEKSEL OLARAK TÜRKBÜKÜ'NDE VERDİKLERİ DAVETLERİNİ BU YIL DA DÜZENLEDİ.

Akçay ailesinin Türkbükü Kesire Evleri’ndeki muhteşem deniz manzaralı yazlığında her yıl geleneksel olarak düzenlediği davet, bu yıl ramazan ayına denk geldiği için iftar yemeği olarak organize edildi. Aysel Akçay’ın davetine İstanbul ve Ankara’dan birçok yakın dostu katıldı. İftar öncesi havuz başında bir araya gelen konuklar, daha sonra oruçlarını açmak için masadaki yerlerini aldılar. Geç saatlere dek süren yemekte davetliler uzun uzun sohbet etme imkânı buldu.

Beş yıldızlı plaj partisi

Lüks oteller zinciri MANDARIN ORIENTAL Bodrum’un içinde yer alan Juju Beach, renkli bir plaj partisi ile açıldı.

Astaş Holding’in 600 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği Mandarin Oriental Bodrum’un içinde hizmete giren, Babylon’un yönetimini üstlendiği plaj ve bar konseptli JuJu Beach, Göltürkbükü Cennet Koyu’nda renkli bir parti ile açıldı. DJ Septem ve Mehmet Garan’ın müzikleriyle şenlenen partiye, iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleri katıldı. Buddha-Bar, Hotel Costes gibi mekânların DJ’leri Stéphane Pompougnac ve Claude Challe gibi isimlerin performans sergileyeceği Juju Beach’te parti keyfi, yaz sonuna kadar devam edecek.

Plaj modası

Karışır&Yakıştır tasarımlarıyla kadınların beğenisini kazanan Penti 2014 Plaj Koleksiyonu, renkleri ve desenleriyle de enerjik ve unutulmaz bir yaza merhaba diyor.

Katalog çekimlerini Güney Afrika’nın başkenti Cape Town’da gerçekleştiren Penti, 2014 Plaj Koleksiyonu ile bu yaz kadınlara, her zamankinden daha genç ve dinamik bir görünüm sunuyor. Penti’nin yeni renkler ve formlarla oluşturduğu plaj koleksiyonunda, geniş bir mayo ve bikini grubunun yanı sıra plaj giyim ve aksesuarları da yer alıyor. Klasik kalıpların dışına çıkmak isteyenler için Penti’de bu yaz birbirinden farklı renk, desen ve model seçeneği bulunuyor.

Havuz başında şık düğün

AYDIN İNŞAAT YÖNETİM KURULU ÜYESİ İLKER AYDIN İLE KOÇ LİSESİ MÜDÜRÜ AYŞEGÜL KESKİN BİLKENT OTEL'DE GERÇEKLEŞEN ŞIK DÜĞÜNLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİ.

Trakya Üniversitesi Gıda Mühendisliği Fakültesi mezunu Ayşegül Keskin ile Bilkent Üniversitesi Turizm mezunu İlker Aydın, havuz başında organize edilen romantik bir düğün ile dünya evine girdi. Bir sene önce nişanlanan çiftin düğününe yaklaşık 500 davetli katıldı. Katılan davetliler arasında Ankaragücü eski Başkanı Cemal Aydın ile eşi Gülennur Aydın da yer aldı. Mutlu ikili davetlilerin çoşkulu alkışları ile nikah masasına yürüdü. Çiftin nikah şahitliğini Işıl Aydın ile Eczacı İlhan Dartar üstlendi. Nikahın ardından havuz başında ilk danslarını gerçekleştiren çift, dans sonunda dakikalarca alkışlandı. Düğünün ardından ikili, balayı için İtalya'ya gitti.

Spor yaparken tanıştılar

PERSONAL TRAINER ANTRENÖRÜ KEMAL GÜLŞEN İLE ÇEVİRMEN BERİL TEZCAN ŞIK BİR KIR DÜĞÜNÜ İLE EVLENDİ.

Bir yıl önce spor yaparken tanışan Beril Tezcan ile Kemal Gülşen çifti, Monec Otel'de gerçekleştirilen kır düğünüyle dünya evine girdi. Açık havada organize edilen törene katılan davetliler şıklıklarıyla dikkat çekti. Genç ikili, davetlilerin arasından alkışlar eşliğinde yürüyerek nikah masasına oturdu. İkilinin nikah şahitliğini Uçuş Harekat Görevlisi Murat Koçyiğit ile emekli İş Bankası Müdürü Mehmet Danker üstlendi. Şık düğünde konuklar doyasıya eğlendi. Balayı adresi olarak ikili Yunanistan'ın Kos Adası'nı şeçti.

Via Green'de iftar buluşması

Yatay mimarisi ve LEED GOLD sertifikası ile Ankara'da dikkat çeken iş merkezi 'Via Green' bir iftar yemeğine ev sahipliği yaptı.

Bayraktar İnşaat Yönetim Kurulu Başakanı Mehmet Bayraktar'ın ev sahipliğinde gerçekleşen iftar yemeğine çok sayıda özel konuk katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Mehmet Bayraktar "İçinde bulunduğumuz Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını, sağlıklı, huzurlu, mutlu, başarılı ve kazançlı günlerle geçmesini temenni ederim." diyerek sözlerini sonlandırdı. Özel geceye Osmanlı esintileri, Hacivat ile Karagöz gösterileri damgasını vurdu. Renkli anların yaşandığı davette konuklar hep birlikte iftar açmanın keyfini yaşadı.

Moda Dergi Instagram
Moda Dergi Business
Moda Dergi Haftanın Şıkları
Moda Dergi Kapak
Moda Dergi – Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.
MODA Dergi Facebook Sayfasini Begen