MODA

Keyifli Hayatın Dergisi

Moda Dergi

moda dergi

– Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.

TED'DEN ANLAMLI DAVET

TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ, BAŞARILI OLMASINA RAĞMEN MADDİ OLANAKLARI YETERSİZ ÖĞRENCİLER İÇİN EĞİTİM BURSU SAĞLAMAK ÜZERE BİR ETKİNLİK DÜZENLEDİ. BAŞARILI SANATÇI YAŞAR'IN SAHNE ALDIĞI ETKİNLİK ADETA MÜZİK ZİYAFETİNE DÖNÜŞTÜ.

TED Sosyal Hizmetler Komitesi tarafından Wyndham Hotel'de düzenlenen gecede ünlü sanatçı Yaşar, performansı ile büyülerken gecenin tüm geliri yardıma muhtaç öğrencilere aktarıldı. Kokteyl ile başlayan geceye TED üyelerinin yanı sıra iş ve cemiyet hayatından da çok sayıda önemli isim katıldı. Yaşar'ın sahne alması ile eğlenmeye başlayan konuklar gecenin ilerleyen saatlerine kadar dans edip şarkılara eşlik etti.

"EN BÜYÜK BAŞARI KAYNAĞIM AİLEM"

Modanın özgür ruhlu başarılı temsilcisi olarak gösterişli ama bir o kadar da sade çizgisiyle fark yaratan Özge Ulusoy, kendisine güç veren yönünü ailesine olan bağlılığı ile tanımlıyor.

Moda, televizyon ve sinema dünyasında kısa sürede yakaladığı başarıyı kendisi için avantaja çeviren Ulusoy, sırrını disiplinli olmak ve iyi niyet olarak tanımlıyor. Ve bizi Özge Ulusoy'un daha önce hiç bilmediğimiz yönleri ile tanıştırıyor.

Haziran sayısında başkonuğumuz olarak kendisiyle bir araya gelmekten son derece memnuniyet duyduğumuz Özge Ulusoy, bizi çok yönlü kişiliği ile karşılıyor. Tutkuyla bağlandığı mesleği, başarıyla sürdürdüğü kariyeri hakkında stilini keşfe daldığımız Ulusoy, tarzını belirleyen unsurları, yaz tatili planlarını ve yeni projelerine dair birçok konuda hazırladığımız sorularımızı en samimi haliyle yanıtladı. Alışıldık bir kıyafet tutkunu olmaktan öte zamansız alışverişler yerine sezon sonunu bekleyen Özge Hanımın otantik yanı ise sahiciliği, gerçekçiliği ve bazı parçalara yüklediği duygusal anlamlarla gardırobundaki en özel yeri ayırması olarak karşımızda!

Mesleğinizi oldukça ciddiye alarak icra ediyorsunuz. Mesleğinize olan tutkunuzdan bahseder misiniz?

Bu benim mesleğim ve tabii ki ciddiye alarak yapmak zorundayım. Ki zaten bence bu da başarıyı beraberinde getiriyor. Disiplini ve azimi elden bırakmadan dört elle çalışıyorum. Hiçbir iş kolay değil, benimki de buna dahil.

Bu meslekte yer alma fikri nasıl ortaya çıktı?

Elite Look ve arkasından Miss Turkey'e katılmamla başladı. Aslında bu yarışmalarda yer almam da biraz şans biraz ablamın desteği ile oldu. Yarışmaların sonrasında ise uzun yıllar hem okuyup hem modellik yaparak daha ileri gidebilmek için çalıştım.

Klasik baleye olan bağlılığınız ne durumda?

Baleyi hala çok seviyorum. Geçirdiğim bir rahatsızlıktan dolayı vedalaşmak zorunda kalsam da hala takip ediyor ve çok özeniyorum.

Modellik sizin için ne ifade ediyor?

Mesleğim ve hayatımın çok büyük bir dönemi...

Dizi ve filmlerde başarıyla yer aldınız. Yeni projelere yeşil ışık yakıyor musunuz?

Yeni projeler geliyor okuyup değerlendiriyorum. Seçici olmaya iyi bir projenin içinde yer almaya çalışıyorum.

Moda içerikli bir yarışma programında jüri üyesi oldunuz. Bu durum size neler kazandırdı?

Her şeyden önce kaliteli ve izlenen bir projede yer almak benim için gurur vericiydi. Mesleğim gereği yıllardır moda dünyasının içindeyim ve bu da bana bir çok bilgi kattı. Ben de bunları insanlara aktarmaya çalıştım.

Aileniz hayatınızda aldığınız kararlarınızda etkili midir?

Tabii ki çok etkililer. Onlara sormadan hiçbir şey yapmamaya çalışıyorum.

Aşk hayatınızda olmazsa olmazınız nedir?

Tek kelime ile huzur. Sonrasında ise saygı...

Tasarım merakınız nasıl başladı? Çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

3 sezondan bu yana Adil Işık firmasi ile beraber çalışıyoruz. Kafamda olan planlardı ve onlardan gelen teklif üzerine de harekete geçtik. Şimdi kış sezonu için çalışmalara başladık. Bir şeyler üretmek ve insanların onları beğenip giymeleri gerçekten çok güzel bir duygu. Ben tabii ki tasarımcı değilim ama çok iyi bir tasarım ekibi ile çalışıyorum. Yaptığım işin dünyada da pek çok örneği var.

Erkek stilinde itici ve çekici bulduğunuz detaylar nelerdir?

Ben çok renkli pantolonları sevmiyorum. Erkeği sanırım biraz daha klasik seviyorum.

Sizi başarıya götüren 3 evreyi nasıl tanımlarsınız?

En büyük başarı kaynağım ailem diyebilirim. Onlarsız her şey çok zor olurdu. Daha sonra disiplin benim en önemli kuralım olmuştur. Son olarak da her zaman iyi niyet beni başarıya götüren evreler olarak sıralanabilir.

Hayatınızdaki hedeflerinizin tam olarak neresindesiniz?

İnsanoğlunun hedef ve istekleri bitmez ki (gülüyor) Bulunduğum yerden çok mutluyum ama tabii ki kafamda yeni planlar ve projeler de var. Bakalim neler olacak? (gülüyor)

Televizyon dünyasında sizi en çok zorlayan konular neler oldu?

Allah'a çok şükür şimdiye kadar karşıma hiç böyle bir şey çıkmadı.

Alışverişte ikinci bir fikre ihtiyaç duyar mısınız?

Genelde duymam ama benim için çok özel bir geceye hazırlanıyorsam zevkine güvendiğim insanlardan da fikir alıyorum.

Takip ettiğiniz yerli modacılar kimler?

Türkiye'de birçok modacıyı takip ediyorum. İş dışında çoğuyla arkadaşlık ilişkim de var. Ve hemen hepsini de çok beğeniyorum.

Hayatta giymem dediğiniz şey nedir?

Mesela şalvar pantolonları kendime hiç yakıştıramıyorum.

Bir kadında ilk olarak ilginizi ne çeker?

Özgüveni benim için çok önemlidir. Sonrasında bakımlı kadınlar çok hoşuma gidiyor.

Kişisel gündeminizin ilk sırasında ne yer alıyor?

Ailem ve işim benim önceliklerim arasında yer alır.

ÖZGE ULUSOY'A DAİR...

Son anda haberdar olduğunuz bir gecede şıklığınızı en çabuk şekilde nasıl oluşturursunuz?

Gardırobumda beni bu durumlarda kurtarabilecek bir kaç parça elbisem var. Elbiseler biraz basic ama takı ve ayakkabıyla hareketlendirip hızlıca hazır olabiliyorum.

Gardırobunuzda eski ve vazgeçemediğiniz parça nedir?

Annemden bana kalan çantalar. Onlardan vazgeçemiyorum ve hepsine çok iyi bakıyorum.

Aldığınız son hediye nedir?

Yeğenim Yiğit Ali'ye doğum günü için çok sevdiği bir karakterin kostümünü aldım.

Yeni sezonda satın almayı istediğiniz ilk 3 parça ne olur?

Sezon başında aldığım bir kaç sandalet var. Ama genelde bir önceki sezon sonundan alışveriş yaparak ekonomi yapmayi tercih ediyorum.

Tatil sizin için ne anlam ifade ediyor? Bu yaz tatil planlarınızı nerede gerçekleştireceksiniz?

Türkiye'de Bodrum'u çok seviyorum. Sanırım en çok Bodrum'da olacağım ama Allah nasip ederse bir kaç tane yurt dışı planım da var.

Tatil çantanızda mutlaka olması gereken parça nedir?

Bu bir yaz tatili ise en başta güneş kremlerimi asla unutmam. Gideceğim yere göre gündüz ve akşam kıyafetlerim kombinli olarak mutlaka çantamda yerini alır. Özellikle tatilde pek makyaj yapmam ama yine de yanimda bir kaç parça makyaj malzemesi de bulundururum. Tabii ki kıyafetlerime göre takılarım ve bir tane de güneş gözlüğü mutlaka yanıma alacaklarım arasında olur.

Ankara sizin için ne ifade ediyor?

Ankara'nın benim için önemi çok... Tüm çocukluğum en büyük anım... Büyüdüğüm ve birçok şeyi yaşadığım şehir; Ankara.

DOĞÇEV GÖNÜLLÜLERİ YEMEKTE BULUŞTU

DOĞA VE ÇEVREYİ KORUMA, YAŞATMA DERNEĞİ (DOĞÇEV) SOKAK HAYVANLARI YARARINA MARRIOT OTEL'DE YEMEK DÜZENLEDİ.

ANKARA CEMİYET YAŞAMININ TANINAN İSİMLERİNİ KATILDIĞI YEMEKTE ELDE EDİLEN GELİR BARINAKLARDA VE DOĞÇEV'İN YARDIM FAALİYETLERİNDE KULLANILACAK.

TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ'NDEN ANLAMLI MÜZAYEDE

Türk Eğitim Derneği (TED) Sosyal Hizmetler Komitesi'nin maddi durumu yetersiz öğrencilere destek olmak amacıyla düzenlediği müzayedede birbirinden değerli antika eserler, mücevherler alıcısını buldu.

Ankara cemiyetinin seçkin isimlerinin katıldığı müzayede Beymen Kavaklıdere mağazasında gerçekleştirildi. Birbirinden değerli 175 eserin satışa sunulduğu organizasyona ilgi büyüktü.

Sultan Reşat'ın kızı Lütfiye Sultan'a ait mücevherlerin de içinde bulunduğu değerli eserler, maddi imkanı olmayan öğrencilere burs sağlamak amacıyla satışa sunuldu. TED Sosyal Hizmetler Komitesi Başkanı Funda Esen, davetlilere "Alacağınız ürünler, bir çocuğun mutluluğu olacak" diye seslendi. Daha sonra müzayedeye geçildi.

Uğur Batur'un sunduğu müzayedede değerli antikalar, gümüşlükler, çay takımları gibi bir çok değerli eser görücüye çıktı. Sultan Reşat'ın kızı Lütfiye Sultan'a ait mücevherler müzayedenin en çok dikkat çeken eseri oldu. Necdet Kalay, Alp Bartu, Turgut Atalay, Hayri Cizel, Turgut Zaim gibi önemli ressamlara ait tablolar da yardım müzayedesinde alıcı buldu.

BİS, KAPILARINI KENAN DOĞULU İLE AÇTI

KENAN DOĞULU, BEREN SAAT, ABDULLAH BURNAZ VE MEHMET MUTLU ORTAKLIĞINDA DINE & LIVE KONSEPTİYLE KURULAN BİS, ÖZEL BİR DAVET İLE İSTANBUL VE ANKARALI ÖZEL MİSAFİRLERİNİ AĞIRLADI.

BİS’in davet gecesine iş,sanat ve cemiyet hayatının önde gelen isimleri katıldı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar süren BİS sahnesinde Kenan Doğulu, Fuat Güner ve Bora Uzer ile düet yaptı.Bilkent Station kompleksi içerisinde yer alan başkentin yeni heyecanı BİS, kapılarını ilk kez çok özel bir performansla açtı. BİS sahnesinde Başka Türlü Şeyler projesiyle Ankaralı hayranlarıyla buluşan Kenan Doğulu, unutulmaz bir gece yaşattı. Sahne enerjisi ve müziği ile konuklarını kendisine hayran bırakan Doğulu, üç saat boyunca sevilen şarkılarını seslendirdi.

İŞTE O'NUN STİLİ

SON DÖNEMİN EN ÇOK KONUŞULAN İSİMLERİNDEN, TÜRKİYE'NİN TATLI SERT İKONCANI IVANA SERT, SAMİMİ, İÇTEN, GÜLERYÜZLÜ VE ALABİLDİĞİNE GÜZEL HALİYLE MAYIS SAYIMIZIN BAŞKONUĞU...

Olağanüstü fiziği ve tarzının yanı sıra, samimiyeti ve içtenliği ile de Türk toplumunun yakından takip ettiği moda ikonu Ivana Sert, bu mükemmelliğinin altında yatan sırları MODA okurları için paylaştı. Attığı her adım neredeyse olay olan Sert, zaman zaman yaptığı sıradanlık kaçamaklarını, oğlu Ateş ile olan maceralarını, henüz adım attığı oyunculuk serüvenini, aşk hayatını ve hayatına dair merak edilen bir çok konuyu içtenlikle anlattı. Türk kadının giyim konusundaki artı ve eksilerinden yaz aylarının vazgeçilmez parçası olan bikini seçimine kadar bir çok detaylı soru yönelttiğimiz ünlü isim, verdiği cevaplarla bizleri kendisine bir kez daha hayran bıraktı.

Türkiye'nin Ivana Sert'i bu denli severek benimsemesini nasıl açıklarsınız?

Tek kelimeyle özetleyecek olsam "samimiyet" diyebilirim. Zaten ben de halktan gelen biriyim ve hiçbir zaman yükseklerde uçmuyordum.

Türkiye'nin ikoncanı olmanızı nasıl yorumlarsınız?

İkoncan benim sevdiğim bir terim. Bu yakıştırma beni beni daha da ünlü yaptı. Modayı takip eden ve yön veren biridir ikoncan. Benim için kıymetli bir terimdir.

Yıllar geçtikçe daha da güzelleşmenizin sırrı nedir?

Kendime bakıyorum (gülüyor). Teşekkür ediyorum bu arada. Düzenli spor yapıyorum. Ayda bir defa hamama kese yaptırmaya gidiyorum. Cilt bakımı yaptırıyorum. Ancak insanın ruh hali de çok önemli. Pozitif düşünüyorsan ve mutluysan bu hayatına da yansıyor.

Her zaman farklı olmak sizi yormuyor mu? Arada bir sıradanlık kaçamağı yapar mısınız?

Tabii ki yapıyorum. Her zaman bakımlı olmalıyım ama salaş tarz da seviyorum. Kuaföre sık gitmiyorum, çok az makyaj yapıyorum. Televizyon dışında çok spor ve çok doğal oluyorum. Benim tarzım zaten street fashion, street style tarzında. Beni dışarıda günlük ya da akşam üstü stiletto, yüksek topuklu ayakkabılarla göremezsiniz. Belki bootieler ama daha spor şeyler olur.

Ekranlarda işini severek yapan, sorumluluk duygusu olan, samimi, cana yakın bir Ivana Sert görüyoruz. Peki günlük yaşamında Ivana Sert nasıl biridir?

Samimiyet olmazsa hiçbir şey olmaz. Ne olursa olsun ekranda sizi izleyen kişiler enerji alıyor. Sahte bir resim veremezsin. Olduğun gibi olacaksın ve olduğun gibi davranacaksın. En önemlisi de kendin olmak.

Aynı zamanda bir anne olarak oğlunuzun tüm etkinliklerinde de bizzat yer alıyorsunuz. Bu zaman ayrımını nasıl yapıyorsunuz?

Ateş'le beraber olmayı çok seviyorum. İmza günlerine bile beraber gidiyoruz. Onun kamera karşısında herhangi bir korkusu yok. Şovu seven bir çocuk olduğu için çok şanslıyım o konuda. Nereye gidersem Ateş'i hemen yanıma alıyorum.

Türkiye'nin en çok konuşulan stil yarışmasında jüri üyesi olarak görev alıyorsunuz. Bu yarışmalarda sizi en çok etkileyen ne oldu?

Bu yarışmada 14 kız ile beraber çalışıyoruz. Onların hikayelerinden, yaşadıkları şeylerden çok etkileniyorum. Kavgaları beni de etkiliyor ama sonuç olarak programın konsepti ve formatı dahilinde oluyor bu kavgalar. 14 kızı bir yere koyarsanız mutlaka kavga çıkar. Bunun en büyük nedeni de bence kıskançlık. Sonuçta bu bir yarışma ve aralarında bir yarış var.

Sizce şık olmak için belirli vücut ölçülerine sahip olmak şart mı?

Şart değil ancak tabii ki vücudunuz da bakımlı olmalı. Bunun için de spor yapmak çok önemli. Ancak ben iç güzelliğin daha da önemli olduğunu düşünüyorum. İç güzelliği olmazsa, vücut ölçüleri ne kadar güzel ve ideal olursa olsun insan güzel görünemiyor.

Türk kadınlarının stili ve tarzı konusunda neler söylersiniz?

Türk kadınları bence çok bakımlılar ve güzel giyiniyorlar. Modayı yakından takip ediyorlar. Son trendleri giyiyorlar, giymeye çalışıyorlar. Sadece biraz daha kendi vücutlarını tanımalarını ve kendilerine yakışanı giymelilerini tavsiye edebilirim. Herhangi bir parçayı sadece sevdiği için giymemeleri, yerine göre giymeleri gerekir. Bunları göze alarak kombin seçmeli ve giyinmeliler. Şuan yaptığımız programla birlikte kadınları giyim konusunda bilgilendirdiğimizi düşünüyorum. Eskiden de hep bunu söylüyordum; en önemli şey kişinin kendi vücudunu tanıması. Kusurları örtmeli, güzel yerlerini öne çıkarmalılar.

“Kadınlar mantıklı alışveriş yapmalı” demiştiniz. Mantıklı alışveriş nasıl olur, detaylarını anlatır mısınız?

Çoğu insan kafasının karışık olduğu, mutsuz olduğu zamanlar alışverişe çıkıyor, terapi gibi... Bu çok yanlış bir şey. Alışverişte her zaman bir hedef olmalı. Mesela; bugün benim beyaz gömlek ihtiyacım var ya da kot pantolan ihtiyacım var gibi. Hedef belirleyip alışverişe gitmek lazım. Sadece bakmak ya da herhangi bir şey almak için değil. Moral bozulduğu zaman kuaföre gidiyorsunuz, saç değiştiriyorsunuz, sonra pişman oluyorsunuz. Alışverişte de öyle.... Çok para harcıyorsunuz, ihtiyacınız olmayan şeyleri alıyorsunuz ve yanlış seçimler yapıyorsunuz. Özel parçalar, ana parçalar ya da uzun dönemli kullanılan parçalar biraz daha pahalı olabiliyor. Ya da kumaş olarak kaliteli ürünler biraz daha maliyetli olabiliyor ama kıyafet için çok fazla para harcanmasına karşıyım.

Formunuzu neye borçlusunuz?

Spor, en önemlisi o işte. Spor yapmak hem sağlık hem de fizik için önemli.

Yaz aylarında özellikle taşıdığınız mayo ve bikiniler gündem konusu oluyor. Yaz aylarına hazırlık yapan kadınlara mayo ve bikini seçiminde dikkat etmeleri gerekenler konusunda tüyolar verebilir misiniz?

Vücudu tanıyarak bikini seçilmeli. Mesela kalçalı bir vücudunuz var ve göğüsleriniz küçükse ona göre bikini seçmelisiniz. Canlı renkler bronz tende mükemmel oluyor. Çok kilolu değilseniz canlı renkler tercih edebilirisiniz. Kilolu iseniz büyük bedenlerde tek ve koyu renkler tercih edilmeli. Ve tabii ki aksesuarlar önemli. Pareolar, şapkalar... Yazın bikini modası var. Ancak sadece bikini giymek yetmiyor, bence aksesuar da çok önemli.

Yapışık Kardeşler filmi ile sinema dünyasına adım attınız. Bu anlamda yeni projeleriniz var mı?

Şuanda bir şey yok çünkü programım çok yoğun. Şuan zamamın yok ama zamanı geldiğinde inşallah tekrar beyaz perdede kendimi görmek istiyorum.

TV Ekranlarında yer almayı planladığınız yeni projeler var mı?

Şu an yok. Sadece "İşte Benim Stilim."

Özel hayatınızla ilgili olarak son dönemde ikinci çocuk sahibi olmak istediğiniz haberleri gündemde. Bundan sonraki ilişkinizde ciddi kararlar gerektiren adımlar atacağınızı söyleyebilir miyiz?

Zaman, iş, her şey uygun olursa, iş çok önemli şuan benim için, tabii ki tekrar anne olmak istiyorum. Ateş tek başına kalmasın (gülüyor). Ama doğru bir insanla...

En büyük pişmanlığınız nedir?

Hiç yok. Herşeyi yaptım hayatımda. Her şeyi öğreniyorum. Hata yapsam dahi, "iyi ki oldu, beni daha da güçlü yaptı" diyorum. İnsan her gün tecrübe kazanıyor. Onun için hiçbir pişmanlığım yok.

Ivana Sert nasıl bir anne?

Ben biraz sert bir anne olabilirim (gülüyor). Terbiye benim için çok önemli, çünkü ben de öyle büyüdüm. Ailem asker olduğu için hep kurallar vardı evde. Ateşi de öyle büyütüyorum. Tabii ki çok fazla korkunç değilim ama evimde kurallar var. Çocuğum da bunu bilmeli.

Kendinizde bulduğunuz kusurlar var mı?

Tabii ki var. Hiç kimse kusursuz değil. Çok spor yaptığım için kaslarım baya kuvvetli. O da zaten siparişle olmuyor, doğal olarak böyle işte (gülüyor). Zaten vücut olarak kaslı bir insanım. Hatlarım incecik, bel ya da yuvarlak hatlarım yok. Daha düz hatlarım var. Beni rahatsız etmiyor ama daha ince olabilirdi (gülüyor).

Kadınlara neler tavsiye edersiniz?

Bakım olarak ben hamamı hakikaten çok seviyorum. Cilt için ayda iki defa yüz bakımına gidiyorum. Çünkü çok ağır makyaj yapıyorum. Beslenmek, spor yapmak en önemlisi. Bol bol su içiyorum. Uyanınca aç karnına en az üç litre su içiyorum. Biraz limon koyuyorum içine, bütün toksinleri temizliyor ve çok iyi geliyor bana. Bunu her gün yapıyorum. Gün içerisinde 1-2 litre su içmeye devam ediyorum. Bol meyve, özellikle mandalina yiyorum, portakal suyu içiyorum. Meyve çok önemli. İlaç kullanmayı hiç sevmiyorum. Vitaminleri meyveden, gıdadan almaya çalışıyorum.

İş dışındaki zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Genellikle spor yapıyorum. Bizim Ateş'le kickbox sevgimiz var. Dışarıda yemek yiyoruz. Köpeğimiz var onu gezdiriyoruz. Böyle işte...

Moda dışında başka yetenekleriniz var mı?

Konservatuar okudum ben. Piyano çalıyorum. Küçükken de televizyonda piyano çalıyordum. Müziği çok seviyorum. İkinci aşkım o.

Çekim esnasında tarihten gelen hikayeli takıların markası dünyatakilari.com'un takılarını çok beğendiğinizi görüyorum. Takılarla aranız nasıl? Sever misiniz?

Çok seviyorum. Benim için aksesuar, takı çok önemli. Doğru kıyafetle kombinlendiğinde aksesuar kıyafetin tamamlayıcısıdır.

Röportaj:SELİN HİSARCIKLILAR

Fotoğraf:CENGİZ DİKBAŞ

Kıyafet:HANEDAN BOUTIQUE

Takı:DÜNYATAKILARI.COM

Mekan:DIGI ONE PLUS STUDIO

ANNELERLE GEÇMİŞE YOLCULUK ÇOCUKLARLA GELECEĞE BAKIŞ

Cemiyet hayatının seçkin anneleri çocuklarıyla birlikte MODA sayfalarının konuğu oldu. Çocukluk yıllarına giderek sorularımıza birbirinden eğlenceli cevaplar veren cemiyetin ünlü isimleri o yaşlarda kurdukları hayalleri paylaştı. Cemiyetin gözde çocuklarından da gelecek ile ilgili fikirlerini alarak anneler ve çocuklarını ortaya çıkan cevaplardan esinlenerek tasarlanan ilginç karikatürlerde buluşturduk.

Nisan sayısında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'na özel olarak Ankara cemiyetinin en sevilen annelerini çocuklarıyla birlikte mercek altına aldık. Sosyal yaşamın gözde simaları, çocukluklarının en unutulmaz anlarını, en sevdikleri çizgi kahramanlarını ve kendilerine o zamanlar yöneltilen "Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna ne cevap verdiklerini, son olarak da çocukluklarında kurdukları hayallerin kaçını gerçekleştirdiklerini anlattılar. Ünlü isimleri çocukluk yıllarına götürdüğümüz dosya haberimizde, çocuklarının da Nisan ayına özel olarak; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili düşüncelerini, 23 Nisan'da hangi makama geçip, neyi değiştirmek istediklerini sorduk. Kendilerini üçer kelime ile tanımlamalarını istediğimiz cemiyetin genç isimleri büyüyünce hangi mesleği yapmak istediklerini, anneleri ve babalarında en sevdikleri özelliklerin neler olduğunu anlattılar. Ayrıca büyüyünce "Annem ve babam gibi yapmam" dedikleri şeyleri de bizimle paylaşan çocuklar, hangi süper kahraman olmak istediklerini de verdikleri birbirinden ilginç cevaplarla belirttiler. MODA Dergi olarak bu renkli cevaplarla dolu Anneler ve Çocukları dosyasını daha da özel hale getirerek başarılı çalışmaları ile tanınan Karikatürist Tan Yücel'in anne ve çocuklarının karikatürlerini çizdirdik. Bu renkli ve eğlenceli dosya haberimizi siz de merak ediyorsanız sayfaları çevirmeye başlayın!

CEREN ULUSOY

Çocukluğumda aile ile yapılan her türlü aktiviteden çok büyük bir mutluluk duyuyordum. Ne mutlu ki kalabalık bir aileye sahibim. Onlarla birlikte yapılan her aktivite beni çok mutlu ediyordu. Çocukluğumda en çok Sevimli Hayalet Casper'ı severdim. Hiç kaçırmadan izlerdim. Onun görünmüyor olması çok hoşuma giderdi ama kendimle hiç özdeşleştirmemiştim. (gülüyor) Güzel bir çocukluk dönemi geçirdiğime inanıyorum. Aile ile birlikte olmak, iç içe olmak bana maneviyatı çok yüksek değerler kattı. Bu güzel etkiyi de şuan kendi aileme yansıtıyorum. Küçükken büyüyünce ne olacağımı soranlara hep öğretmen olmak istediğimi söylerdim. Çünkü ilkokul öğretmenimi çok severdim. Aynı zaman da güzel ve süslü bir öğretmendi. O dönem benim için o hep idoldü. Çocukluğumda kurduğum hayaller arasında mutlu bir aileye sahip olmak, güzel bir yuva kurmak, anne olmak vardı. Allah'ıma binlerce kere şükür olsun ki hepsine sahibim şuan.

ALARA ULUSOY

23 Nisan'da Türk bayrakları, Atatürk bayrakları her yerden sallanıyor, bulutlardan jetler geçiyor, Atatürk çocukları çok seviyor, biz de onu cok seviyoruz. Babamın iş yeri çok güzel, koltuğu çok güzel, yuvarlak ve dönüyor. Büyüyünce babama yardım edicem, çok iş yapıcam. Kendimi üç kelime ile anlatırsam; çok tatlıyım, çok akıllıyım, ailemi çok seviyorum. Büyüyünce iş makinası kullanmak, babamla iş gezmesine gitmek istiyorum (iş seyahatlerinden bahsediyor) Annemin çok sevdiğim özelliği, kalbinin yumuşacık olması. Babamın en çok sevdiğim özelligi Beşiktaşlı olması. Beşiktaşlı olduğu için babam çok güçlü. Annem ve babam gibi yapmam dedigim şey; çocuklara yemek yedirmem, doktora götürmem. Süper kahraman olsam Mickey Minie olurum, Mickey'nin oyun evi çok büyük ve güzel. Hep oyun oynanıyor, yemek yedirmiyorlar.

AKYA GENÇLER

<Çocukluğumda en çok Barbie bebeklerimle oynamayı, onlara değişik kıyafetler giydirip çıkarmayı severdim. Evde bulduğum çeşitli bez ve örtüleri kesip Barbie'lerime kendi kiyafetlerimi tasarlamaya bayılırdım. Çocukluğumda Peter Pan hikayesini çok sevdiğim için sanırım kendimi Tinkerbell ile özdeşleştirirdim. Çocukluğumda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda farklı ülkelerden geleneksel gösterileri sunmak için bir sürü cocuk gelirdi. Bende sosyal ve çok yönlü bir çocuktum. Bizim çocukluğumuzda 23 Nisan kutlamaları daha büyük coşkulara sahip olurdu. Ben de okulumun folklor ekibindeydim ve biz geleneksel danslarda Türkiye ikincisi seçilmistik. Henuz ilk okuldaydım, büyük stadyumda yapılan bu gösterilerden ve aldığımız dereceden çok gurur duyduğumu hatırlıyorum. Gösterimizi 23 Nisan'da yabancı çocukların gösterileriyle birlikte stadyumda sunmustuk. Çocukken okuldaki hemen hemen tüm müzikal ve gösterilerde başrol bana verilirdi. Öğretmenlerim aileme beni konservatuara göndermeleri konusunda hep baskı yaptılar ancak ailem yabancı dile olan yatkınlığımın üzerine gitmemi uygun gördü. Sonuç olarak İngilizce ve Fransızca olmak üzere iki yabancı dilde mütercim tercüman oldum. Seçimimi bu yönde yaptığım için memnunum ama çocukken sorulsa belki de sahne sanatları, enstruman ya da tiyatro yani konservatuarı isterdim. Çok enteresan ama ben sürekli gelecege yönelik hayalleri olan bir çocuk değildim. Yaşadığım anın içerisinde çok mutlu ve huzurlu bir çocuktum. Sadece "Bu mutluluğum sürsün" şeklinde şükür ve dua ederdim. Çok küçüken değil ama biraz büyüdüğümde bir dönem iyi bir doktor hatta cerrah olmaya cok özenmiştim. Doktorluk ve özellikle cerrahi çok saygı duyduğum bir meslektir.

DEMİR GENÇLER

Atatürk biz çocukları çok sevdiği için bize 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı istediğimiz kadar eğlenelim kaynaşalım diye hediye etmis. 23 Nisan'da Sağlık Bakanı'nın makamına geçmeyi isterdim. Bütün ihtiyacı olan çocukların bedava tedavi edileceği hastaneler yaptırırdım. Kendimi üç kelime ile tanımlarsam; yardımsever, cesur ve komik olduğumu belirtebilirim. Ben büyüyünce dedem gibi birçok ödülleri olan çok iyi bir mimar olmak istiyorum. Annem çok komik ve sevecen biridir. Babam eğlenceli ve sevecendir. Annem ve babam bazen bana sormadan eğlenceli olur diye düşünüp benim yerime program yapıyorlar ama ben istemeyebiliyorum. Büyüdüğümde annem babam gibi yapmayacağım şey; çocuğuma sormadan program yapmak olurdu herhalde. Süper kahraman olsam İron Man yani demir adam olurdum. Çünkü benim adım Demir. Büyüdüğümde de adam olacağım ama en sevdiğim süper kahraman Batman'dir.

AYNAZ ÖZKAŞIKÇI

Çocukluğumda en çok ev dışındaki aktivitelere katılmayı severdim. Bisiklete binmek, ağaçlara tırmanmak, salıncak binmek gibi. Türkiye'ye geldiğimiz zamanlarda da Oran'da gezmeyi severdim. Çocukluğumda Wonder Women'i çok severdim. Yardımsever oluşu çok hoşuma giderdi. Hala daha hoşuma gider. Bir de Scooby Doo'yu çok severdim. Komik kahramanlıkları hoşuma giderdi. Köpekleri çok severdim. Küçüklüğümde beni etkileyen birçok anım var elbette. Ama ailemin bana hayvan sevgisini öğretmesi sayesinde hayatıma çok şey kattım diyebilirim. Hayvanlarla büyüdük. Hem Türkiye'de hem Teksas'ta at çiftliğimiz vardı. Hayvanlarla kurduğumuz bağ kişiliğimin de çok büyük bir parçası oldu. Küçük yaşta kurduğum bu bağın mutluluğunu hala yaşıyorum. Çocukken avukat olmak isterdim. Avukat filmlerini görünce çok etkilenirdim. Bir dönem de kıyafet tasarımcısı olmak istedim. Kız kardeşim doğduğunda beş yaşındaydım. Onun çoraplarını keserek Barbie kıyafetleri yapardım. Her yer iğne iplik olurdu. Tatlı ve yaramazdım. Bütün ailedeki tek küçük çocuk ben olduğum için sevgi dolu bir çocukluk dönemi yaşadım. Çocukluğumda kurduğum hayallerimin çoğunu gerçekleştirdim. Her kız çocuğu gibi benim de hayalim mutlu bir yuva, huzur dolu bir evlilik ve başarılı bir anne olmaktı. Bunlara sahip olmak zaten insanın hayatındaki en büyük başarı diye düşünüyorum.

ASIA ÖZKAŞIKÇI

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sevgi ve özellik ifade ediyor. Ailemle olmayı tercih ederek mutlu oluyorum. 23 Nisan'da hiçbir makama geçmek istemem. Kendimi üç kelime ile tanımlarsam; sevimli, öğrenen, aileciyimdir. Büyüyünce balerin olmak isterim. Annemin en sevdiğim özelliği bizi her zaman koruyor ve sevgi veriyor olmasıdır. Benim annem çok güzel bir anne. Babamın en sevdiğim özelliği ise sevinçli olması ve bizi çok güzel koruyor olmasıdır Süper kahraman olsam Wonder Women olmak isterdim çünkü insanları koruyor. Güzel birisi

ADA ÖZKAŞIKÇI

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı benim için çok şey ifade ediyor. Atatürk'ün çocuklara armağan ettiği bu ülke için çok önemli bir gün. Kendimi üç kelimede heyecanlı, hareketli, meraklı olarak tanımlayabilirim. Büyüdüğümde ekonomi ile uğraşmak isterim. Annemin en sevdiğim özelliği dürüstlüğüdür. Babamın en sevdiğim özelliği yardımseverliğidir. Babam genel olarak işiyle meşgul, bize ayıracağı zamanı artırmaya çalışırdım. Annemin de bize çok zaman ayırdığını ve kendisine hiç zaman ayıramadığını düşünüyorum. Büyüdüğümde annem ve babam gibi yapmam dediğim şeyler bunlar olabilir. Süper kahraman olsam Batman olmak isterdim.

BEYZA ÖZCAN

Çocukken en sevdiğim aktivite şarkı söylemekti. Sesim çok güzel değildi ama her çocuğun yaptığı gibi saç fırçalarını kendime mikrofon yapar, tüm gün şarkı söyleyip dans ederdim. Şimdi kızım aynısını yapıyor, o da bana çekmiş. Bazen kızımda kendimi görüyorum (gülüyor) Çocukluğumda tüm masal kahramanlarını çok ama çok severdim. Tüm prenses masallarından çok etkilenirdim. Hayal dünyam çok büyüktü, hala da öyle (gülüyor) Onlarda kendimle özdeşleştirdiğim özellikler ise merhametli, cesur ve iyi olmalarıydı. Ama yine de en sevdiğim kahraman Catwomen'dır. Çocukluğumla ilgili aklımda kalan en güzel anım; annem ve babamla çok güzel, çok büyük bir sirke gitmiştik. Benim için büyüleyici bir ortamdı. Çocukluğumda avukat olmayı isterdim. Çünkü en ufak bir olayda kendimi ve arkadaşlarımı haklıysak, sonsuz savunurdum. Bu huyum da hala değişmedi (gülüyor) Çocukluğumda kurduğum tüm hayallerim eşimle evlendiğimde gerçekleşti.

POYRAZ ÖZCAN

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın önemi; "Bugünün küçükleri yarının büyükleridir" demiştir Atatürk'ümüz. Dünyadaki tüm çocuklar geleceğin, yarının büyükleridir. 23 Nisan'da bana yetki verilseydi, bütün insanlığa sevgi ve barışı sunardım. Ben kendimi genellikle merhametli, cesur ve lider ruhlu olarak tanımlarım. Büyüyünce tenisçi olmak isterim. Annemin en sevdiğim özelliği her zaman sevgi dolu olmasıdır. Babamın en sevdiğim özelliği cesur ve güvenilir olmasıdır. Süper kahraman olma şansım olsa Thor olurdum.

DOĞA ÖZCAN

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, barış ve sevgi altında dünyada kutlanan tek çocuk bayramıdır. 23 Nisan'da bana yetki verilseydi; sevgi ve barış altında yaşayacağımız, savaşın olmadığı, merhametin olduğu, hayvanların koruma altına alındığı bir dünya için mücadele ederdim. Kendimi merhametli, cesur, çalışkan olarak tanımlayabilirim. Büyüyünce tenis sporuyla ilgilenmek istiyorum. Annemin en sevdiğim özelliği sevgi dolu olmasıdır. Babamın en sevdiğim özelliği ise cesur ve güvenilir olmasıdır. Süper kahraman olsam Sindirella olurdum.

ZEYNEP GÖKYAY

Çocukluğumda yapmayı en sevdiğim aktivite dışarıda arkadaşlarımla oynamaktı. Çocukluğumda kendimi bir kahramanla özdeşleştirdiğimi hatırlamıyorum ama Hulk'ı çok severdim onu çok iyi hatırlıyorum (gülüyor) Çocukluğumda beni etkileyen anım Londra'da büyüdükten sonra dönüşteki adaptasyon sürecinde yaşadıklarım ve dil konusunda zorlanmam olmuştu. Bir dönem bu konu beni etkilemişti. Çocukken bana "Büyüyünce ne olacaksın" dediklerinde diplomat olmak istediğimi söylerdim (gülüyor) Çocukluğumda kurduğum hayallerimden diplomat olma sevdası Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirinceye kadar sürdü. Ama sonra bu mesleğin bana uygun olmayacağına karar verdim ve akademik kariyer yapıp ekonomi doktoru oldum. Ayrıca tekneleri ve denizi çok sevdiğim için şimdi eşimle ortak bir tekne şirketimiz var. Son olarak da kız annesi olmayı hep çok istemiştim. Çok şükür bir kız çocuğum var. Sanırım bir çok hayalim gerçek olmuş.

HAZİRAN GÖKYAY

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Atatürk'ün biz çocuklara hediyesidir. 23 Nisan'da öğretmenimin yerine geçip bol bol oyun oynatırdım Kendimi güzel ve akıllı olarak tanımlarım. Büyüyünce itfaiyeci olmak istiyorum. Annemin en çok sevdiğim özelliği beni çok sevmesidir. Babamın en sevdiğim özelliği de beni çok sevmesidir. İnsanlar süper kahraman olmaz! Ama prenses olmak isterdim.

TAŞÇI VE TAŞTEKİN AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

TUĞ TAŞCI VE TUĞÇE TAŞTEKİN BİLKENT OTEL'DE DÜZENLENEN RENKLİ BİR DÜĞÜN TÖRENİ İLE DÜNYA EVİNE GİRDİ. ÇİFT GEÇTİĞİMİZ AĞUSTOS AYINDA CG ORGANİZASYONUN HAZIRLADIĞI ŞIK BİR TÖRENLE NİŞANLANARAK EVLİLİK YOLUNDA İLK ADIMI ATMIŞTI.

İç Mimar Tuğ Taşcı ile Avukat Tuğçe Taştekin Sak Organizasyonun düzenlediği görkemli bir törenle dünya evine girdi. Bilkent Otel'de düzenlenen düğün merasimine çok sayıda davetli katıldı. Genç çift düğünün ardından balayı için Paris'i tercih etti.

GÜZELLİK KRALİÇESİNİN MODA TUTKUSU

Eşsiz güzelliği ile Pınar TEZCAN ÖZÇAPKIN, hayatındaki gelişmeleri MODA Dergi ile paylaştı.

UZUN YILLAR SÜRDÜRDÜĞÜ MANKENLİK KARİYERİNİ VE EŞSİZ GÜZELLİĞİYLE ELDE ETTİĞİ TACINI AİLESİ İÇİN GERİDE BIRAKAN PODYUMLARIN DENEYİMLİ İSMİ PINAR TEZCAN ÖZÇAPKIN, SEKTÖRDE YAKALADIĞI BAŞARIYI TASARIMCILIK ALANINA TAŞIDI. BAŞARILI BİR ANNE, İYİ BİR EŞ OLMASININ YANINDA MODA SEVDASINDAN DA VAZGEÇMEDİĞİNİ GÖSTEREN PINAR HANIM, HAYATINDAKİ GELİŞMELERİ BİZİMLE PAYLAŞTI.

1996 YILINDA TÜRKİYE GÜZELİ OLAN PINAR TEZCAN ÖZÇAPKIN, DAHA SONRA KARİYERİNE VE AİLE HAYATINA NASIL YÖN VERDİĞİNİ, TASARIM MERAKININ NASIL BAŞLADIĞINI VE GELECEK PLANLARINI MODA DERGİ KAPAK RÖPORTAJINDA SORULARIMIZA VERDİĞİ SAMİMİ CEVAPLARLA ANLATTI. 1996 yılında Miss Turkey yarışmasında birinci oldunuz. Televizyon dünyası ve mankenliğe olan ilginiz nasıl başladı? Lise son sınıftayken hafta sonları sürekli, o zamanın en ünlü mankenlerinin olduğu (Deniz Pulaş, Merve İldeniz, Esin Moralioğlu, Begüm Özbek) defile programını beklerdim. Sonra Başak Gürsoy Ajansı'na başvurdum. Böylece mankenlik hayatım başladı. Bir sene sonra yarışmaya katıldım ve Türkiye güzeli seçildim. Sonra hızlı bir çalışma temposu başladı. Podyum, çekimler, TV... Sizin mankenlik yaptığınız dönem ve şimdiki dönem arasında ne gibi farklar görüyorsunuz? Bizim zamanımızda neredeyse her gün defile yapılırdı. Ben iki işe gittiğim günleri bilirim. Zamanla azalmaya başladı. Yerini tanıtımlar aldı. Dergi çekimlerinde artış oldu. Şimdi çok az defile yapılıyor. Aile kurmak, iş ve sosyal hayatınızı ne yönde etkiledi? Evlenene kadar çalıştım. Hamile olduğum için ara vermek zorunda kaldım. Bu üç sene sürdü, çünkü iki hamileliğim arasında çok kısa zaman var. Şimdi iki çocuğum da büyüdü ve bende tekrar çalışma hayatıma geri döndüm. Ama farklı bir şekilde. Sosyal hayatımda hiçbir zaman eksilme olmadı, tam tersi artış oldu. Aile hayatınızı her şeyin üzerinde tuttuyorsunuz, aileniz sizin için ne ifade ediyor? Aile kavramı gerçekten çok önemli. Özellikle anne olmak çok mucizevi bir duygu. O yüzden önce aile, sonra iş. Eşim çok yoğun çalışıyor. Bende aynı tempoda olsam bir aile düzenimiz olmazdı. Bu yüzden ben de daha rahat çalışabileceğim, ailemin zamanından çalmadan yapabileceğim bir işi seçtim. Anne olmak nasıl bir duygu? İlk çocuğunuzu kucağınıza aldığınızda neler hissettiniz? Anne olmak tarifsiz bir duygu. Annem hep derdi; "Sen de bir gün anne olunca anlarsın" diye. Çok haklıymış. Derin'e hamile olduğumu öğrendiğimde çok heyecanlandım. Sonra karnım büyüdükçe şaşkınlık ve heyecan daha da arttı. Doğduğu zaman şaşkınlık, mutluluk aslında biraz korku ile karışık duygulardı. Aslında en ilginç olanı eve gelip başbaşa kalmak oldu. Ama daha önce hamilelik kursuna gittiğim için bu konuda biraz hazırlıklıydım. Her şeyin tecrübesi Derin'le oldu. Nasıl bir annesiniz? Dominant, panik, otoriter... Ben Derin'de aşırı korumacı ve fazla bağımlı bir anne oldum. Kendim, tek başıma büyüttüm. Tabii ki zor oldu. Sonra Duru doğdu ama ben bütün o duygularımı ve korumacılığımı bastırdığım için çok rahat büyüdü. Ben çok rahat ama çizgileri olan bir anneyim. Çocuklarım da bunu biliyor. Anne olmadan önceki Pınar Tezcan ile şimdiki Pınar Tezcan arasında ne gibi farklar var? Kızlarınıza vakit ayırabiliyor musunuz? Annelik büyük sorumluluk. Önceden sadece kendim vardı, şimdi kızlarım ve eşim var. Yani işim ve düşünmem gereken detayım çok fazla arttı. Kızlarım okula gidiyor. Okuldan sonra evde faaliyetler yapıyorum. Havalar daha iyi olduğunda okuldan sonra parka gidiyoruz. Haftasonları tiyatro ve sinemaya gitmeye gayret gösteriyoruz. Zaten genelde arkadaşlarının doğum günü partileri oluyor, onlara katılıyoruz. İki doğum yapmış bir kadın olarak formunuzu nasıl korudunuz? Her zaman sağlıklı beslenen biri olarak bunu devam ettiriyorum. Özellikle yaptığım bir rejim yok. Daha çok sebze, et ve balık ağırlıklı besleniyorum. Tabii ki bol bol su içmeyi ihmal etmiyorum. Tasarım merakınız nasıl başladı, bu becerinizi nasıl keşfettiniz? Kızlar okula başlayınca bana da fazlasıyla zaman kaldı. Ben de tekrar çalışmaya başladım ve ayakkabı projemi hayata geçirdim. Bunu da marka işbirliği içinde adL firmasıyla yaptık. Biz adLL Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tasarım Direktörü Zehra Işık ile iki-üç senedir tanışıyoruz. Sonunda beraber bir şey yapalım dedik ve bu projede buluştuk. Harika ayakkabılar ortaya çıktı. Çok heyecanlıyım çünkü çok emek harcadım ve özendim. İlk defa adL markası için ayakkabı tasarladınız. Tanıtımdan sonra aldığınız yorumlar hangi yönde oldu? Çok güzel tepkiler aldım. Kendi tarzım olan ayakkabılar tasarladım. Herkesin kendisinden bir parça bulabileceği bir koleksiyon oldu. İster spor, ister abiye kıyafetlerle rahat kombin edilebilecek ayakkabılar ortaya çıktı. Ayakkabının dışında başka tasarımlara imza atmayı planlıyor musunuz? Daha yeni bir koleksiyon hazırladım. Şu anda buna konsantre oldum. Her kadın gibi ben de ayakkabıyı çok seviyorum ve ayakkabı hakim olduğum bir konu. Başka sevdiğim ve hakim olduğum bir konu olursa neden olmasın. Dünya çapında ya da Türkiye'de örnek aldığınız veya yakından takip ettiğiniz tasarımcılar var mı? Celine, Zadig&Voltaire, Saint Lauren, Beymen Academia. Moda sizin için ne ifade ediyor? Stilinizi oluştururken profesyonel destek alır mısınız? Her zaman söylediğim gibi moda, insanın kendine yakıştırdığıdır. Özellikle modayı takip etmiyorum. Bir tarzım var ve ona uyan parçaları alıyorum. Marka olsun ya da olmasın bana uyan bir parça ise alırım. Genelde spor ayakkabı, kot ve gömlek giymeyi seviyorum. İş kadını olmanın getirdiği sorumluluklar neler? Bunun hayatınıza ne gibi etkileri oldu? İş kadını olmak çok güzel, daha doğrusu üretmek... Ben çok uzun seneler çalıştığım için hamilelik döneminde dinlenmek iyi gelmişti. Tekrar tam zamanında çalışmaya başladığımı düşünüyorum. Bu da beni mutlu ediyor. Çalışma saatlerim çok yoğun değil ve her şey eve göre ayarlı. İstanbul denilince neler söylersiniz? İstanbul'un en sevdiğiniz ve sevmediğiniz yönleri nelerdir? İstanbul benim için her zaman çok güzel ve özeldir. İstanbul'un tek sıkıntısı trafik. İstanbul'da en çok vakit geçirmeyi sevdiğiniz yer/mekan neresi? Lucca, Happly Ever After, Delicatessen, Papermoon, Serefina KÜNYE Röportaj:Özgür Karabulut Fotoğraflar:Cengiz Dikbaş Saç:Santana Kuaför (Ankara) Mehmet Yalçın Make-Up:Emre Turhal Kıyafetler: Harvey Nichols(Ankara Next Level) Vakko(Ankara Kavaklıdere) Brandroom(Ankara Panora) Ayakkabı: adL markasın için Pınar Tezcan Özçapkın'ın tasarladığı koleksiyon. Mekan:W Hotel İstanbul

EMAAR YENİ PROJESİNİ TANITTI

DÜNYA ÇAPINDAKİ GAYRİMENKUL GELİŞTİRME ŞİRKETLERİ ARASINDA ADINI DUYURMAYI BAŞARAN EMAAR, FOUR SEASONS HOTEL'DE THE ADDRESS RESIDENCE İSTANBUL’UN TANITIMINI DÜZENLEDİĞİ DAVETLE GERÇEKLEŞTİRDİ.

GECEDE SAHNE ALAN MEGASTAR TARKAN, DAVETLİLERE UNUTAMAYACAKLARI BİR MÜZİK ZİYAFETİ SUNDU.

Emaar Bölge CEO'su Ozan Balaban'ın ev sahipliğinde gerçekleşen gecede sosyal yaşam dünyasının bir çok ünlü ismi ve Emaar Türkiye yöneticileri hazır bulundu. Şuana kadar çok sayıda Guiness rekorunun sahibi olan ve dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa’yı yapan Dubai merkezli gayrimenkul geliştirme şirketi Emaar'ın Türkiye iştiraki Emaar Türkiye'nin Çamlıca'da geliştirdiği Emaar Square projesinde yer alan The Address Residence konukların beğenisini kazandı.

Burcu Esmersoy'un sunuculuğunu yaptığı gecede "Megastar" Tarkan sahne aldı. Ünlü sanatçı Tarkan, konuklara unutulmaz bir müzik ziyafeti sunarken Hepsi Senin Mi, Adımı Kalbine Yaz, Şımarık, Dudu gibi sevilen şarkılarını seslendirdi. Sözleri Aysel Gürel’e bestesi Atilla Özdemiroğlu’na ait olan Firuze ve Orhan Gencebay’a ait Hatasız Kul Olmaz şarkılarını da seslendiren Tarkan dans şovuyla da konukları mest etti. Ayrıca gecede projenin tüm detayları watchout sistemiyle dev ekranlara yansıtılarak konuklara tanıtıldı.

PINAR ALTUĞ ATACAN MÜCEVHER KOLEKSİYONUNU TANITTI

Ekranların sevilen ismi Pınar Altuğ Atacan’ın kendi yarattığı mücevher markası SELMA byPınarAltuğ’un basın toplantısını Bebek Happily Ever After’da düzenlendi.

İsmini, Pınar Altuğ Atacan’ın annesinden alan koleksiyon, birbirinden şık mücevherlerden oluşuyor. Kendi tasarımlarından oluşan koleksiyonu sevenleriyle buluşturduğu için oldukça heyecanlı olan Pınar Altuğ Atacan,“Anneler kızları için idoldur. Ben anneme hayrandım. O her zaman en güzel, en özeldi. Nasıl makyaj yaptıysa, ben de öyle yaptım. O ne giydiyse ben de giydim. Annem gibi ben de mücevheri hep çok sevdim. Genç yaşlardan itibaren kendime takı almak istediğimde para biriktirdim. Küçücük de olsa, kuyumcularda kendi takılarımı yaptırdım. Bu tutkumu paylaşmaya karar verdiğim an Annem bir şekilde yanımda olmalıydı ve bana öğrettiği bu zevki paylaşmalıydık. Özel bir Annenin, kıymetli kızına bıraktığı ölümsüz anı ve zevklerin bir karması olan Selma byPınarAltuğ markası böyle doğdu” dedi.

KÖKSAL AİLESİ, İKİZLERİN DOĞUMGÜNÜNDE BULUŞTU

PET HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI GÜNTEKİN KÖKSAL'IN İKİZ TORUNLARI GÜNTEKİN VE HİRA KÖKSAL'IN BİRİNCİ YAŞ GÜNÜ AİLE ÜYELERİNİN KATILIMIYLA KUTLANDI. GÜNTEKİN KÖKSAL'IN OĞLU BURAK KÖKSAL VE EŞİ DUYGU KÖKSAL, İKİZLERİNİN BİRİNCİ YAŞINDA HAZIRLADIKLARI KUTLAMA ORGANİZASYONU İLE TÜM AİLE ÜYELERİNİ BULUŞTURDU. GÜNTEKİN KÖKSAL VE EŞİ PINAR KÖKSAL ÇOCUKLARI VE TORUNLARIYLA BİR ARADA OLMANIN MUTLULUĞUNU YAŞADI.

KORUNCUKLAR İÇİN EL ELE VERDİLER

Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı’nın Rocca Restaurant’ta çocuklar yararına düzenlediği davet büyük ilgi gördü.

Cemiyet hayatının tanınmış isimleri, Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı yararına bir araya geldi. Zorlu Center Raffles Otel’deki Rocca Restaurant’ta öğle yemeğinde bulaşan davetliler, modacı Dilek Hanif’in 2015 İlkbahar / Yaz koleksiyonundan oluşan defileyi izledi. Hanif’in yalın koleksiyonu büyük beğeni topladı. Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı Başkanı Figen Özbek’in konuşmasının ardından Raffles Otel Genel Müdürü Tarek Mourad’a, Dilek Hanif’e, Öner Evez’e ve daimi desteklerinden dolayı Engin Hepileri ile Beyza Şekerci’ye plaketleri sunuldu. Davette Koruncuk dostu firmaların bağışladıkları hediyelerle sürpriz bir çekiliş düzenlendi. Figen Özbek, gelirin Koruncukların hayata adım atarken ihtiyaç duydukları rehabilitasyon çalışmaları için oluşturulan fona aktarılacağını vurguladı.

BÜYÜKELÇİLER MARIA BERENT'İN SERGİSİNDE BULUŞTU

İSVEÇLİ SANATÇI MARIA BERENT'İN "KUŞLARIM: RENKLİ SIFATLARIM" İSİMLİ SERGİSİ GALERİ SOYUT'TA AÇILDI. ÇOK SAYIDA BÜYÜKELÇİNİN BİR ARAYA GELDİĞİ SERGİ, KATILIMCILARDAN TAM NOT ALDI.

Maria Berent, “Kuşlarım: Renkli Sıfatlarım” isimli sergisi ile 20 Şubat-11 Mart 2015 tarihleri arasında Galeri Soyut C Salonunda sanatseverlerle buluşuyor. Berent, 1972 yılından bu yana seramik, 2012 yılından itibaren de mermer ile çalışıyor. Seramik çalışmalarını 2004 yılından itibaren Bercis Açıkalın’ın stüdyosunda devam ettiren Berent, mermer çalışmalarını Çidam Melek’in rehberliğinde Nautilus adlı atölyede sürdürüyor. Maria Berent'in sergi açılışına çok sayıda büyükelçi katılırken eserler davetliler tarafından tam not aldı.

ÖNAL VE ŞAYLAN AİLELERİNİN MUTLU GÜNÜ

BİKEM-IŞIK ÖNAL ÇİFTİNİN OĞLU ONAT ÖNAL İLE BARBAROS-VERDA ŞAYLAN ÇİFTİNİN KIZI İPEK ŞAYLAN SHERATON OTEL'DE DÜZENLENEN TÖRENLE DÜNYA EVİNE GİRDİ.

Geçtiğimiz haziran ayında aile arasında sade bir törenle evliliğe ilk adımı atarak nişanlanan Onat Önal-İpek Şaylan çifti Sheraton Otel'de düzenlenen düğün merasimiyle evlendi. Seçkin davetlilerin katıldığı törende genç çiftin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Dört yıldır birlikte olan Onat ve İpek çifti düğün merasimlerinin ardından balayı için Maldivler'i tercih etti.

Moda Dergi Instagram
Moda Dergi Business
Moda Dergi Haftanın Şıkları
Moda Dergi Kapak
Moda Dergi – Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.
Moda Dergi