MODA

Keyifli Hayatın Dergisi

Moda Dergi

moda dergi

– Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.

İpek Ayaydın'ın geleneksel kına gecesi göz kamaştırdı

İPEKYOL YÖNETİM KURULU BAŞKANI YALÇIN AYAYDIN VE TUNAY AYAYDIN'IN KIZLARI İPEK AYAYDIN, ADİLE SULTAN SARAYI'NDA DÜĞÜNÜ ÖNCESİ GELENEKSEL BİR KINA GECESİ DÜZENLEDİ.

Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleşen kına gecesi Osmanlı temalı dekoru ve ambiyansıyla konukları büyüledi. Türk gelenek ve göreneklerine uygun olarak düzenlenen gecede tüm detayların el işçiliği ile hazırlandığı dikkat çekti. Şerbetçi, kahve köşesi ve Hint kınacısı misafirlerden büyük ilgi gördü. İş dünyasının yanı sıra sosyal yaşamın ünlü simalarının katıldığı gecede İpek Ayaydın, Nur Yerlitaş imzalı ve özel taşlarla süslenmiş kıyafeti ile göz kamaştırdı. Ayaydın’ın kaftanını ise İpekyol Kreatif Direktörü ve aynı zamanda kuzeni olan Hilal Tunç hazırladı. Konukların gelmesinin ardından kına merasimine geçildi. Fatih Ürek ve yakın kız arkadaşları ile beraber kına tahtına gelen İpek Ayaydın duygu dolu anlar yaşadı. Kınanın yakılmasının ardından ise Fatih Ürek sahne aldı ve geceye katılanlara eğlenceli dakikalar yaşattı. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise damat Talat Abdik davul şov eşliğinde kınaya katıldı.

Beymen Kavaklıdere'de moda rüzgarı esti

Beymen Kavaklıdere mağazasında dünyaca ünlü markaların Sonbahar / Kış koleksiyonları şık bir trunk show ile tanıtıldı.Yeni sezon ürünlerin yorumlandığı davette konuklar birbirinden şık koleksiyonları dikkatle inceledi.

Beymen Kavaklıdere mağazasının teras katında gerçekleşen davete, çok sayıda seçkin konuk katıldı. Davetin ev sahipliğini gerçekleştiren markanın Halkla İlişkiler Müdürü Gülden Büyükuçak, katılımcılarla yakından ilgilendi. Vogue Dergi editörleri Didem Dayıcıoğlu ve Zeynep Yapar, yeni sezonda daha çok hangi renklerin tercih edileceğinden bahsetti. Defilede Marni, Valentino, Saint Laurent, Phillip Lim, Céline, Givenchy, Chloé, Balenciaga gibi birçok ünlü markanın koleksiyonları davetlilerin beğenisine sunuldu. Şık mankenler tarafından yapılan defilede 40 ayrı kombin sergilendi. Defilenin ardından konuklar moda editörleriyle konuşarak yeni sezon hakkında bilgiler aldı.

Balayı Adresleri "MALDİVLER"

ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ CANSU ALAOĞLU İLE BASE LİFE CLUP'IN SAHİBİ MEHMET ARDA KAHRAMAN UNUTULMAZ BİR DÜĞÜN İLE DÜNYA EVİNE GİRDİ.

Cansu Alaoğlu ile Mehmet Arda Kahraman, beş yıllık birlikteliklerini şık bir törenle taçlandırdı. Birbirlerini arkadaşları aracılığıyla tanıyan çift, iki yıl önce nişanlanarak evliliğe ilk adımlarını atmıştı. Çitfin Base Life Clup'ın teras katında gerçekleşen düğüne yakın dostları ve iş arkadaşları katıldı. Törende nikah şahitliğini ise Base Life Clup Müdürü Ali Kılıç ile Güral Porselen'in sahibi Sema Güral Sürmeli gerçekleştirdi. Nikahın ardından ilk danslarını gerçekleştiren yeni evlilerin mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Çiçeği burnunda çiftin balayı tercihi Maldivler oldu.

"İlk ve son aşkım"

YAĞMUR AYLİN BULDAÇ İLE FİKRET SAYIOĞLU, RÜYA GİBİ BİR DÜĞÜN İLE HAYATLARINI BİRLEŞTİRDİ. ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLAYAN AŞK, MİRADOR OTEL'DE DÜZENLENEN TÖRENLE EVLİLİĞE DÖNÜŞTÜ.

Technowool Taşyünü Yalıtım Malzemeleri'nin sahibi Ruhi-Gülay Buldaç çiftinin kızı Yağmur Aylin Buldaç ile Müberra Sayıoğlu'nun oğlu Fikret Sayıoğlu, uzun yıllar süren birlikteliklerini Club Mirador'da düzenlenen görkemli bir düğünle taçlandırdı.

Ortaokul yıllarında tanışan ve geçtiğimiz yıl nişanlanan çift, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen'in kıydığı nikahla hayatlarını birleştirdi. İkilinin nikah şahitliğini Beril Öykü Genç ve Muzaffer Sayıoğlu yaptı. Çok sayıda davetlinin katıldığı düğün töreninde şıklık yarışı vardı. İlk danslarını alkışlar eşliğinde gerçekleştiren çift, balayı için Malezya'yı tercih etti.

“Sanat varsa hayat var”

KURUCUSU OLDUĞU EKAV OLUŞUMLARIYLA SANATA ERİŞİMİ KOLAYLAŞTIRMAK ADINA ÇALIŞMALAR YAPAN İNCİ AKSOY, YAŞAM BİÇİMİ HALİNE GETİRDİĞİ TUTKUSUNU ANLATTI

Türkiye'de sanat ve eğitim üzerine projeler yürüten sayılı vakıflardan olan Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı'nın kurucusu İnci Aksoy, sanatı yaşamının her alanına adapte etmiş ve tüm çalışmalarını sanatın gelişimi odağında gerçekleştirmiş bir yönetici. EKAV Sanat Merkezi ve Ekavart Gallery'den sonra şimdi de Ekavart TV ile online bir sanat platformu yaratan İnci Aksoy ile sanat tutkusu, gerçekleştirdiği projeleri ve hayalleri üzerine konuştuk.

Sizi sanat ve eğitim alanında yaptığınız çalışmalarla tanıyoruz. Bilinmeyen yönleriyle İnci Aksoy'u sizden dinleyebilir miyiz?

İnsanın kendini anlatması zor ama kısaca özetlersek; sanatı içselleştirmiş, yaşam biçimi haline getirmiş, sanatın yaygınlaşmasını misyon edinmiş, mottosu 'sanat varsa hayat var' olan, kadınların dünyaya üretmek için geldiğini, üretmeyen kadının tükeneceğini ve mutsuz olacağını düşünen, yaptığı her işi 3. çocuğu gibi gören biriyim. Bir anne çocuğuna nasıl özen gösteriyorsa, onun gelişmesi ve büyümesi için nasıl çabalıyorsa ben de işime aynı özenle yaklaşıyorum. Yıllardır tatillerim bile iş tatili oluyor. Yazları tatil yapmak yerine New York'da sabahtan akşama kadar müze, galeri gezip Sotheby’s Institue of Art'da sanat eğitimleri alıyorum. Sanatla ilgili değişimleri, yenilikleri yakından takip ediyorum. Birikimlerimi hem ekibimle hem de sosyal medyada sanat severlerle paylaşıyorum.

EKAV'ın çalışmalarından biraz bahseder misiniz?

Vakfımız, Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı olarak, 23 Kasım 1991 yılında eğitime, kültüre ve sanata destek vermek amacıyla kuruldu. ’’Sanat geliştirir, sanat iyileştirir, sanat birleştirir’’ sloganı ile 2000 yılında EKAV Sanat Merkezi olarak Zincirlikuyu’da faaliyete başladık. 2008 yılından beri The Ritz Carlton Otel’in altında Ekavart Gallery olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Misyonumuz, sanat yaratısının toplumun her kesimine ulaştırılması, geleceğin genç sanatçılarına sanat eğitimi bursları verilmesidir. 2000 yılından itibaren vakfa bağlı olarak hizmet vermekte olan Ekavart Gallery'de sadece plastik sanatlar değil, video art, dijital art gibi sanatın bütün disiplinlerine yer veriyoruz. Galerimizde Fahrel Nisa Zeyd, Ergin İnan, Süleyman Saim Tekcan, Balkan Naci İslimyeli, Muzaffer Akyol gibi usta sanatçıların yanı sıra, Ardan Özmenoğlu, Genco Gülan, Pınar Yoldaş, Gaye Su Akyol, Fatih Merter, Yalçın Bilgin, Sezin Aksoy gibi genç sanatçılarımızın yapıtlarından oluşan solo ve karma sergiler, Acar Baltaş, Mümin Sekman, Talya Vardar gibi kişisel gelişim uzmanlarıyla yapılan seminerler, imza günleri, müzik dinletileri ve proje sergiler gibi birçok etkinlik düzenleniyor. Galerimizde bağış makbuzu ile çalışıyoruz ve etkinliklerden gelen gelirler, sanat dalında eğitim gören bursiyerlerimize aktarılıyor. Böylelikle sanatseverler ve sanatçılar da geleceğin sanatçılarına destek oluyorlar. <7p>

“Yazları tatil yapmak yerine New York'da sabahtan akşama kadar müze, galeri gezip Sotheby’s Institue of Art'da sanat eğitimleri alıyorum”

Türkiye'de sanata destek veren sınırlı sayıda vakıf var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sınırlı sayıda olmasına rağmen böyle vakıfların aktif olması memnuniyet verici. Uzun vadede daha da çoğalacağını düşünüyorum. Bu konuda iş adamlarımıza daha çok görev düşüyor. Son 5 seneye bakarsak Koç, Sabancı, Doğuş, Borusan, Eczacıbaşı gibi birçok iş adamı ve kurumlar, sanat mekanları açarak sanatın yaygınlaşmasında önemli rol oynuyor. Zira gelişmiş ülkelerin her biri sanata verdiği önem sayesinde kendi uygarlıklarını yarattı. Sanatçılar bir toplumu ileriye taşıyan yaratıcı öncü kişilerdir. Ülkeler sanatla ve sanatçılarıyla varolur.

Ekavart TV, sanat konusunda online bir köprü yaratarak pek çok insana ulaştı. Bu fikir nasıl oluşmuştu?

Ben hem kendi çocuklarımı hem de gençleri gözleyen biriyim. Yaptığım araştırmalar sonucu farkettim ki ben ve çocuklarım zamanın büyük bir kısmını internet önünde geçiriyoruz. Özellikle gençler, yoğun olarak internet kullanıyorlar. 2007'de yapılan araştırmalar ülkemizdeki 70 milyon nüfusun, 24 milyonunun internet kullandığını ortaya koydu. Bu tespit de bize internetin çok güçlü bir iletişim ağı haline geldiğini gösterdi. Bir yıl boyunca hayalimdeki düşünceyi gerçekleştirmek için çalıştım. 1 Ağustos 2008'de Ekavart TV'yi kurarak ‘’ Sanatla randevunuz var’’ sloganıyla yayın hayatına başladık. Şu anda dünyanın dört bir yanından günde 50 bin ile 75 bin arası ziyaretçi sitemize tıklıyor ve ayda 1 milyon video görüntüleniyor. Bu da sanat adına çok güzel bir gelişme. 1 tıkla toplumun her kesimine sanatı ulaştırdık ve 6 yıldır Türkiye'nin en geniş sanat arşivini oluşturduk. Ülkemizdeki pek çok güzel sanatlar okulunda, derslerde video arşivimizden faydalanılıyor bu da bizi memnun ediyor. Bu yıl 6. yılımızı kutluyoruz, çağdaş sanatın önemli temsilcilerinden sanatçı Ardan Özmenoğlu Ekavart TV logosunu post-it lerle yorumladı. Böylece ilk defa bir logo sanat eserine dönüştürülmüş oldu.

Ekavart TV ile ilgili yeni çalışmalarınız olacak mı?

İleriye dönük pek çok projemiz var. Ekavart TV olarak yeniliklere açığız. 21. yüzyılın sanatı olarak adlandırılan video art, dijital art ve enstalasyon çalışmalarını önemsiyoruz. Televizyonda yeterince kültür-sanat programı olmadığını düşünüyorum. Biz de yeni dönem için bu konu üzerine yoğunlaştık ve bir tv programı üzerinde çalışıyoruz. Sanatı gündeme taşıyarak toplumumuzun sanat eserleriyle tanışmasını sağlamak ve sanat eserleri aracılığıyla yeni bilgi alanlarına doğru açılmak, yaratıcı çalışmalara liderlik yapmak, özellikle gençleri sanata yönlendirip donanımlı bireyler yaratmak arzusundayız.

Monte Carlo'da Megastar rüzgarı

FRANSIZ RİVİERASININ GÖZDESİ MONAKO'NUN MONTE CARLO ŞEHRİNDE HER YIL DÜZENLENEN SPORTING SUMMER FESTIVAL'DE İLK KEZ TÜRKİYE'DEN BİR SANATÇI SAHNE ALDI.

Monte Carlo Sporting Summer Festivali'nin 40. yılında Megastar Tarkan konser verdi. Birçok ünlü ismin heyecanla beklediği Tarkan konserine cemiyet hayatından da büyük katılım oldu. Monte Carlo'daki unutulmaz geceye "Firuze" ile başlayan Megastar; Şımarık, Unutmamalı, Öp, Acımayacak ve Sevdanın Son Vuruşu'nun yer aldığı toplam 20 şarkıyla damgasını vurdu.

Farklı ülkelerden yüzlerce davetlinin olduğu konserde Türkiye'nin cemiyet ve iş dünyasından önemli simalar da vardı. Geceye Neslihan-Yalçın Sabancı, Tuğana-Arzu Savgı, İdil Fırat, Gökhan-Siren Ertan Çarmıklı, Dilek Hanif, Olgun-Berrin Zorlu, Sema Basa, Berrin Okçu ve Seba Güceylioğlu gibi isimler katıldı. Yaklaşık 1,5 saat sahnede kalan ve 20 şarkı seslendiren Megastar, davetlilere unutulmaz bir gece yaşattı.

BARIŞI DÜŞLEYEN RESSAM SAVAŞ SİMİTLİ

İSTANBUL TASVİRLERİ VE KÜBİZME KATTIĞI ÖZNEL YORUM İLE SANAT CAMİASINDA ÜNLENEN SAVAŞ SİMİTLİ İLE SANAT ÜZERİNE ÖZEL BİR SOHBET GERÇEKLEŞTİRDİK

Savaş Simitli uzun yıllar astsubay olarak görev yapmış ve hayallerini gerçekleştirmek için doğru zamanı beklemiş bir ressam. Sahibi olduğu Antigone Sanat Evi ve profesyonel resim hayatıyla bugün, yıllarca düşlediği hayali yaşıyor. İsminin aksine sık sık barıştan söz eden ve güzellikleri ortaya çıkardığı için sanata tutkuyla bağlanan Savaş Bey ile yaşam öyküsü ve resimleri üzerine konuştuk.

Farklı bir yaşam hikâyeniz var. Kısaca sizden dinleyebilir miyiz?

Herkesin hikâyesi kendine göre farklıdır tabi. Ya da kişi kendi yaşamını farklılaştırır. Benimki de böyle sanırım. Çocukluk ve gençlik yıllarım İzmir’de geçti. İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim. Lisede resim dersinden ikmale hatta eskiler iyi bilir Eylül’e kalmış bir sanatçıyım. Liseden sonraki rüzgâr beni aslında hiç aklımın ucundan geçmeyen askerlik mesleğine sürükledi. Meşakkatli olan bu mesleğin zorluklarını resme başlayarak atlatmaya çalıştım. İyi de yapmışım. Mesleğin yanında hiç soluk almadan yaptığım çalışmalar beni ayakta tuttu. Onurlu ve bir o kadar gururlu olan bu mesleği başarılı bir şekilde sanatın sayesinde tamamladığımı düşünüyorum.

Asker olarak görev yaptığınız dönemde, sanatçı kişiliğinizle çelişen duygular ya da durumlar yaşadınız mı?

Tabi yaşadım. Askerlik sert ve katı kuralları olan bir meslek. Sanatçı ruhlu kişilerin bu meslekte dayanması çok zor. Sanatçı, duygu ve düşünce odaklı yaşar. Böyle bir meslek benim yaşam tarzıma tezat olsa da başarılı bir şekilde yaptığımı gördüm. Her askerin sanatçı ruha sahip olması gerektiği kanaatine vardım. Zaten sanatçı ruhlu kişilerden oluşan bir ordu da savaşmamak için elinden geleni yapar. İşte o zaman dünyaya barış gelir. Tabi sanatçı ruhlu kişileri de yetiştirmek eğitimden geçiyor. İnsanların ve toplumların arasındaki savaş durumuna çok gülüyorum. Savaş olduktan sonra yapılan barış görüşmelerine ise daha da gülüyorum. Okuyucuların yanlış anlamasını istemem ama tezim şu; çözüm barıştaysa neden savaşmayı seçiyoruz?

Sahibi olduğunuz sanat evinden biraz bahseder misiniz?

Ben Antigone Sanat Evi’ni 2006 yılında kurdum. Astsubaylıktan emekli olur olmaz hayalimi gerçekleştirmek istedim. Bir insanın hayal kurması kadar güzel bir şey yok. Çünkü hayaller hep saf ve temizdir. Sanatçı için hayal, eserini ortaya çıkarmanın ilk adımıdır. İşte yıllarca yaptığım zor mesleği hep hayallerime, ideallerime ulaşma isteği ile geçirdim. Günü geldiğinde de emekli oldum. Hatta emekliliğim daha onaylanmadan ben sanat evini kurmuştum bile. Sanata ilginin biraz daha fazla olduğunu düşündüğüm Çayyolu bölgesini seçtim. O zamanlar pek galeri ve atölye yoktu. Ama şimdi görüyorum bu bölgede kültür ve sanat aktiviteleri fazlalaştı. Dolayısıyla doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Sanat evimizde hobi ve güzel sanatlar fakültelerine hazırlık kursları ile çocuklara yönelik resim kursları veriyoruz. Galeri bölümünde her ay bir sanatçıya sergi açıyoruz. Şiir dinletileri düzenliyoruz. Kısacası sanata dair güzel şeyler yapıyoruz.

Eserlerinizin tarzını nasıl tanımlıyorsunuz?

Resim yapmaya başladığım 1983 yılından bu yana dolu dolu tam 31 yıl geçti. Dedim ya mesleğin ve kırsal kesimlerde görev yapmanın zorluklarını bir yana bırakıyorum, resimle ilgili beni bilgilendirecek kimseyi bulamadım. Yani Amerika’yı yeniden keşfeder gibi çıktım bilinmeyen yollara. Deneme ve yanılma yöntemlerinin en iyi öğrenme biçimi olduğunu gördüm. Ayrıca bunu yaparken hem daha sağlam öğreniyorsunuz hem de kendi resim dilinizi oluşturabiliyorsunuz. Öğrenmek ve başarmak için denemediğim tarz kalmadı. Zaten bir şeyleri öğrendikçe yaptıklarınız size yetmiyor. Dolayısıyla daha fazla araştırma içine giriyorsunuz. Bu da ister istemez sizin karakteriniz olan tarzınızı ortaya çıkarıyor. İşte benim tarzım da böyle ortaya çıktı. Aslında ben buna tarz demiyorum. Ortaya çıkan bir akımı kendimce yorumluyorum.

Resimlerinizde İstanbul sokaklarının ve şehir siluetlerinin tasvirlerine rastlıyoruz. Nelerden ilham alıyorsunuz?

Ben yapı olarak nostaljiyi çok seviyorum. Çünkü yaşanmışlıkların insan üzerindeki etkilerinin çok fazla olduğunu düşünüyorum. Hatta psikologlar bile hastalığın çözümü için hep geriye giderler bilirsiniz. Bu yüzden geçmişi önemsiyorum. İstanbul’u çok severim. Çünkü kültür ve tarih kokuyor. Bu dokuyu korumamız gerekiyor. Oysa, günümüzde betonlaşmaya başlamış bir İstanbul gördükçe çok üzülüyorum. O tarih ve kültür dokusunun çok hızlı kaybolduğuna şahit oluyorum. Bir sanatçı olarak görevim gelecek nesillere bir şeyleri aktarabilmekse elimden geleni yapmak isterim. Bu nedenle İstanbul’un tarih kokan tramvayını, Galata Kulesi'ni ve Galata Köprüsü'nü, Kız Kulesi'ni, eski sokakları ele alıyorum. Hatta bunları biraz daha eskiterek daha da geriye götürmeyi amaçlıyorum. Bunları yaparken, gelecek nesillere yaşadıkları şehrin geçmişi ile ilgili görseller bırakmanın keyfini yaşıyorum.

Türkiye'deki ressamların desteklenmesi konusunda ne düşünüyorsunuz?

Üzülerek ifade ediyorum ki gelişen çağ ve teknoloji insanların beyninde sürekli tüketim algısı yarattı. Oysa sanat; özel olarak da resim tüketilebilen değil üretildikçe çoğalan bir yaratımdır. Tüketim, modern insan için vazgeçilmez gibi görünse de sanatın üretim aşamasındaki keyfini vermez. Bu düşünce yapısıyla hareket etmiyoruz, özsel davranış biçimimizi unuttuk ve toplumda sevgi tohumlarını filizlendiremedik. Aslında bu filizleri köklendirecek olan sanatı bir köşede bıraktık. Öğretmen atamalarında bile GSF mezunlarını hep unuttuk. Sanata ne gerek var dedik. Göstermelik olarak bu fakültelere öğrenci alsak da mezun olan bu gençlerimizi sokakta bıraktık. Acı ama gerçek. Şimdi bu gençlerimiz alakasız işlerde çalışmak durumunda kaldılar. İstedikleri ve sevdikleri işi yapamadılar. İşte ben bunlara çözüm bulacak projelerin geliştirilmesini, sanatın her köşede çoğalmasını istiyorum.

Ülkemizde sanatın gelişimine dair eklemek istedikleriniz var mı?

Olmaz mı? Günümüzde uygulanan ve maalesef sürekli değişiklik gösteren eğitim sistemimizin bir an önce rayına oturtulmasını isterim. Bireylerin yetişmesinde sadece bilimin tek başına yeterli olmadığını düşünüyorum. Kültürlü, naif düşünen insanları yetiştirmek için sanatın çok etkili olduğu bir gerçek. Fakat bu gerçeği anlatmakta zorlanıyoruz. Gerçek anlamda ’’sanatçı’’ statüsüne sahip kişileri incelediğinizde insanları seven, kırmak, üzmek istemeyen, barış içinde yaşayan, özgürlüklere değer veren kişiler olduklarını görürsünüz. Yani bu kişilerin tavrı hep duygusaldır. Aslında sanatın dini inançla bütünleşen o kadar çok ortak noktası vardır ki... Bunu bir türlü göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz. Kötü düşünen bir sanatçı yoktur ve olamaz da zaten, olsa da ona ’’sanatçı’’ sıfatını vermek yanlış olur. Kısaca; tek isteğim sanata gereken değerin verilmesidir. O zaman ülkemize ve dünyaya gerçek barış, sevgi ve dostluk gelecektir...

Alkoçlar'ın kına gecesi

ENGİN ALTAN DÜZYATAN İLE EVLENECEK OLAN NESLİŞAH ALKOÇLAR İÇİN GELENEKSEL BİR KINA GECESİ DÜZENLENDİ

Ender-Gülşah Alkoçlar çiftinin büyük kızları Neslişah Alkoçlar ile oyuncu Engin Altan Düzyatan, düğün öncesi kına gecesi düzenledi. Düğünden bir hafta önce gelin hanım Neslişah Alkoçlar’ın anneannesi usta oyuncu Hülya Koçyiğit ve eşi Selim Soydan’ın Zekeriyaköy’deki villalarında geleneksel bir kına gecesi yapıldı. Akşam saatlerinde, havuz başında kokteyl ile başlayan gecede Gülşah Alkoçlar, konukları kapıda karşıladı. Aslı Küseyrioğlu’nun özel dizaynlarıyla süslenen bahçe, geleneksel Türk kına gecesi atmosferini yansıtıyordu. Çiçeklerle bezenmiş kubbeler ve salıncak koltuklar tüm konukların ilgisini çekti. Kokteylde beyaz kıyafetiyle konuklarıyla ilgilenen Neslişah Hanım İstanbul ve Bursa’dan birçok konuğunun da katılmasıyla ilerleyen saatlerde geleneksel kına kıyafeti olan kaftanını giydi. Davullar, ziller ve mumlarl,a yakın arkadaşları eşliğinde kınanın yakılacağı alana geçen gelin hanım kına yakılırken söylenen türkülerle ağladı. Kına töreninin hemen sonrasında sahneye çıkan zennenin kıvrak danslarıyla eğlenmeye başlayan konuklar, gece boyunca birçok canlı dans performansı sergileyen guruplarla keyifli anlar geçirdiler. Geceye doğru damat Engin Altan Düzyatan da birkaç arkadaşıyla birlikte kına gecesine katıldı.

DOĞAYLA DOST TASARIMLAR

'Doğaya ne kadar az zarar verirsek o kadar iyi' mantığıyla üretilen 'eco-friendly' materyaller, kıyafet ve aksesuar tasarımlarında da karşımıza çıkıyor. Yeni moda, doğanın bir paçası olmak ve geri dönüşebilir tercihler yapmak.

Farklı tasarımcıların ve markaların sunduğu organik, el yapımı ve naturel koleksiyonlar artık her yerde olduğuna göre, gardıroplarımızı doğa dostu olmayan parçalardan arındırma zamanı geldi. Peki nasıl yapacağız? Geri dönüştürülmüş pamuktan bir çanta, bambu ayakkabı ya da ahşap güneş gözlüğü edinerek...

FREEDOM OF ANIMALS FİL KOLYE İLE

Yüzeyi oksitlendirilerek geri dönüştürülmüş bu pirinç kolyeden satın aldığınızda, Afrika'daki fillerin korunması için de küçük bir destek sağlamış oluyorsunuz.

FREEDOM OF ANIMALS ÇANTA İLE

YAPAY DERİ+BİTKİSEL BOYA+ORGANİK PAMUK ASTAR

H&M TUNİK VE KOT İLE

H&M'in Conscious koleksiyonu doğaya saygılı, cilde nefes aldıran tasarımlardan oluşuyor. 100% koton tunik ve geri dönüştürülmüş pamuk ile üretilen denim ile önümüzdeki sezona hazırlanabiliriz.

WE WOOD LARDAN BİRİ İLE

WEWOOD alınan her ürün için bir ağaç dikiyor!

NTW İLE

Avustralya markası olan None The Wiser'ın gözlük tasarımları bu yaz oldukça dikkat çekti. El işçiliğini ön plana çıkaran marka, gözlük çerçevelerinde ağaç yerine sürdürülebilir bir bitki olan bambuyu kullanıyor.

BNG İLE

Doğal taş, pamuklu kumaş ve deri detaylarıyla tasarlanan BNG Design aksesuarları, doğayı stilinizin bir parçası yapıyor.

Yeni yaşa kardeş sürprizi

Ankaragücü'nün eski Başkanı Cemal Aydın'nın kızı Naz Aydın, yeni yaşını kardeşi Gülce Aydın'ın düzenlediği sürpriz bir partiyle kutladı.

Gülce Aydın'ın organize ettiği sürpriz doğumgünü kutlamasına iki kardeşin çok sayıda yakın dostu katıldı. Kardeşinin sürprizi karşısında sevincini gizleyemeyen Naz Hanım, kendisini bu özel gününde yalnız bırakmayan tüm dostlarına teşekkür etti. Maja Restoran'da gerçekleşen kutlama geç saatlere dek sürdü. Keyifli dakikaların yaşandığı gecede, Naz Hanım unutamayacağı bir kutlama yaşadığını dile getirdi.

Gülben Ergen çocuklarını gezdirdi

Gülben Ergen çocukları Güney, Atlas ve Ares ile birlikte Zorlu Center Avm'de bulunan çocuk parkında görüntülendi. Ergen, çocuk parkında uzun süre oğulları ile keyifli zaman geçirdi.

Eğlence sonrası Güney, Atlas ve Ares'e dondurma alan Gülben Ergen daha sonra Avm'den ayrıldı.

MODATREND

BU YAZ DA SİYAH VE BEYAZ

Siyah ve beyaz hem yan yana hem de tek başına her sezon olduğu gibi bu sezon da revaçta. Plajın kendinden emin ve duru kadını yalın çizgisinden vazgeçmiyor.

Bikinilerin üzerine geçiriverilen tunikler bu yaz şıklık yarışında. Alelade kıyafetlerle sahile gitmek geçmişte kaldı. Beyazdan vazgeçmem diyorsanız, Caffe'nin yaz koleksiyonunda olduğu gibi renkli aksesuarlarla kombininize enerji katabilirsiniz.

Feminen, atletik, sofistike ve bohem... Farklılıkları bir araya getiren son koleksiyonuyla Zeki Triko, dünya markalarıyla yarışıyor.

Victoria Secret ile ünlenen flounce üstler, sezonun en sevilen trendlerinden. Saçaklar ve fırfırlarla salınan bikini üstleri bu yaz diğerlerinden daha havalı.

BAŞ DÖNDÜREN DESENLER

Dekorasyondan kıyafete tüm tasarımları son dönemlerde ele geçiren etnik desenler elbette ki plaj modasına da sıçradı. Yan yana gelen uç renkler, geometrik şekiller ve iç içe çizgiler biraz baş döndürse de çok neşeli ve dinamik görünüyor.

2014 İlkbahar-Yaz Hindistan Moda Haftası'nda tanıtılan koleksiyonlar büyük beğeni toplamıştı. Hindistan kültüründen motiflerin yansıdığı bu modeller oldukça eğlenceli görünüyor.

HER YERDE DEKOLTE

Çizgilerle kareler birleşiyor, bu sene mayo ve bikinilerden küçük pencereler açılıyor. Mayo, bikini, çanta, ayakkabı tasarımlarında sık sık karşımıza çıkan crop out kesimler en çok da elbiselerde ve t-shirtlerde karşımıza çıkıyor. Küçük dekolte detaylarıyla bu yaz sahiller efil efil.

Asimetrik şekillerle tasarlanan dekolteler, mayokinilere maskülen ve sportif bir hava katıyor.

Rihanna ve Shakira'yı buluşturan Can't Remember to Forget You şakısının klibinde Shakira'nın giydiği simetrik ve seksi dekolteleri olan mayo sezona damgasını vurmuştu.

MODA KARMA

CARA'NIN YENİ OYUNCAĞI: LAGERFELD

Fendi'nin son koleksiyon sunumunda podyumda kıyafetlerden daha fazla dikkat çeken bir şey vardı: Cara Delevingne'nin taşıdığı Karl Lagerfeld oyunacağı. Moda dünyasının dev markalarıyla çalışarak her sezon koleksiyon tanıtımlarını iddialı şovlara dönüştüren Lagerfeld bu sezon da Fendi'nin kreatif direktörlüğünü yaptı. Fendi'nin 2014 sonbahar kreasyonunda en çok konuşulan parça ise Lagerfeld'in oyuncak anahtarlığı oldu. Ünlü modacının asla vazgeçmediği özelliklerine göndermeler yapan oyuncak anahtarlık, tamamen tüylerden oluşuyor. Pudralanmış saçları, gözlüğü, gömleği ve kıravatıyla gerçeğinin minyatürü olan Lagerfeld oyuncakları 1.240 Euro'ya satılıyor.

KULAKTAN DÜŞMEYEN ŞARKILAR

Kompakt, hafif, kablosuz ve su geçirmiyor! Sony'nin giyilebilir Walkman'i yaz koşullarına uygun pek çok avantaja sahip. Sporun ve tatilin her anını müzikle geçirmek isteyenler için tasarlanan bu müzik çalar, fonksiyonel kullanım imkanı sunuyor. Ses, şarkı ve kanal ayarının pratik kontrolü ve kulağa tam oturan formu ile her an her yerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Yüzerken ya da yüksek tempolu sporlar yaparken müziksiz motive olamıyorsanız Sony Walkman'i denemelisiniz

AÇLIKLA MÜCADELE İÇİN POZ VERİYOR

Oscar ödüllü yıldız Halle Berry, dünyadaki açlıkla savaşan Watch Hunger Stop kampanyasının yüzü olarak önümüzdeki kış sezonunda da Michael Kors ile çalışmaya devam ediyor. Michael Kors için geçtiğimiz yıldan beri kamera karşısına geçen Halle Berry, proje kapsamında satılan saatleri tanıtıyor. Satılan her 100 saat için yardıma ihtiyacı olan 100 çocuğa gıda desteği veren program ile bu sezon sınırlı sayıda üretilen Rose Golden saatler satışa sunulacak.

EĞLENCELİ MİSAFİRLİK

Family Guy ve The Simpsons yeni dönemine eğlenceli bir sürprizle giriyor. Family Guy'ın yeni sezon bölümlerinden birinde Griffin ailesi, Springfield kasabasına konuk olacak. Peter Griffin ve Homer Simpson arasında doğan rekabet ve anlaşmazlıklar neşeli anları ortaya çıkarıyor. Family Guy ve Simpsons takipçilerini heyecanlandıran bu bölümden kısa bir fragman geçtiğimiz günlerde Comic Con fuarında gösterildi.

UYANANA KADAR

Brighton Rock filmiyle sinema dünyasında dikkat çeken yönetmen Rowan Joffe, S.J. Watson’ın Before I Go to Sleep romanını beyaz perdeye uyalıyor. Başrollerinde Colin Firth ve Nicole Kidman’ın yer aldığı Before I Go to Sleep, her güne hafızasını kaybederek uyanan bir kadının hikayesini psikolojik-dram türünde ele alıyor. 50 İlk Öpücük filminden hatırladığımız bu etkileyici ve dramatik durum bu kez daha hassas bir ciddiyetle yorumlanmış. Vizyon tarihi henüz netleşmeyen filmden gelen ilk fragman takipçilerini heyecanlandırdı.

NASIL İSTERSEN ÖYLE

Oyuncu Ashton Kutcher'ın Lenova için tasarladığı Yoga tabletler farklı kullanım modlarıyla son dönemlerin en kullanışlı teknolojik ürünlerinden. Evde, sahilde, sporda ya da yolculukta göz hizanıza ve hareketlerinize göre konumlandırabileceğiniz Yoga tabletler 360° döndürülebilir, dokunmatik ekrana sahip. Uzun süreli pil ömrü sayesinde prizsiz ortamlarda sizi yalnız bırakmıyor.

MIYAZAKI'NIN STÜDYOSU KAPANIYOR

Yarattığı renkli hikayelerle hayallere uzanan animasyon şirketi Studio Ghibli'den üzücü bir haber geldi. Heidi ile tanıdığımız animasyon yönetmeni Hayao Miyazaki'nin kurucusu olduğu Studio Ghibli artık yeni filmler üretmeyecek. Stüdyonun genel menajeri Toshio Suzuki, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada gişe gelirlerinin film yapım harcamalarını karşılamadığını belirtti. Animasyon departmanını tamamen kapatan Studio Ghibli, lisanslı ürünleriyle ilgili çalışmalar yapmaya devam edecek.

HACKETT ERKEĞİ ÇOK ELEGAN

Geleneksel İngiliz stilinin dünyadaki önemli temsilcilerinden Hackett London, sonbahar-kış kolekisyonunda seyahat temasına odaklanıyor. Dünyayı gezen lider ruhlu Hackett erkeği, yolculuğunun her durağında başka bir kimliğe bürünüyor. Yeni sezona iddialı bir elegan kreasyonla giriş yapan Hackett'in sunumunda çift yönlü kapitone süet ceketler, kareli kumaşlar ve kaba örgüler ön plandaydı.

MELEKLER PEDAL ÇEVİRİYOR

Victoria’s Secret modelleri, The Ohio State Üniversitesi Kanser Merkezi ve James Kanser Hastanesi'nin kanser araştırmalarına kaynak sağlamak amacıyla düzenlenen Peletonia bisiklet turuna katıldı. Supermodel Cycle etkinliği çerçevesinde davet edilen melekler ile bisiklet turuna gösterilen ilgi arttı. Aralarında kanseri yenen kişilerin, deneyimli bisikletçilerin ve sevdiklerini onurlandırmak için gelenlerin de yer aldığı 6000’den fazla katılımcı kansere karşı bisiklet çevirdi. 1500 ile 2500 Dolar arasında satılan bisikletlerden sağlanan gelir ise 1 Milyon Dolar'ın üzerinde.

PLAJDAN HER YERE

Sahil keyfini günün geri kalanına taşımayı sevenler için tasarlanan Praiaz ayakkabılar hem enerjik hem de fonksiyonel. Koşu ayakkabılarında kullanılan taban malzemesi ile üretilen Praiaz “From beach to the bar and anywhere in between” sloganıyla satışa sunuldu. Sportif tavrıyla yaz için ideal olan ayakkabıların farklı renkleri ve vanilya, hindistan cevizi, monoi gibi koku seçenekleri de mevcut.

ÜNLÜLER BODRUM'A DEMİR ATTI

TATİLİN VAZGEÇİLMEZ ADRESİ BODRUM BU YIL DA ÇOK RENKLİ. İŞ ADAMLARI, SANATÇILAR VE CEMİYETİN ÜNLÜ İSİMLERİ BODRUM SAHİLLERİNDE YERİNİ ALDI. BİZ DE DENİZİN VE GÜNEŞİN TADINI ÇIKARAN ÜNLÜLERİN TATİL HALLERİNİ SİZİN İÇİN DERLEDİK.

Güneş sıcaklığını hissettirir hissettimez ünlüler soluğu Bodrum'da aldı. Kimisi arkadaşlarla kaçamak yaparken kimisi ailece vakit geçirmeyi tercih ediyor. Yalnız başına kafa dinleyenler de var kalabalık ortamlarda eğlenenler de. Ama hepsinin ortak tercihi yeşili ve mavisiyle cennet olan Bodrum'da tatilin keyfine varmak. Yeni sürat teknesiyle açılan Acun Ilıcalı, sevgilisi ve oğluyla yaptığı tatil yüzünden gündemden düşmeyen Ebru Şallı, formda görüntüsüyle tüm dikkatleri üzerine çeken Burak Özçivit, güzelliğiyle konuşulan Hande Subaşı ve çok daha fazlası sizin için hazırladığımız Bodrum özel dosyasında.

ELİF DÜRÜST

Plaj şıklığı

Sosyetik güzellerden Elif Dürüst'ü Yalıkavak'taki Bej Beach'de yakaladık. Plajda güneşlenen ve yemek yiyen Elif Hanım daha sonra yüzmek için arkadaşının yatına geçti. Bu sezonun trendi transparan mayolardan tercih eden Dürüst, file pareosu ve takılarıyla şıklığından ve seksapalitesinden ödün vermiyor.

ÖZGE ULUSOY

Tropik keyif

İş ile tatili birleştiren Özge Ulusoy da Yalıkavak Bej Beach'i tercih eden ünlüler arasındaydı. Serin sulardan sonra, güneşin keyfini tropik içeceği ile çıkaran ünlü manken objektiflerimizden kaçmadı. Çapraz geçişleri olan yeşil bikinisi ve fit vücudu ile dikkatleri üzerine çeken Ulusoy, akşama kadar güneşin tadını çıkardı.

EBRU ŞALLI

Sevgilisi ve oğluyla tatilde

Bu yılın bomba aşkına imza atan Ebru Şallı ile Sinan Akçıl çifti, yoğun iş temposundan kaçarak Bodrum'a geldi. Kiraladıkları teknede tatil yapan ikili, denizin tadını çıkardı. Harun Tan'dan olan küçük oğlu Pars ile de özel olarak ilgilenen Şallı'nın keyifli halleri kameralarımıza yansıdı. Ayna gözlükleri ve bikinisi ile renkli bir tarz yakalayan Ebru Hanım, daha önce omzuna kalp içinde yazdırdığı 'Harun' dövmesini kapattırmış.

ÖZLEM YILDIZ

Yazlıkta oğluyla beraber

Eşi Sinan Serter'den boşandıktan sonra dedikodulara hedef olmak istemeyen Özlem Yıldız, Bodrum tatilini ailesinin yanında geçiriyor. Bir süre Çeşme'de babasının yanında kalan oğlu Demir'i alarak Akyarlar'a getiren Yıldız'ın tatilde keyfi yerinde. Plajda renkli bikinisiyle dikkat çeken Özlem Hanım, oğlunun su şakalarına maruz kalarak, serin sulara alışırken görüntülendi.

ARDA TURAN, OĞULCAN ENGİN

Yakın dostlar Bodrum'da

Seda Sayan'ın oğlu Oğulcan Engin ve ünlü futbolcu Arda Turan Bodrum'un tadını birlikte çıkarıyor. Çapkınlıklarıyla ünlenen Oğulcan Engin bu kez tatilde yakın arkadaşı Arda Turan ile birlikte vakit geçirirken görüntülendi. Engin güneşlenirken, Turan serinlemek için yüzmeyi tercih etti.

AYFER TOPRAK-ALİ SAYAR

Kahve molası

Toprak Sanat Galerisi'nin sahibi Ayfer Toprak'a ünlü işletmeci Ali Sayar ile öğlen kahvesi içerken rastladık. Önündeki dosyalar ile tatilde bile çalışmayı sürdüren Ali Bey, kısa molasında sahile gitmek yerine Ayfer Hanım ile koyu bir sohbet gerçekleştirmeyi tercih etmiş.

BURAK ÖZÇİVİT

Keşif tatili

Hem yapımcılığını hem de başrolünü üstlendiği sinema filminin hazırlıklarına başlayan Burak Özçivit, çekim öncesi tek başına tatildeydi. Yalnızca iki günlük kaçamak yapma fırsatı bulan Özçivit, Bodrum’da keşif turuna çıkarak filmi için mekan araştırması yapmayı ihmal etmedi.

DEMET AKALIN-OKAN KURT

Fazla kilolar gidiyor

Demet Akalın her yıl olduğu gibi bu sene de Bodrum'un yolunu tuttu. Bol bol güneşlenerek bronzluğunu koruyan Akalın'ın eşi Okan Kurt'un yanından ayrılmaması dikkat çekti. Yeni doğum yapan ünlü şarkıcı, hamilelik döneminde aldığı fazla kilolardan kurtulmaya başlamış.

ECE-OZAN DOĞULU

Gözü kızlarının üzerinde

Ece-Ozan Doğulu çifti tatil için yeşil ve mavinin bir arada olduğu Bodrum sahillerini seçenlerden. Geçtiğimiz günlerde kızları Arya ve Lila ile ailece görüntülenen çift gün boyu şezlong keyfi yaptı. Ozan Doğulu'nun denizden çıkmayan Arya'dan ve kumda oynayan Lila'dan gözünü ayırmaması dikkatimizden kaçmadı. İki çocuk annesi olan Ece Hanım ise oldukça formda görünüyor.

ACUN ILICALI

Son sürat Bodrum

Geçtiğimiz yıllarda kullandığı Donzi marka sürat teknesini Survivor çekimleri için Panama'ya bırakan Acun Ilıcalı, bu yaz Marauder marka yeni bir tekne satın aldı. Bodrum açıklarında hız yapan Ilıcalı 1.3 miyon Dolar değerindeki teknesinden inmiyor.

HANDE ATAİZİ

Bebek yolda

Hande Ataizi, ABD'li eşi Benjamin Harvey ile Bodrum'un saklı köşelerinde kalabalıktan uzak bir tatil yapıyor. 7 aylık hamile olan Ataizi, güneşten rahatsız olunca kendini serin sulara bırakırken objektiflerimize takıldı.

EROL AKSOY

Kafası başka yerde

İş adamı Erol Aksoy, her yıl olduğu gibi bu sene de Bodrum'da. Genç bir arkadaş grubuyla tatil yapan Erol Bey, elinden telefonu düşürmüyor. Telefonuyla uzun görüşmeler yapan Aksoy'un gergin yüz ifadesi objektiflerimize yansıdı.

FATOŞ SARIGÜL, FANİ AYSAL, REVNA DEMİRÖREN

Gölgede koyu sohbet

Fatoş Sarıgül, Fani Aysal ve Revna Demirören Bodrum günlerini birlikte geçiriyor. Geçtiğimiz günlerde yatta görüntülediğimiz hanımlar günün en sıcak saatlerini gölgede sohbet ederek geçirdikten sonra suda oynayan çocuklarıyla ilgilendi.

GAMZE KARAMAN

Ege suları ürpertti

Eski Türkiye güzellerinden oyuncu Gamze Karaman'ı bir arkadaşıyla Bodrum sahillerinde güneşlenirken yakaladık. Denize girerken soğuktan ürperen güzel oyuncunun neşeli halleri dikkat çekiyordu.

HANDE SUBAŞI

Enerjileri bitmiyor

Hande Subaşı ve Billur Kalkavan tatili en enerjik geçiren ünlülerden. Uzun süre güneşlenmeye dayanamayan iki oyuncu günün keyfine bol bol yüzerek çıkardı. Mercan rengi bikinisi ve fit vücudu ile herkesin dikkatini çeken Subaşı bu sene de sahilin en güzel kadınlarından. Billur Hanım ise pembe bikinisi, sarı saçları ve çiçekli dövmesiyle oldukça renkli görünüyor.

HELİN AVŞAR

Güneşle barışık

Kalabalık ortamlarda görmeye alışkın olduğumuz Helin Avşar bu sene sakin bir tatil geçiriyor. Arkadaşı balık tutarken siyah bikinisiyle yüzen Avşar, güneşlenmek için beyaz tanga bikini tercih etti.

MELDA KOSİF

Anne-kız başbaşa

Cemiyet hayatının tanınan isimlerinden Sinan Kosif'in eşi Melda Kosif, kızı Melina ile birlikte Bodrum'da vakit geçiriyor. İş yoğunlu sebebiyle tatil planına dahil olmayan Sinan Bey, anne kızı başbaşa bırakmış.

RAHŞAN-SARUHAN TAN

Gözlerden uzakta

YKM'deki hisselerini sattıktan sonra Big Chefs Restoranları'na ortak olan Saruhan Tan ve eşi Rahşan Tan, tatili Gündoğan'da gözlerden uzak geçirmek isteyenlerden. Öğlen saatlerinde yatlarında arkadaşlarıyla vakit geçiren Tan ailesinin keyifli halleri objektiflerimize yansıdı. Büyükler sohbet edip güneşlenirken, çocuklar su şakalarıyla eğlenmeyi tercih etti.

İŞTAH KONTROLÜ ÜZERİNE BİRKAÇ İPUCU…

Zayıflama sürecinde ve sonrasındaki koruma döneminde atılacak en önemli adımlardan biri iştah kontrolünü öğrenmek ve başarmaktır. İştah, günlük besin alımından, tercih edilen besinlerden, öğün sıklığından ve fizyolojik döngülerden etkilenebilen bir olgudur.

Vücudumuzda iştahı kontrol eden karmaşık, ama bir o kadar da hayranlık uyandıracak bir sistem vardır. Peki, besin tercihlerimizde ve yaşam tarzımızda yapacağımızı bazı değişikliklerle iştahımızı kontrol altına alabilir miyiz?: Evet… Kahvaltı öğününü asla atlamayın. Vaktiniz olmadığından şikayet ediyorsanız; bir yumurta ile bir ince dilim tam tahıllı ekmek tüketmek ne kadar vaktinizi alabilir ki… Ya da akşamdan hazırladığınız yarım yağlı beyaz peynir ile yapılmış yağsız sandviçinizi, işe gitmek için hazırlanırken, tost makinesine koymak ne kadar zor olabilir ki… Ana öğünlere çorba ile başlayın. Ancak, kremalı çorbalarla değil. İçine ekleyeceğiniz yeşil mercimek, nohut gibi kurubaklagiller ile veya bulgur, kara buğday gibi tahıllarla zenginleştirilmiş, yağsız ya da çok az yağlı çorbaları tercih edin. Her ana öğünde muhakkak büyük bir kase, yağsız salata tüketin. Öğüne salata eklemenin o öğünde tüketilen besin miktarını %12 azalttığı saptanmıştır. Besinle posa alımınızı arttırın. Posadan zengin besinler, kurubaklagiller, tam tahıllı besinler, sebzeler ve meyvelerdir. Gün içinde tüketeceğiniz yarım yağlı süt ya da yoğurt, içerdikleri whey ve kazein proteinleri ile, iştahınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır. Kaliteli, ama az yağlı protein almaya özen gösterin. Her kahvaltınıza yumurta, her ana öğününüze avuç ayası büyüklüğünde ızgara veya yağsız olarak fırında pişirilmiş az yağlı et veya derisiz tavuk göğsü veya balık ekleyebilirsiniz. Ancak, kilo sorununuz varsa bir diyetisyene danışabilir, size özel hazırlanmış beslenme programınız ile hedef ağırlığınıza ulaşma sürecini hızlandırabilir ve kolaylaştırabilirsiniz. Birkaç tane yağlı tohum tüketimi yine iştah kontrolü anlamında faydalı olacaktır. Hem içerdikleri yağ asitleri hem de mineraller bu anlamda destekleyicidir. Miktarı ise ceviz için 2, fındık ya da badem için 6, yer fıstığı (tuzsuz olarak) için 10 adettir. Fazlasına gerek yok. Ayrıca da, kavrulmamış olanları tercih edilmelidir. Yağı tamamen hayatınızdan çıkartmayın, ama miktarını azaltın ve kontrol altına alın. Örneğin; bir kg sebze yemeğini pişirmek için kullanacağınız yağ miktarı 1 yemek kaşığını geçmesin. Etli sebze yemeği yapacaksanız ise önce eti kısık ateşte bir miktar pişirerek saldığı yağı yemeği pişirirken kullanmak en iyi tercihtir. Etli yemeklere yağ konmasına gerek olduğunu düşünmüyorum; ki ben de evimde eklemiyorum. Su içmeyi unutmayın. Evinizde, ofisinizde görünür yerde ve cam şişede suyunuz yanınızda olsun. Günde en az 8 bardak içmeye çalışın. Bazı çalışmalar açlık duygusu oluştuğunda öğüne su içerek başlamanın iştahı baskılayıcı bir etmen olduğunu belirtmektedir. Ancak, akabinde, birkaç lokma besin tüketiminin kan glukoz düzeyini arttırmak ve ghrelin (besin alımını uyaran bir nöropeptid) düzeyini düşürmek için faydalı olduğu belirtilmiştir. Ara öğün tüketimine özen gösterin. Ana – ara öğün arası süre 3 saati geçmesin. Araştırmalarda öğün sıklığının arttırılmasının sadece iştah kontrolü üzerine değil kan LDL kolesterol (kötü huylu kolesterol), total kolesterol ve insulin düzeylerinin düzenlenmesi anlamında da faydalı olduğu belirtilmiştir. Ara öğünde tüketebileceğiniz ve iştah kontrolü adına fayda sağlayabilecek bazı meyveler elma, turunçgiller, yaban mersini, ananas ve avokadodur. Yavaş yemek yemeye ve iyi çiğnemeye özen gösterin. Besin alımı başladığı andan itibaren geçen 20. dakikanın, bazı çalışmalara göre de 25. dakikanın sonunda tokluk merkezi uyarılır ve besin alımı durur. Bu nedenle, ne kadar yavaş yemek yemeye, iyi çiğnemeye özen gösterirsek, bu 20 dakikalık fizyolojik periyoda sığdıracağımız besin miktarı da o kadar kontrollü, öğünden aldığımız enerji o kadar az olacaktır. Besin tüketiminden sonra dişlerinizi fırçalayın ki, ağzınızda ve aklınızda besinin tadı kalmasın. Günlük yaşantımıza egzersizi yerleştirmek iştah kontrolü adına önemli bir hamledir. Araştırmalarca, düzenli egzersizin besin alımını uyaran, dolayısıyla iştahı arttıran hormon düzeylerini baskıladığı belirtilmiştir. Bu nedenle egzersizi hayatınıza sokmak önemli bir adımdır. En az 20 dakikalık tempolu yürüyüşlere çıkmaya çalışın. Gittiğiniz yerlerde merdivenleri kullanmaya çalışın. Ofis içinde telefonu kullanmak yerine ulaşmak istediğiniz kişinin yanına gidin. Egzersiz yapmaktan keyif alan insanlarla birlikte olmaya özen gösterin. Ayrıca, çiçeği burnunda anneler için bir not; emziklilikte kontrolsüz besin alımının yeni doğanın adipoz doku (yağ dokusu) oranını, adipoz dokudan ve beyinden salınan ve iştahı arttıran hormon düzeylerini arttırdığı; dolayısıyla bebeği gelecekte iştahlı bir birey olma yolunda hazırlayabildiği saptanmıştır. Toplumumuzda yeni anneleri çok besleyerek süt üretimini arttırma çabası vardır. Ancak, emziklilik döneminde kontrolsüz besin tüketimi bebeği obez adayı olarak geleceğe hazırlar. Küçük yaşam tarzı değişiklikleri ile sağlıklı, formda ve mutlu bir hayata merhaba demeniz dileğiyle… Yrd.Doç.Dr.Ç.Tuba Günebak Beslenme ve Diyet Uzmanı Turan Güneş Bulvarı Sancak Mah. 509 Sok 2/6 Yıldız-Çankaya/Ankara Tel: 0312 438 39 99 – 0535 790 67 17

Moda Dergi Instagram
Moda Dergi Business
Moda Dergi Haftanın Şıkları
Moda Dergi Kapak
Moda Dergi – Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.