MODA

Keyifli Hayatın Dergisi

Moda Dergi

moda dergi

– Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.

MODATREND

BU YAZ DA SİYAH VE BEYAZ

Siyah ve beyaz hem yan yana hem de tek başına her sezon olduğu gibi bu sezon da revaçta. Plajın kendinden emin ve duru kadını yalın çizgisinden vazgeçmiyor.

Bikinilerin üzerine geçiriverilen tunikler bu yaz şıklık yarışında. Alelade kıyafetlerle sahile gitmek geçmişte kaldı. Beyazdan vazgeçmem diyorsanız, Caffe'nin yaz koleksiyonunda olduğu gibi renkli aksesuarlarla kombininize enerji katabilirsiniz.

Feminen, atletik, sofistike ve bohem... Farklılıkları bir araya getiren son koleksiyonuyla Zeki Triko, dünya markalarıyla yarışıyor.

Victoria Secret ile ünlenen flounce üstler, sezonun en sevilen trendlerinden. Saçaklar ve fırfırlarla salınan bikini üstleri bu yaz diğerlerinden daha havalı.

BAŞ DÖNDÜREN DESENLER

Dekorasyondan kıyafete tüm tasarımları son dönemlerde ele geçiren etnik desenler elbette ki plaj modasına da sıçradı. Yan yana gelen uç renkler, geometrik şekiller ve iç içe çizgiler biraz baş döndürse de çok neşeli ve dinamik görünüyor.

2014 İlkbahar-Yaz Hindistan Moda Haftası'nda tanıtılan koleksiyonlar büyük beğeni toplamıştı. Hindistan kültüründen motiflerin yansıdığı bu modeller oldukça eğlenceli görünüyor.

HER YERDE DEKOLTE

Çizgilerle kareler birleşiyor, bu sene mayo ve bikinilerden küçük pencereler açılıyor. Mayo, bikini, çanta, ayakkabı tasarımlarında sık sık karşımıza çıkan crop out kesimler en çok da elbiselerde ve t-shirtlerde karşımıza çıkıyor. Küçük dekolte detaylarıyla bu yaz sahiller efil efil.

Asimetrik şekillerle tasarlanan dekolteler, mayokinilere maskülen ve sportif bir hava katıyor.

Rihanna ve Shakira'yı buluşturan Can't Remember to Forget You şakısının klibinde Shakira'nın giydiği simetrik ve seksi dekolteleri olan mayo sezona damgasını vurmuştu.

MODA KARMA

CARA'NIN YENİ OYUNCAĞI: LAGERFELD

Fendi'nin son koleksiyon sunumunda podyumda kıyafetlerden daha fazla dikkat çeken bir şey vardı: Cara Delevingne'nin taşıdığı Karl Lagerfeld oyunacağı. Moda dünyasının dev markalarıyla çalışarak her sezon koleksiyon tanıtımlarını iddialı şovlara dönüştüren Lagerfeld bu sezon da Fendi'nin kreatif direktörlüğünü yaptı. Fendi'nin 2014 sonbahar kreasyonunda en çok konuşulan parça ise Lagerfeld'in oyuncak anahtarlığı oldu. Ünlü modacının asla vazgeçmediği özelliklerine göndermeler yapan oyuncak anahtarlık, tamamen tüylerden oluşuyor. Pudralanmış saçları, gözlüğü, gömleği ve kıravatıyla gerçeğinin minyatürü olan Lagerfeld oyuncakları 1.240 Euro'ya satılıyor.

KULAKTAN DÜŞMEYEN ŞARKILAR

Kompakt, hafif, kablosuz ve su geçirmiyor! Sony'nin giyilebilir Walkman'i yaz koşullarına uygun pek çok avantaja sahip. Sporun ve tatilin her anını müzikle geçirmek isteyenler için tasarlanan bu müzik çalar, fonksiyonel kullanım imkanı sunuyor. Ses, şarkı ve kanal ayarının pratik kontrolü ve kulağa tam oturan formu ile her an her yerde rahatlıkla kullanılabiliyor. Yüzerken ya da yüksek tempolu sporlar yaparken müziksiz motive olamıyorsanız Sony Walkman'i denemelisiniz

AÇLIKLA MÜCADELE İÇİN POZ VERİYOR

Oscar ödüllü yıldız Halle Berry, dünyadaki açlıkla savaşan Watch Hunger Stop kampanyasının yüzü olarak önümüzdeki kış sezonunda da Michael Kors ile çalışmaya devam ediyor. Michael Kors için geçtiğimiz yıldan beri kamera karşısına geçen Halle Berry, proje kapsamında satılan saatleri tanıtıyor. Satılan her 100 saat için yardıma ihtiyacı olan 100 çocuğa gıda desteği veren program ile bu sezon sınırlı sayıda üretilen Rose Golden saatler satışa sunulacak.

EĞLENCELİ MİSAFİRLİK

Family Guy ve The Simpsons yeni dönemine eğlenceli bir sürprizle giriyor. Family Guy'ın yeni sezon bölümlerinden birinde Griffin ailesi, Springfield kasabasına konuk olacak. Peter Griffin ve Homer Simpson arasında doğan rekabet ve anlaşmazlıklar neşeli anları ortaya çıkarıyor. Family Guy ve Simpsons takipçilerini heyecanlandıran bu bölümden kısa bir fragman geçtiğimiz günlerde Comic Con fuarında gösterildi.

UYANANA KADAR

Brighton Rock filmiyle sinema dünyasında dikkat çeken yönetmen Rowan Joffe, S.J. Watson’ın Before I Go to Sleep romanını beyaz perdeye uyalıyor. Başrollerinde Colin Firth ve Nicole Kidman’ın yer aldığı Before I Go to Sleep, her güne hafızasını kaybederek uyanan bir kadının hikayesini psikolojik-dram türünde ele alıyor. 50 İlk Öpücük filminden hatırladığımız bu etkileyici ve dramatik durum bu kez daha hassas bir ciddiyetle yorumlanmış. Vizyon tarihi henüz netleşmeyen filmden gelen ilk fragman takipçilerini heyecanlandırdı.

NASIL İSTERSEN ÖYLE

Oyuncu Ashton Kutcher'ın Lenova için tasarladığı Yoga tabletler farklı kullanım modlarıyla son dönemlerin en kullanışlı teknolojik ürünlerinden. Evde, sahilde, sporda ya da yolculukta göz hizanıza ve hareketlerinize göre konumlandırabileceğiniz Yoga tabletler 360° döndürülebilir, dokunmatik ekrana sahip. Uzun süreli pil ömrü sayesinde prizsiz ortamlarda sizi yalnız bırakmıyor.

MIYAZAKI'NIN STÜDYOSU KAPANIYOR

Yarattığı renkli hikayelerle hayallere uzanan animasyon şirketi Studio Ghibli'den üzücü bir haber geldi. Heidi ile tanıdığımız animasyon yönetmeni Hayao Miyazaki'nin kurucusu olduğu Studio Ghibli artık yeni filmler üretmeyecek. Stüdyonun genel menajeri Toshio Suzuki, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada gişe gelirlerinin film yapım harcamalarını karşılamadığını belirtti. Animasyon departmanını tamamen kapatan Studio Ghibli, lisanslı ürünleriyle ilgili çalışmalar yapmaya devam edecek.

HACKETT ERKEĞİ ÇOK ELEGAN

Geleneksel İngiliz stilinin dünyadaki önemli temsilcilerinden Hackett London, sonbahar-kış kolekisyonunda seyahat temasına odaklanıyor. Dünyayı gezen lider ruhlu Hackett erkeği, yolculuğunun her durağında başka bir kimliğe bürünüyor. Yeni sezona iddialı bir elegan kreasyonla giriş yapan Hackett'in sunumunda çift yönlü kapitone süet ceketler, kareli kumaşlar ve kaba örgüler ön plandaydı.

MELEKLER PEDAL ÇEVİRİYOR

Victoria’s Secret modelleri, The Ohio State Üniversitesi Kanser Merkezi ve James Kanser Hastanesi'nin kanser araştırmalarına kaynak sağlamak amacıyla düzenlenen Peletonia bisiklet turuna katıldı. Supermodel Cycle etkinliği çerçevesinde davet edilen melekler ile bisiklet turuna gösterilen ilgi arttı. Aralarında kanseri yenen kişilerin, deneyimli bisikletçilerin ve sevdiklerini onurlandırmak için gelenlerin de yer aldığı 6000’den fazla katılımcı kansere karşı bisiklet çevirdi. 1500 ile 2500 Dolar arasında satılan bisikletlerden sağlanan gelir ise 1 Milyon Dolar'ın üzerinde.

PLAJDAN HER YERE

Sahil keyfini günün geri kalanına taşımayı sevenler için tasarlanan Praiaz ayakkabılar hem enerjik hem de fonksiyonel. Koşu ayakkabılarında kullanılan taban malzemesi ile üretilen Praiaz “From beach to the bar and anywhere in between” sloganıyla satışa sunuldu. Sportif tavrıyla yaz için ideal olan ayakkabıların farklı renkleri ve vanilya, hindistan cevizi, monoi gibi koku seçenekleri de mevcut.

ÜNLÜLER BODRUM'A DEMİR ATTI

TATİLİN VAZGEÇİLMEZ ADRESİ BODRUM BU YIL DA ÇOK RENKLİ. İŞ ADAMLARI, SANATÇILAR VE CEMİYETİN ÜNLÜ İSİMLERİ BODRUM SAHİLLERİNDE YERİNİ ALDI. BİZ DE DENİZİN VE GÜNEŞİN TADINI ÇIKARAN ÜNLÜLERİN TATİL HALLERİNİ SİZİN İÇİN DERLEDİK.

Güneş sıcaklığını hissettirir hissettimez ünlüler soluğu Bodrum'da aldı. Kimisi arkadaşlarla kaçamak yaparken kimisi ailece vakit geçirmeyi tercih ediyor. Yalnız başına kafa dinleyenler de var kalabalık ortamlarda eğlenenler de. Ama hepsinin ortak tercihi yeşili ve mavisiyle cennet olan Bodrum'da tatilin keyfine varmak. Yeni sürat teknesiyle açılan Acun Ilıcalı, sevgilisi ve oğluyla yaptığı tatil yüzünden gündemden düşmeyen Ebru Şallı, formda görüntüsüyle tüm dikkatleri üzerine çeken Burak Özçivit, güzelliğiyle konuşulan Hande Subaşı ve çok daha fazlası sizin için hazırladığımız Bodrum özel dosyasında.

ELİF DÜRÜST

Plaj şıklığı

Sosyetik güzellerden Elif Dürüst'ü Yalıkavak'taki Bej Beach'de yakaladık. Plajda güneşlenen ve yemek yiyen Elif Hanım daha sonra yüzmek için arkadaşının yatına geçti. Bu sezonun trendi transparan mayolardan tercih eden Dürüst, file pareosu ve takılarıyla şıklığından ve seksapalitesinden ödün vermiyor.

ÖZGE ULUSOY

Tropik keyif

İş ile tatili birleştiren Özge Ulusoy da Yalıkavak Bej Beach'i tercih eden ünlüler arasındaydı. Serin sulardan sonra, güneşin keyfini tropik içeceği ile çıkaran ünlü manken objektiflerimizden kaçmadı. Çapraz geçişleri olan yeşil bikinisi ve fit vücudu ile dikkatleri üzerine çeken Ulusoy, akşama kadar güneşin tadını çıkardı.

EBRU ŞALLI

Sevgilisi ve oğluyla tatilde

Bu yılın bomba aşkına imza atan Ebru Şallı ile Sinan Akçıl çifti, yoğun iş temposundan kaçarak Bodrum'a geldi. Kiraladıkları teknede tatil yapan ikili, denizin tadını çıkardı. Harun Tan'dan olan küçük oğlu Pars ile de özel olarak ilgilenen Şallı'nın keyifli halleri kameralarımıza yansıdı. Ayna gözlükleri ve bikinisi ile renkli bir tarz yakalayan Ebru Hanım, daha önce omzuna kalp içinde yazdırdığı 'Harun' dövmesini kapattırmış.

ÖZLEM YILDIZ

Yazlıkta oğluyla beraber

Eşi Sinan Serter'den boşandıktan sonra dedikodulara hedef olmak istemeyen Özlem Yıldız, Bodrum tatilini ailesinin yanında geçiriyor. Bir süre Çeşme'de babasının yanında kalan oğlu Demir'i alarak Akyarlar'a getiren Yıldız'ın tatilde keyfi yerinde. Plajda renkli bikinisiyle dikkat çeken Özlem Hanım, oğlunun su şakalarına maruz kalarak, serin sulara alışırken görüntülendi.

ARDA TURAN, OĞULCAN ENGİN

Yakın dostlar Bodrum'da

Seda Sayan'ın oğlu Oğulcan Engin ve ünlü futbolcu Arda Turan Bodrum'un tadını birlikte çıkarıyor. Çapkınlıklarıyla ünlenen Oğulcan Engin bu kez tatilde yakın arkadaşı Arda Turan ile birlikte vakit geçirirken görüntülendi. Engin güneşlenirken, Turan serinlemek için yüzmeyi tercih etti.

AYFER TOPRAK-ALİ SAYAR

Kahve molası

Toprak Sanat Galerisi'nin sahibi Ayfer Toprak'a ünlü işletmeci Ali Sayar ile öğlen kahvesi içerken rastladık. Önündeki dosyalar ile tatilde bile çalışmayı sürdüren Ali Bey, kısa molasında sahile gitmek yerine Ayfer Hanım ile koyu bir sohbet gerçekleştirmeyi tercih etmiş.

BURAK ÖZÇİVİT

Keşif tatili

Hem yapımcılığını hem de başrolünü üstlendiği sinema filminin hazırlıklarına başlayan Burak Özçivit, çekim öncesi tek başına tatildeydi. Yalnızca iki günlük kaçamak yapma fırsatı bulan Özçivit, Bodrum’da keşif turuna çıkarak filmi için mekan araştırması yapmayı ihmal etmedi.

DEMET AKALIN-OKAN KURT

Fazla kilolar gidiyor

Demet Akalın her yıl olduğu gibi bu sene de Bodrum'un yolunu tuttu. Bol bol güneşlenerek bronzluğunu koruyan Akalın'ın eşi Okan Kurt'un yanından ayrılmaması dikkat çekti. Yeni doğum yapan ünlü şarkıcı, hamilelik döneminde aldığı fazla kilolardan kurtulmaya başlamış.

ECE-OZAN DOĞULU

Gözü kızlarının üzerinde

Ece-Ozan Doğulu çifti tatil için yeşil ve mavinin bir arada olduğu Bodrum sahillerini seçenlerden. Geçtiğimiz günlerde kızları Arya ve Lila ile ailece görüntülenen çift gün boyu şezlong keyfi yaptı. Ozan Doğulu'nun denizden çıkmayan Arya'dan ve kumda oynayan Lila'dan gözünü ayırmaması dikkatimizden kaçmadı. İki çocuk annesi olan Ece Hanım ise oldukça formda görünüyor.

ACUN ILICALI

Son sürat Bodrum

Geçtiğimiz yıllarda kullandığı Donzi marka sürat teknesini Survivor çekimleri için Panama'ya bırakan Acun Ilıcalı, bu yaz Marauder marka yeni bir tekne satın aldı. Bodrum açıklarında hız yapan Ilıcalı 1.3 miyon Dolar değerindeki teknesinden inmiyor.

HANDE ATAİZİ

Bebek yolda

Hande Ataizi, ABD'li eşi Benjamin Harvey ile Bodrum'un saklı köşelerinde kalabalıktan uzak bir tatil yapıyor. 7 aylık hamile olan Ataizi, güneşten rahatsız olunca kendini serin sulara bırakırken objektiflerimize takıldı.

EROL AKSOY

Kafası başka yerde

İş adamı Erol Aksoy, her yıl olduğu gibi bu sene de Bodrum'da. Genç bir arkadaş grubuyla tatil yapan Erol Bey, elinden telefonu düşürmüyor. Telefonuyla uzun görüşmeler yapan Aksoy'un gergin yüz ifadesi objektiflerimize yansıdı.

FATOŞ SARIGÜL, FANİ AYSAL, REVNA DEMİRÖREN

Gölgede koyu sohbet

Fatoş Sarıgül, Fani Aysal ve Revna Demirören Bodrum günlerini birlikte geçiriyor. Geçtiğimiz günlerde yatta görüntülediğimiz hanımlar günün en sıcak saatlerini gölgede sohbet ederek geçirdikten sonra suda oynayan çocuklarıyla ilgilendi.

GAMZE KARAMAN

Ege suları ürpertti

Eski Türkiye güzellerinden oyuncu Gamze Karaman'ı bir arkadaşıyla Bodrum sahillerinde güneşlenirken yakaladık. Denize girerken soğuktan ürperen güzel oyuncunun neşeli halleri dikkat çekiyordu.

HANDE SUBAŞI

Enerjileri bitmiyor

Hande Subaşı ve Billur Kalkavan tatili en enerjik geçiren ünlülerden. Uzun süre güneşlenmeye dayanamayan iki oyuncu günün keyfine bol bol yüzerek çıkardı. Mercan rengi bikinisi ve fit vücudu ile herkesin dikkatini çeken Subaşı bu sene de sahilin en güzel kadınlarından. Billur Hanım ise pembe bikinisi, sarı saçları ve çiçekli dövmesiyle oldukça renkli görünüyor.

HELİN AVŞAR

Güneşle barışık

Kalabalık ortamlarda görmeye alışkın olduğumuz Helin Avşar bu sene sakin bir tatil geçiriyor. Arkadaşı balık tutarken siyah bikinisiyle yüzen Avşar, güneşlenmek için beyaz tanga bikini tercih etti.

MELDA KOSİF

Anne-kız başbaşa

Cemiyet hayatının tanınan isimlerinden Sinan Kosif'in eşi Melda Kosif, kızı Melina ile birlikte Bodrum'da vakit geçiriyor. İş yoğunlu sebebiyle tatil planına dahil olmayan Sinan Bey, anne kızı başbaşa bırakmış.

RAHŞAN-SARUHAN TAN

Gözlerden uzakta

YKM'deki hisselerini sattıktan sonra Big Chefs Restoranları'na ortak olan Saruhan Tan ve eşi Rahşan Tan, tatili Gündoğan'da gözlerden uzak geçirmek isteyenlerden. Öğlen saatlerinde yatlarında arkadaşlarıyla vakit geçiren Tan ailesinin keyifli halleri objektiflerimize yansıdı. Büyükler sohbet edip güneşlenirken, çocuklar su şakalarıyla eğlenmeyi tercih etti.

İŞTAH KONTROLÜ ÜZERİNE BİRKAÇ İPUCU…

Zayıflama sürecinde ve sonrasındaki koruma döneminde atılacak en önemli adımlardan biri iştah kontrolünü öğrenmek ve başarmaktır. İştah, günlük besin alımından, tercih edilen besinlerden, öğün sıklığından ve fizyolojik döngülerden etkilenebilen bir olgudur.

Vücudumuzda iştahı kontrol eden karmaşık, ama bir o kadar da hayranlık uyandıracak bir sistem vardır. Peki, besin tercihlerimizde ve yaşam tarzımızda yapacağımızı bazı değişikliklerle iştahımızı kontrol altına alabilir miyiz?: Evet… Kahvaltı öğününü asla atlamayın. Vaktiniz olmadığından şikayet ediyorsanız; bir yumurta ile bir ince dilim tam tahıllı ekmek tüketmek ne kadar vaktinizi alabilir ki… Ya da akşamdan hazırladığınız yarım yağlı beyaz peynir ile yapılmış yağsız sandviçinizi, işe gitmek için hazırlanırken, tost makinesine koymak ne kadar zor olabilir ki… Ana öğünlere çorba ile başlayın. Ancak, kremalı çorbalarla değil. İçine ekleyeceğiniz yeşil mercimek, nohut gibi kurubaklagiller ile veya bulgur, kara buğday gibi tahıllarla zenginleştirilmiş, yağsız ya da çok az yağlı çorbaları tercih edin. Her ana öğünde muhakkak büyük bir kase, yağsız salata tüketin. Öğüne salata eklemenin o öğünde tüketilen besin miktarını %12 azalttığı saptanmıştır. Besinle posa alımınızı arttırın. Posadan zengin besinler, kurubaklagiller, tam tahıllı besinler, sebzeler ve meyvelerdir. Gün içinde tüketeceğiniz yarım yağlı süt ya da yoğurt, içerdikleri whey ve kazein proteinleri ile, iştahınızı kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır. Kaliteli, ama az yağlı protein almaya özen gösterin. Her kahvaltınıza yumurta, her ana öğününüze avuç ayası büyüklüğünde ızgara veya yağsız olarak fırında pişirilmiş az yağlı et veya derisiz tavuk göğsü veya balık ekleyebilirsiniz. Ancak, kilo sorununuz varsa bir diyetisyene danışabilir, size özel hazırlanmış beslenme programınız ile hedef ağırlığınıza ulaşma sürecini hızlandırabilir ve kolaylaştırabilirsiniz. Birkaç tane yağlı tohum tüketimi yine iştah kontrolü anlamında faydalı olacaktır. Hem içerdikleri yağ asitleri hem de mineraller bu anlamda destekleyicidir. Miktarı ise ceviz için 2, fındık ya da badem için 6, yer fıstığı (tuzsuz olarak) için 10 adettir. Fazlasına gerek yok. Ayrıca da, kavrulmamış olanları tercih edilmelidir. Yağı tamamen hayatınızdan çıkartmayın, ama miktarını azaltın ve kontrol altına alın. Örneğin; bir kg sebze yemeğini pişirmek için kullanacağınız yağ miktarı 1 yemek kaşığını geçmesin. Etli sebze yemeği yapacaksanız ise önce eti kısık ateşte bir miktar pişirerek saldığı yağı yemeği pişirirken kullanmak en iyi tercihtir. Etli yemeklere yağ konmasına gerek olduğunu düşünmüyorum; ki ben de evimde eklemiyorum. Su içmeyi unutmayın. Evinizde, ofisinizde görünür yerde ve cam şişede suyunuz yanınızda olsun. Günde en az 8 bardak içmeye çalışın. Bazı çalışmalar açlık duygusu oluştuğunda öğüne su içerek başlamanın iştahı baskılayıcı bir etmen olduğunu belirtmektedir. Ancak, akabinde, birkaç lokma besin tüketiminin kan glukoz düzeyini arttırmak ve ghrelin (besin alımını uyaran bir nöropeptid) düzeyini düşürmek için faydalı olduğu belirtilmiştir. Ara öğün tüketimine özen gösterin. Ana – ara öğün arası süre 3 saati geçmesin. Araştırmalarda öğün sıklığının arttırılmasının sadece iştah kontrolü üzerine değil kan LDL kolesterol (kötü huylu kolesterol), total kolesterol ve insulin düzeylerinin düzenlenmesi anlamında da faydalı olduğu belirtilmiştir. Ara öğünde tüketebileceğiniz ve iştah kontrolü adına fayda sağlayabilecek bazı meyveler elma, turunçgiller, yaban mersini, ananas ve avokadodur. Yavaş yemek yemeye ve iyi çiğnemeye özen gösterin. Besin alımı başladığı andan itibaren geçen 20. dakikanın, bazı çalışmalara göre de 25. dakikanın sonunda tokluk merkezi uyarılır ve besin alımı durur. Bu nedenle, ne kadar yavaş yemek yemeye, iyi çiğnemeye özen gösterirsek, bu 20 dakikalık fizyolojik periyoda sığdıracağımız besin miktarı da o kadar kontrollü, öğünden aldığımız enerji o kadar az olacaktır. Besin tüketiminden sonra dişlerinizi fırçalayın ki, ağzınızda ve aklınızda besinin tadı kalmasın. Günlük yaşantımıza egzersizi yerleştirmek iştah kontrolü adına önemli bir hamledir. Araştırmalarca, düzenli egzersizin besin alımını uyaran, dolayısıyla iştahı arttıran hormon düzeylerini baskıladığı belirtilmiştir. Bu nedenle egzersizi hayatınıza sokmak önemli bir adımdır. En az 20 dakikalık tempolu yürüyüşlere çıkmaya çalışın. Gittiğiniz yerlerde merdivenleri kullanmaya çalışın. Ofis içinde telefonu kullanmak yerine ulaşmak istediğiniz kişinin yanına gidin. Egzersiz yapmaktan keyif alan insanlarla birlikte olmaya özen gösterin. Ayrıca, çiçeği burnunda anneler için bir not; emziklilikte kontrolsüz besin alımının yeni doğanın adipoz doku (yağ dokusu) oranını, adipoz dokudan ve beyinden salınan ve iştahı arttıran hormon düzeylerini arttırdığı; dolayısıyla bebeği gelecekte iştahlı bir birey olma yolunda hazırlayabildiği saptanmıştır. Toplumumuzda yeni anneleri çok besleyerek süt üretimini arttırma çabası vardır. Ancak, emziklilik döneminde kontrolsüz besin tüketimi bebeği obez adayı olarak geleceğe hazırlar. Küçük yaşam tarzı değişiklikleri ile sağlıklı, formda ve mutlu bir hayata merhaba demeniz dileğiyle… Yrd.Doç.Dr.Ç.Tuba Günebak Beslenme ve Diyet Uzmanı Turan Güneş Bulvarı Sancak Mah. 509 Sok 2/6 Yıldız-Çankaya/Ankara Tel: 0312 438 39 99 – 0535 790 67 17

BAŞARIYA DÖNÜŞEN TUTKUNUN HİKAYESİ

MİLKA KARAAĞAÇLI, TUTKUNUN BAŞARIYA DÖNÜŞTÜĞÜ ENDER HİKAYELERDEN BİRİNİN SAHİBİ. HİÇ ARA VERMEDEN ÜRETİM YAPTIĞI TAKI TASARIMI ALANINDA İSMİNİ DÜNYA ÇAPINDA DUYURMAYA DEVAM EDİYOR. İŞİNDEN BAHSEDERKEN GÖZLERİNİN İÇİ GÜLEN MİLKA HANIM, BİZE 'KISMET'İNİ ANLATTI.

Kraliçe anlamından türeyen ilginç ismiyle hemen hafızalarda yer eden başarılı, samimi ve enerjik bir kadın Milka Karaağaçlı. Takı tasarımından duyduğu hazzı keşfedince, uzun yıllar çalıştığı reklamcılık sektörünü aniden bırakan Milka Hanım, bugün neredeyse kendini Kısmet by Milka ismiyle kurduğu takı ve mücevher markasına adamış. Biz de başarılı tasarımcının ofisine konuk olarak, içindeki sese kulak vermenin ve arzuların peşinden gitmenin tatmin edici sonucunu görmek istedik. 'Kısmet' takıları ve pozitif enerjisiyle bizi ağırlayan Milka Hanım'ın takı tasarımı serüvenini ve yarattığı ürünlere karşı duyduğu heyecanı kendisinden dinledik.

'Milka' gerçek adınız mı? Anlamı nedir?

Evet. Babaannemin adı... Aslında orijinali Malka, kraliçe anlamında. Annemler Malka’yı Milka olarak değiştirmişler.

Nasıl bir aile ortamında büyüdünüz? Sizi kreatif düşünmeye teşvik eden geçmiş birikimleriniz neler?

Aslında takı, mücevher, moda ve tasarım kendimi bildim bileli hayatımda vardı. 4-5 yaşlarındayken, dedemin evde ürettiği bijuterilerin içinde kaybolduğumu hatırlıyorum. En az 8-9 tane bilezikle doldururdum bileğimi. Şimdiki halimden bir farkım yoktu yani. Kendi kendime ürettiklerim de oluyordu çoğu zaman. Takı takmayı hep çok sevdim. Bu insanın içinden gelen bir şey sanırım. Modaya, trendlere merakım vardı. Tarzım da çok net ve keskindi. Hala da öyle... Takı bence bir duruş, hayata dair arzuları, sevgiyi, korkuyu ve daha birçok duyguyu dışarı vurduğunuz bir araç. Kıyafetlerinizi her gün değiştiriyorsunuz ama takılarınız aylarca belki yıllarca bileğinizde kalabiliyor, her gün onlara bakıyorsunuz. Dolayısıyla çok daha fazla anlam ifade edebiliyor.

Eğitiminiz ne üzerineydi?

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden sonra Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü'nü bitirdim. Yani aslında uzmanlık alanım pazarlama ve iletişim üzerine.

Peki sonrasında reklamcılık macerası nasıl başladı?

Üniversite 2. sınıfta Wunderman Reklam Ajansı'nda çalışmaya başladım. Ardından JWT Ajans’ta devam ettim. 13 sene kadar hiç ara vermeden büyük bir iştahla çalıştım. Müşteri ilişkileri bölümünün başındaydım, pazarlama ve iletişimle iç içe geçti yıllarım…

Takı tasarımcılığı fikri nasıl oluştu?

Ansızın karşıma çıkan bir fırsatla hayal ettiğim işe başladım ve Kısmet by Milka markasını yarattım. 2008 yılının Kasım ayıydı; Londra’da yaşayan bir İngiliz arkadaşıma hediye olarak nazar boncuklu kolye götürdüm. Spiritüelliğin yeni trend olduğu o dönemde, Türk geleneklerini temsil eden bu kolye çok beğenildi ve tüm arkadaşlarımdan bilezik, küpe, kolye siparişleri gelmeye başladı. Bu bana ilham verdi ve 3 haftada, 70 farklı nazar boncuklu model yaparak Londra’ya yolladım. Tamamı satıldı. Kısa sürede çok yol kat edince işin şekli değişti. İnsanlar tasarımlarımı beğenip almak istedikçe, çocukluğumdan beri varolan hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim. Takı tasarımı üzerine atölyelerde çalışarak, ustalardan birebir özel eğitimler aldım. Tam bir buçuk sene gerçek anlamda atölyede yaşadım; orada yattım, kalktım diyebilirim. Beni bu işe aşık eden de o öğrenme süreciydi. Hayata bakışımı, inançlarımı ifade edebileceğim bir alan bulmuştum. İşin inceliklerini öğrendikçe daha büyük haz duymaya başladım ve mesleğimi bırakarak bu yeni serüvene başladım.

“BENCE HAYAT, AN İÇİNDE ALDIĞIMIZ KARARLAR VE YAPTIĞIMIZ SEÇİMLER İLE ÇİZDİĞİMİZ YOLDAN OLUŞUYOR”

Peki, "Kısmet" ismi nereden çıktı?

Hayatta her an bir seçim yaparak, geleceğimizi şekillendiriyoruz. Aslında kendi kararımızla kendi geleceğimizi yaratıyoruz. Kısmet, şans demek, nasip demek hepsi de gelecekle ilgili... Ben diyorum ki bu marka benim 'Kısmet’im, şansım… Kısmet taktığımda gerçekten kendimi iyi hissediyorum ve şansımın, enerjimin açıldığına inanıyorum. An'ımı pozitif yönde şekillendirebiliyorum. Her bir ürünü de bu güzel enerjiyle tasarlıyorum. Kısmet takanlar bunu çok iyi biliyor. Özetle ‘kısmet’ kelime anlamı olarak çok derin, bir o kadar da güzel benim için. Ayrıca yabancılar da telaffuz edebiliyor ve anlamı çoğu insan tarafından biliniyor, ilginç ve çekici geliyor. İsmin özellikle Türkçe olmasını arzuladım. Çünkü ben bir Türk markası yarattım, tasarımlarımda bunun yansıması var. Marka, isminde de bundan bir parça taşısın istedim.

Kadere inanır mısınız?

Az önce bahsettiğim gibi kendi kısmetimi kendim yaratırım. İyi düşünürüm, içten isterim, gerçek olur. Bence hayat, an içinde aldığımız kararlar ve yaptığımız seçimler ile çizdiğimiz yoldan oluşuyor.

Kısmet by Milka doğru zamanlarda doğru yerlerde kendini tanıtmış bir marka. Bunda sizin reklamcı kariyer geçmişinizin de etkisi var mı?

Kesinlikle çok etkili oldu. Ben pazarlamayı reklamcılıkla öğrendim. Unliever, Vodafone, HSBC gibi uluslararası hizmet veren markalarla çalıştım, onların bana katkısı çok büyük oldu. Markamı nasıl yaratacağımı çok iyi biliyordum. İsminden logosuna, kurumsal renklerinden marka imzasına kadar her şeyi planlayarak ve markanın stratejisini yazarak yola çıktım.

Tasarımlarınızla kimlere hitap ediyorsunuz?

Kısmet kadını güçlü ve kendine güvenen bir kadın! Tasarladığım takılarda tamamen kendi stilimi yansıtıyorum. Modellerimin hepsi keskin ama sade modeller. Çok fazla materyal karıştırmıyorum. Bu da tüm takılarımın birbiriyle kullanılabilmesini sağlıyor. Çok erkeksi tasarımlarım da var, romantik feminen modellerim de. Tasarımlarımın fiyat aralığı çok geniş. Dolayısıyla tarzımı seven, Kısmet takmak isteyen mümkün olduğunca fazla kişiye ulaşmaya çalışıyorum.

Üretirken nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham kaynağım; hayatın kendisi, yaşadığım tecrübeler, geçmişim, hayallerim, sevdiklerim... En çok da sevdiklerimle yaşadığım güzel anlardan, heyecanlarımdan, aşktan ve tezat duygulardan besleniyorum. Tatillerin yeri de benim için ayrı. Birçok koleksiyonumun hikayesi tatil sırasında ortaya çıktı. Bazen de okuduğum kitaptan bir satır, dergide rastladığım bir detay ya da yolda yürürken hissettiğim bir duygu bana ilham verebiliyor.

Peki bir koleksiyonun oluşum süreci nasıl gerçekleşiyor?

Her bir koleksiyon kendi hikayesiyle doğuyor. Şık bir mücevher önce göze hitap etmeli, sonuçta tasarım önce vitrinde görülüyor ardından hikayesi öğreniliyor. Eğer tasarımın hikayesini bilirseniz aldığınız mücevhere daha çok bağlanıyorsunuz ve işte o zaman hissederek taşıyorsunuz. Bu bakış açısıyla yaratıyorum tasarımlarımı. Elbette ki çok araştırma yapıyorum, altınla birleştirebileceğim malzemeler buluyorum, yeni trendleri takip ediyorum. Ama sonunda yine kendi hayatımdan, ruh halimden besleniyorum. İnsanın içinde bir sürü tezat var, naiflik ve romantizm gibi yumuşak duygular varken, agresiflik gibi meydan okuyan tavırlar da var. Koleksiyonlarımda hemen hemen bütün duygulara yer veriyorum. Tasarımların ortak noktası ise estetik anlayışı. Her bir parçanın aynı elden çıktığını anlayabiliyorsunuz. Önce fikir ortaya çıkıyor, sonra onu görselleştiriyorum ve atölyede hayata geçiriyorum. Bu toplamda minimum bir ay gibi bir süre alıyor.

Tasarımlarınızın imitasyonlarını görmek sizi rahatsız ediyor mu?

Taklit sorusu genelde hep bana soruluyor (gülüyor). Bazı kuyumcu ve tasarımcılar sitemi ya da instagram hesabımı açıp, bazen tasarımların aynılarını bazen de benzerlerini yapmaya çalışıyorlar. Gece gündüz çalışıyorum, emek veriyorum, düşünüyorum, yaratıyorum. Bu kadar emek verdikten sonra aynısının başkaları tarafından yapıldığını görmek tabiki beni üzüyor. Bir yandan da gururlandırıyor. Alanında en iyi olmak ve bir kategoriye yön vermek güzel bir duygu. Bu konuya çok kafa yordum. Tasarımlarımın teliflerini alıyorum ama taklitlerle ilgili şu an bir şey yapmıyorum. Çünkü onlar taklit edene kadar ben yenisini yapmış oluyorum. Zaten hızlı tüketilen bir sektör ve ben kişilik gereği her hafta yeni bir model çıkarmazsam rahat edemiyorum. Müşterilerim bana çok sadık ve inanın hepsi taklit olanları çok iyi biliyor. Bu da bana yetiyor sanırım.

Gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz?

2010'dan beri yılda 2 kez New York ve Paris moda haftalarına katılıyorum. Moda haftalarından davet almak ve dünyaca ünlü mağazalardan, moda basınından ilgi görmek çok güzel. Yurt dışından alışveriş yapan müşteriler ilk günden beri satın almaya devam ediyor hatta beni görmeye Kısmet takılarıyla geliyorlar. Bu beni gururlandırıyor. Uzun vadede Avrupa ve ABD’de yeni Kısmet by Milka showroomları açarak büyümeyi ve kendi kategorisinde dünyanın en çok bilinen 5 markasından biri olmayı hedefliyorum.

Ünal Başkan tatilde

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal, eşi Fani Aysal ve minik kızı Alin’le Bodrum Cennet Koyu’na demirli 'Barbie' isimli teknesinde tatil yapıyor.

Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal ve Yunanlı eşi Fani Aysal’ın Bodrum’daki tekne tatili başladı. Yunanlı eşi Fani Aysal’dan Alin adında bir kızı olan Ünal Aysal, tatilde kendisini ailesine adadı. Aysal, eşi Fani Hanım'ı sörf yaparken yakından takip etti. 'Barbie' isimli teknesini Cennet Koyu’na demirleyen Ünal Aysal ise şnorkel ile yüzdü. Saatlerce denizde kalan Fani Hanım'a, teknedeki yardımcılar yerine eşi Ünal Aysal havlu götürdü.

Ömer Sabancı'nın sade ve sessiz tatili

İş dünyasının önde gelen isimlerinden Ömer Sabancı, Bodrum'da tek başına objektiflere yansıdı.

İstanbul'daki yoğun iş temposundan bunalarak Bodrum'a giden Ömer Sabancı, tatil sezonunu açtı. Zodyakla Cennet Koyu'ndaki teknesine giderken görüntülenen Ömer Bey, hafta sonunu tek başına geçirdi. Arzu Sabancı'nın İstanbul'daki işleri nedeniyle eşi Ömer Bey'e eşlik edemediği görüldü. Teknesinde,yalnız vakit geçiren Ömer Bey, bol bol yüzerek stres attı.

Bodrum Süperb Club’ta muhteşem parti

Levent Güdüllüoğlu ve Wolfson Gökhan Bozkurt Bodrum’da şık bir parti düzenledi. Gümbet Yel Değirmenleri’nde bulunan Superb Club’daki partiye, tatilini Bodrum’da geçiren Ankara ve İstanbul’dan pek çok davetli katıldı.

Partide Superb’ın işletmecisi Şeniz Bengüer ev sahipliği yaptı. Muhteşem bir manzaraya sahip Superb Club, misarfirlerini kendisine hayran bıraktı. House müzik denildiğinde Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden olan Wolfson, kabindeki yerini aldı. Wolfson’un müzikleri ile Bodrum gecelerinin klasiği dans ve eğlence geceye adını verdi. Muhteşem bir atmosferde geçekleşen partide eğlence geç saatlere kadar sürdü.

Caroline Koç, hız kesmiyor

Bodrum Türkbükü’nde demirli teknesinde yabancı misafirini ağırlayan Caroline Koç, aynı gün özel helikopteriyle Çeşme'ye gitti.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç’un eşi Caroline Koç tatile çıktı. Bodrum Türkbükü’nde demirli teknesinde yabancı misafirini ağırlayan Caroline Hanım, gün boyu konuklarıyla yakından ilgilendi. Bodrum’un en güzel koylarını misafirine gezdiren Koç, daha sonra özel helikopteriyle Çeşme’ye geçti. Helikopterle Sheraton Oteli’nin çatısına inen Caroline Hanım, iner inmez arkadaşlarıyla birlikte ilk olarak Çeşme'yi kuş bakışı fotoğrafladı. Alaçatı’daki evine giden Caroline Hanım, misafirine Çeşme’yi gezdirerek tatil turunu tamamladı.

RAHATLIĞIN EN ŞIK ŞEKLİ

Yıllar geçse de modası asla geçmeyen espadriller ile bu sezon hem şık hem de konforlu adımlar atın.

Hazırlayan: Buket Kıcıman

1980'li yılların sıcak günlerinde herkesin ayağında olan keten espadriller, yıllar geçse de modası asla geçmeyen ayakkabılardan. Her çeşit kombinle uyumlu ve şık duruşu, konforlu formu sebep olsa gerek, Salvador Dali'den Grace Kelly'e, John Kennnedy'den Lauren Bacall'a kadar pek çok ünlü isim 80'li yıllarda bu modellerle poz verdi. Espadriller bu yaz da trend olmaya devam ediyor, fakat geleneksel keten modellerin dışına çıkarak... İşlemeler, nakışlar, boncuklar, danteller, fotoğraf baskıları, el çizimleri, renkli boyamalar ve transparan detaylar ayakkabılara farklılık katıyor. Stella McCartney, Valentino, Sophia Webster gibi markaların sezon konseptlerini yansıttıkları espadrillerin yanı sıra, kişisel çalışmalar yapan tasarımcıların özgün çizimlerle süslediği modeller de dikkat çekici.

İspanya'nın Katalonya bölgesinde yaşayan köylülerin, rahat çalışmak için ince bir taban ve keten kumaş ile diktiği ayakkabılar, 80'li yıllarda herkes tarafından çok sevildi. Lauren Bacall da bu modayı takip eden ünlüler arasındaydı. Key Largo filminde kısa şortunun altına giydiği espadrilleriyle çok şık görünüyor.

Hem uzun boylu görünmek hem de rahat etmek istiyorsanız, platform modelleri denemelisiniz.

Toms'un yeni koleksiyonundaki boyama modeller Haiti Sanat Kolektifi tarafından hazırlanıyor. Her biri el yapımı olan boyamalarda sanatçıların imzası da var.

Mermerci ve Aydın'ın Bodrum'da romantik anları

Derin Mermerci ile eşi Cem Aydın, Bodrum'da tekne sezonunu açtı.

Sosyetenin ünlü ismi Derin Mermerci'yle medya yöneticisi eşi Cem Aydın'ın Bodrum tatili teknede başladı. Çift önceki gün 'Slice of Life' (Bir Dilim Hayat) adlı teknelerinin arkasında romantik anlar geçirirken aniden gelen bir dalganın azizliğine uğradı. Şortları ıslanan çift sohbetlerine teknenin içinde devam etti.

Sarıgül ailesinin Bodrum keyfi

Galatasaray Spor Kulübü’nün genç yöneticilerinden Emir Sarıgül, eşi Fatoş Sarıgül çocukları Ayşe Naz ve Azra ile önceki gün Bodrum’da objektiflere yansıdı.

Fatoş Sarıgül’ün annesi Muhlet Altınbaş ve babası Ali Altınbaş’ın kendilerine eşlik ettiği tatilde, renkli görüntüler ortaya çıktı. Cennet Koyu’na demirledikleri 'Unique Naz' isimli teknelerinde tatil yapan Sarıgül Ailesi, hafta sonunu Bodrum’da geçirdi. Ali Altınbaş ve Emir Sarıgül teknenin arka kısmında çocuklarla denize girerken, Fatoş Sarıgül ve Muhlet Altınbaş onları izlemekle yetindi.

ATTILA MARCEL

Fransız sinemasında absürd bir hikaye

Hazırlayan: Buket Kıcıman

Anne ve babasını iki yaşında kaybettikten sonra iki teyzesi tarafından büyütülen Paul, 30 yaşına gelmiş bir yetişkin olsa da çocuk kalmayı tercih etmiş bir müzisyendir. Çocukluğundan beri tek kelime konuşmayan ve teyzelerinin mükemmeliyetçi yaşam tarzına ayak uydurmaya çalışan Paul, komşuları Madam Proust ile tanışarak kendini tuhaf, pastoral bir atmosferin içinde bulur. Proust'un, anne ve babasının nerede olduğunu bildiğini söylemesiyle Paul'ün dünyası tamamen değişecek ve yeşerecektir.

Sylvain Chomet'in son filmi Attila Marcel, 30 yaşlarında, suskun ve hüzünlü bir adamı merkeze alıyor. Bu adamın ilişkili olduğu çevrenin birbirinden zıt yaşam tarzları ve bakış açıları ise hikayeye derin bir renklilik kazandırıyor. Fransız aktör Guillaume Gouix, Paul'ü bir karakterden çok tip olarak yorumlamış. Yönetmenin önceki filmlerinde karşılaştığımız, kalıpları olan absürd karakterleri hatırlarsak, burada da aynı üslupla filmi işlediği ortada. Belli bir rutinin sınırları içinde yaşayan, duygusallığını robotik hareketlerle örten ve yaptığı müzikten bile keyif almayan Paul; Paul'ü büyüten mükemmeliyetçi ve kontrolcü, Fransız aristokrasisinin temsili iki teyze ve Paul'ün yaşamına aniden dahil olarak bilinmeyen geçmişine doğru bir kapı aralayan Madam Proust... Yalnızca ana karakterler değil yan karakterler ve hatta Madam Proust'un 'küçük ayı' olarak tanımladığı köpeği bile bir karikatürden çıkıp bu senaryoya konuk olmuş gibi. Paul'ün hüzünlü hikayesini gülümseten detaylarla birleştiren Chomet, naif bir Fransız filmi sunuyor bize. Merak duygusunu güçlendiren, etkileyici müzikler ise bu naifliği iddialı hale getiriyor. Romantik Fransız filmlerinin görüntü yönetmeni Antoine Roch’un ustalığı ve Olivier Bériot’un başarılı kostüm tasarımlarıyla film teknik açıdan oldukça güçlendirilmiş. Bu ay vizyona giren Attila Marcel'i ziyaret etmek, Paul'ün hüzünlü hikayesini tebessümle izlemek gerek.

Chomet'in geçtiğimiz yıllarda yönettiği 'Les Triplettes de Belleville' ve 'The Illusionist' animasyonlarındaki keyifli görsellik, bu filmde gerçek mekanlarda gerçek insanlarla çiziliyor. Ortak olan şey ise yönetmenin vazgeçmediği absürd stil.

Filmin en ilginç mekanı, Madam Proust'un enteresan bitkiler yetiştirdiği ve Uzak Doğu'ya özgü aksesuarlarla süslediği evi. Bu özgün kadının pastroral yaşam biçimi, ilham alınası bir tarza sahip.

Madam Proust'un doğayı kucaklayan yaşam tarzından esinlenerek, sizin için seçimler yaptık.

Akçay ailesi geleneği bozmadı

ANKARA CEMİYET HAYATININ ÜNLÜ İSİMLERİNDEN AYSEL AKÇAY VE KIZI BERİL AKÇAY, HER YIL GELENEKSEL OLARAK TÜRKBÜKÜ'NDE VERDİKLERİ DAVETLERİNİ BU YIL DA DÜZENLEDİ.

Akçay ailesinin Türkbükü Kesire Evleri’ndeki muhteşem deniz manzaralı yazlığında her yıl geleneksel olarak düzenlediği davet, bu yıl ramazan ayına denk geldiği için iftar yemeği olarak organize edildi. Aysel Akçay’ın davetine İstanbul ve Ankara’dan birçok yakın dostu katıldı. İftar öncesi havuz başında bir araya gelen konuklar, daha sonra oruçlarını açmak için masadaki yerlerini aldılar. Geç saatlere dek süren yemekte davetliler uzun uzun sohbet etme imkânı buldu.

Beş yıldızlı plaj partisi

Lüks oteller zinciri MANDARIN ORIENTAL Bodrum’un içinde yer alan Juju Beach, renkli bir plaj partisi ile açıldı.

Astaş Holding’in 600 milyon Euro yatırımla hayata geçirdiği Mandarin Oriental Bodrum’un içinde hizmete giren, Babylon’un yönetimini üstlendiği plaj ve bar konseptli JuJu Beach, Göltürkbükü Cennet Koyu’nda renkli bir parti ile açıldı. DJ Septem ve Mehmet Garan’ın müzikleriyle şenlenen partiye, iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleri katıldı. Buddha-Bar, Hotel Costes gibi mekânların DJ’leri Stéphane Pompougnac ve Claude Challe gibi isimlerin performans sergileyeceği Juju Beach’te parti keyfi, yaz sonuna kadar devam edecek.

Moda Dergi Instagram
Moda Dergi Business
Moda Dergi Haftanın Şıkları
Moda Dergi Kapak
Moda Dergi – Moda, Haber, Röportaj, Kültür Sanat, Alışveriş, Business, Dosya Haber, Lifestyle ve günlük hayatın içinde ne kadar güzellikler varsa Moda Dergi orada.
MODA Dergi Facebook Sayfasini Begen