Keyifli Hayatın Dergisi

Ankara’da sanatın sokağı var

SHARE
, / 255 0
   

Rc Sanat ve Bilkent Center Sanat Sokağı’nın kurucusu Rahmi Çöğendez’in bir hayali var: Ankara’yı sanatın başkenti yapmak.

Rahmi Çöğendez’in kurduğu Rc (Real Collection) Art Gallery 1998 yılında Ankara’da sanat dünyasına merhaba demiş bir kurum. Geleneksel çizgideki eserler üzerinden başladıkları projelere; Bilkent Sanat Sokağı oluşumunun ardından, çağdaş eserler ve deneysel çalışmalar da eklemişler. Ve Ankara’nın sanat merkezlerinden biri haline gelmeyi başarmışlar. Bilkent Sanat Sokağı projelerini yürüten Çöğendez, Ankara’da sanatın önemine ve sanatsal-toplumsal çalışmalarına dair sorularımızı yanıtladı.

Rc Sanat’ı bize kısaca anlatır mısınız?
Rc Sanat, Real Collection ismiyle 1998 yılında geleneksel Türk sanatları üzerine düzenlenen sergiler zinciri organizasyonu ile çalışmalarına başladı. 2008 yılına dek RC Sanat’da gelenseksel işler daha ön plandaydı. Daha sonra Bilkent yönetiminin de sanata olan ilgisiyle Bilkent Center Sanat Sokağı oluşumuna imza attık. Londra’daki Cover Garden’ı örnek alarak böyle bir yapılanma içine girdik. Amacımız başkenti aynı zamanda sanatın da başkenti haline getirmek, diplomatik giriş çıkışın yoğun olduğu şehrimizde, Türkiye sanatının ileri seviyelere ulaşmasını sağlamak. Bunun için çeşitli projeler gerçekleştirdik. ‘Her duvar bir orijinali hak eder’ diyerek, küçük resimleri, çok uygun rakamlarla insanların almasını sağladık. Unicef ile iş birliği içerisinde projeler ürettik. Yani 2008’den bu yana Bilkent Sanat Sokağı’nda sürekli bir yenilenme içerisindeyiz. Bu sokak her şeyiyle, organizasyonlar ve müzayedeler içinde sanat koksun istiyoruz.

   

Bilkent Sanat Sokağı ile Ankara’da neyi değiştirmeyi amaçlıyorsunuz?
Bilkent Sanat Sokağı, 2008 yılında kurulduğundan bu yana sosyal alanlar başta olmak üzere her noktada iyi bir enerjiyle ilerledi. Daha önce denenmemiş aktiviteleri gerçekleştirerek, bine yakın sanatçı ile çalıştık. Önemli koleksiyonları sergilerken, farklı sanatçıları ağırlamanın yanı sıra, birçok sanatseverle de tanışmış olduk. Herkesin erişebileceği ilk sokak müzayedesini gerçekleştirdik. Çocukları ihmal etmedik ve onlara uygun bir galeri olan Galeri Pastel’i açtık. Sanat konusunda ilgilerini çekmek için onların boyuna ve görüş açısına uygun, dünyada eşi olmayan bir galeri yaptık. Bilkent Sanat Sokağı yapılanma süreci devam etmesine rağmen, Ankara’da sanata dair bir merkez haline geldi bile. Türkiye İstanbul’dan ibaret değil. Dünyadan örneklere baktığınızda, bu tip ulusal galeriler genellikle başkentlerde yer alır. Sanat yoğunluğuna ve sirkülasyonuna başkentler ev sahipliği yapar. Biz de Ankara’yı bu yönde geliştirerek daha tatminkar bir hale getirmek istiyoruz. Şimdi bizden örnek alan pek çok alışveriş merkezi, sanatsal aktiviteler için alanlar ayırmaya ve organizasyonlar gerçekleştirmeye başladı. Sergi salonları içinde, kapılar ardında kalan bir sergiye insanların ilgi göstermesi zorlaşıyor. Bizim projelerimizde ise insanlar, sanatla sokak rahatlığında buluşuyor. Ankara’nın her türlü olumsuzluğa rağmen bir sanat şehrine dönüşeceğine inanıyoruz.

Sizce insanlar neden sanata yönelmeli?
İnsanların sanat üzerinden yaşadıkları duygusal tatminin yanı sıra sanat, günümüzde başka anlamlar da ifade ediyor. Resim artık sadece dekoratif bir ürün olarak düşünülmüyor. Koleksiyonerler ciddi birikimler yapıyorlar. Çünkü resme yatırım, geri dönüşü en verimli yatırımdır. Bence en iyi menkul, taşınabilir menkuldür. Resim dünyanın her yerinde para ediyor. Tarih boyunca görüyoruz ki savaşlarda ve krizlerde bile değerini kaybetmiyor. Önemli olan hangi eserin alınacağı ve neye yatırım yapılacağı konusunda doğru kararlar verebilmek. Bu da ancak zamanla ve tecrübeyle mümkün oluyor.

Önümüzdeki günlerde Bilkent Center Sanat Sokağı’nda yer alacak sergilerden bahseder misiniz?
Önümüzdeki günlerde pek çok sergi düzenlenecek ama en yenisi ve en önemlisinden kısaca bahsedeyim. Soma faciasından sonra biz de kendimizi bir şeyler yapmak zorunda hissettik. Yardıma muhtaç ailelere faydamızın dokunacağı bir organizasyona imza atmaya karar verdik. Yönetmenliğini bizzat benim yapacağım bir müzayede düzenleyerek, eserlerden gelen tüm geliri TED işbirliği ile Soma’ya göndereceğiz. Projeye destek verecek sanatçılarımızla görüştüğümde, “100 eserin satışını yapacağız” dedim. Karşılığında, “100 eser az daha fazlasını koymalıyız” gibi özverili geri dönüşler almak beni çok gururlandırdı. Bu sergide bize yardımcı olan başta TED ve Moda Dergi olmak üzere her kuruma, teşşekkür ediyorum. Sadece bu müzayede ile yetinmeyeceğiz, bunun gibi toplumsal ve sosyal fayda içeren pek çok proje üretmeye kararlıyız.

Röportaj:Buket Kıcıman, Fotoğraf: Derin Gökçe

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN