Keyifli Hayatın Dergisi

BAŞARININ ÖYKÜSÜ; HANDE GÖZÜM

SHARE
, / 378 0
BAŞARININ ÖYKÜSÜ; HANDE GÖZÜM
   

Dur durak bilmeyen azmi ile başarılı iş kadınları arasındaki yerini koruyan Hande Gözüm, aile şirketindeki konumuyla kendisini sınırlamayarak kimsenin fark etmediği yeni iş alanlarına adım atıyor. Hande Hanım, enerji sektöründeki çalışmalarının yanı sıra niş pazarlara da el atarak çölyak hastaları ve vegan tüketicilere de ürünler temin ediyor. Ayrıca organik ve bambu iplikten üretilen bebek kıyafetleriyle de ilgilenen Hande Hanım, minik hayvan dostlarımızı da unutmayarak onlar için de kıyafetler üretiklerini ifade ediyor.

Röportaj: Esin KORUCU Fotoğraf: Özgür KARABULUT

Başarılı bir programlama, yapılan düzenli bir plan ile birden çok iş alanında kendisini kanıtlayan Hande Gözüm, azim dolu öyküsünü MODA okurlarıyla paylaştı.

Öncelikle sizi yakından tanıyabilir miyiz?
Tabii, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunuyum. Amerika’da Lynn University’de MBA ve Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Kamu Politikası alanında iki ayrı yüksek lisans çalışmalarımı tamamladım. Şuan Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde Kamu Diplomasisi konusunda doktora tezimi hazırlamış durumdayım ve önümüzdeki aylarda tez savunması yapmayı umuyorum. Yaşam boyu öğrenme felsefesine yürekten inandığım ve araştırmaya meraklı olduğum için okumak benim için oldukça zevkli bir uğraş. Buna gelecekte de devam etmeyi planlıyorum. Profesyonel hayatıma ise aile şirketinde Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak başladım ancak son yıllarda aile şirketimizdeki pozisyonuma ek olarak uzun zamandır hayata geçirmeyi düşündüğüm projelerim için de ailemden bağımsız şirketler kurdum veya kurucu ortaklık yaptım.

Birden çok iş kolunda faaliyet göstererek örnek bir iş kadını profili yarattınız. Neden birden fazla iş alanına yöneldiniz?
Motivasyonumun en basit nedeni çocukluğumdan beri içimde taşıdığım serüven merakı. Yenilikçi iş fikirlerini dinlemeyi, öğrenmeyi ve uygulamayı seviyorum. İş hayatımda tek bir sektörde dikey büyüme yerine birçok sektörde yatay büyümeyi hedefliyorum. Üstelik bir alana sıkışıp kalmadığım için zihnim daha donanımlı ve berrak bir şekilde çalışıyor. Farklı sektörlerde çalışıyor olmamın bir avantajı da bir sektörde yakaladığım ya da öğrendiğim bir bakış açısını diğer iş koluna yansıtarak daha etkin ve verimli çalışabiliyorum.

Seçtiğiniz sektörlerin birbirinden çok farklı kollarda olmasının nedenini açıklar mısınız?
Ben şu an enerji, tekstil ve gıda sektörlerinde çalışıyorum. Hiçbirinin bir diğeri ile bağı yok ve bu da işin keyifli tarafı. Bir gün Slovenya’da türbin fabrikası geziyorsam bir diğer gün Bursa’da iplik fabrikası geziyorum. Sabah yaptığım toplantıda santral rehabilitasyonu, ikaz sistemi gibi konuları konuşurken öğleden sonra organik bebek iç çamaşırları için tasarım ve kumaş seçiyor oluyorum ya da kısa süre içinde satışa sunacağımız vegan döneri şirkette hep beraber test ediyoruz. Böyle bir çeşitlilik beni hem besliyor hem heyecanlandırıyor.

Enerji sektöründeki çalışmalarınızı bizimle paylaşır mısınız?
Enerji sektöründe iki şekilde çalışıyorum; birincisi aile şirketi olarak uzun yıllardır enerji sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Bu şirkette çalışma alanımız hidroelektrik santralleri yatırımları. İkincisi, benim kurucu ortağı olduğum enerji taahhüt şirketi. Bu şirket üzerinden de yabancı iş ortaklarımızla termik santrallerde rehabilitasyon hizmetleri sunuyoruz.

Özel beslenme programları uygulayan bireylere özel hizmet vermek nereden aklınıza geldi? Bu hizmetleri anlatır mısınız?
Bu niş bir pazar aslında, benim öngörüm kalite-çeşitlilik-fiyat optimumunda ihtiyaçları tam olarak karşılanamayan bireyler olduğu yönünde. Bu pazar dar bir pazar fakat potansiyelinin de yüksek olduğuna inandığım bir pazar. Niş pazar demek; esasında süper tüketicilerin olduğu pazar demek ve son araştırmalar gösteriyor ki süper tüketiciler diğer tüketicilerden üç kat fazla büyüme yaratıyor. Özel beslenme programı uygulamak durumunda olan örneğin; çölyak hastaları için glutensiz gıda ürünleri, vegan tüketime uygun hayvansal içeriği olmayan gıda, kozmetik, deterjan, aksesuar gibi ürünleri vegnjoy markası altında vegnjoy.com üzerinden Haziran ayından itibaren satışa sunacağız. Ürünlerimizin bir kısmı yurt içinden güvenilir organik ürün tedarikçilerden, Türkiye’de bulamadığımız diğer ürünleri de Almanya’dan tedarik ediyoruz.

   

Organik ve bambu iplikten üretilen bebek kıyafetlerinin önemini bizimle paylaşır mısınız?
Organik demek aslında gittikçe kıtlaşan su kaynaklarını korumak, sürdürülebilir tarım ve daha yaşanabilir bir dünya için katkı sağlamak demektir. Bambu da yine doğal bir iplik, sentetik ya da kimyasal içermemektedir. Bu bağlamda biz bu özel ipliklerden bebekler için el örgüsü özel tasarımlar ve yine organik kumaştan 0-6 yaş aralığı için tulum, zıbın ve iç çamaşırları ürettik. Ürünlerimiz pari markası altında yine bir e-ticaret uygulaması olan pari.com.tr üzerinden satılmaktadır.

Bu kadar özverili çalışma arasında minik dostlarımızı da unutmamışsınız. Onlar için ne gibi çalışmalarınız var?
Benim üç köpeğim ve bir kedim var. Ben hayvanın bulunmadığı bir ortamı çok sıkıcı ve enerjisi düşük buluyorum. Evde baktığım hayvanların yanı sıra birçok hayvansever dostum gibi ben de sokaklarda ve barınaklarda yaşama tutunmaya çalışan bizim merhametimize muhtaç minik kalplere yardım etmeye çalışıyorum. Birkaç yıl önce minicik bedeniyle bir eve sığdırılamamış olan chihuahua cinsi bir köpeği sahiplendim ve bu cinsin çok çabuk üşüdüğünü görünce içimdeki girişimci ruh yine ayaklandı ve ben önce kendi köpeğimin ırk ihtiyaçlarına uygun giysi üretmeyi düşündüm. Tekstildeki iş ortaklarımla paylaşınca konu daha da zenginleşti ve biz de her boya ve her ihtiyaca uygun köpek giysisi tasarlayıp ürettik. Bu ürünleri de yine pari markası altında pari köpek olarak pari.com.tr üzerinden satışa sunduk. Şu an köpek giysi satışından elde edeceğimiz gelirin bir kısmını kalbimizin her an birlikte attığı kimsesiz minik dostlarımızla paylaşacağımız bir sorumluluk projesi üzerinde çalışıyoruz.

Türkiye’de bu tür girişimlere öncü olduğunuz için aldığınız yorumlar ne yönde oluyor?
Benim odağımda olan tek şey değer yaratmak ve aslında bu kadar fazla iş kolunda çalışan biri için çok sınırlı bir sosyal ağa sahibim. Bu nedenle bu tür yorumlar hakkında inanın hiçbir fikrim yok. Ama iş için bir araya geldiğim paydaşların ilk önce şaşırdıklarını ve beni tam olarak nasıl konumlandırmaları gerektiği ile ilgili kafa karışıklığı yaşadıklarını söyleyebilirim. Erkek egemen toplumda sıradan bir toplantıda kadın kimliğinizi koruyarak bulunmak ve sesinizi duyurmak patron koltuğunda oturan benim için bile başlangıçta zordu, ben de bununla ilgili bir süre profesyonel iş koçluğu aldım.

Başarılı bir iş kadını olmanın püf noktalarını, girişimcilikteki başarınızı anlatır mısınız?
Bence herhangi bir konuda başarılı olmanın püf noktası öz denetim mekanizmasını çalıştırabilmek. Diğer bir ifadeyle hedefe varabilmek için kişinin dikkatini toplaması ve odaklanması gerekiyor. Böylece kriz anında bile sakin kalmak, yıkımı iyileştirmek mümkün oluyor. Bir diğer püf nokta da belki farkındalığı yüksek tutarak ilgili iş koluna yönelik araştırma yapmak olabilir. Ve benim süreç içerisinde öğrendiğim en önemli unsur şeffaflık. Kendime, iş ortaklarıma, çalışma arkadaşlarıma ve diğer paydaşlara mutlak şeffaf davranırım. İş hayatında kurnazlık kişiyi bir noktaya kadar taşır ve para da kazandırır belki ama beraberinde huzursuzluk ve itibarsızlık da getirir.

Bu kadar fazla iş alanının yanında özel yaşamınızı nasıl dengeliyorsunuz?
Az önce söylediğim gibi öz denetim benim her konuda anahtarımdır. Son dakika ayarlanan toplantılar, ayaküstü sürpriz görüşmeler, yemekte iş toplantıları benim için asla geçerli değildir. Haftalık ajandam bellidir, her işe ayıracağım mesai bellidir. Birlikte çalıştığım insanlar da bunu zamanla öğrenir ve saygı duyarlar. Herhangi bir işi acele yapmamı bekleyen ve beni buna zorlayan insanlarla da arama mesafe koyarım. Disiplinli çalışınca etkinliklere, seyahate, spora, aileme ve arkadaşlarıma zaman ayırmam da mümkün oluyor.

Hayata geçirmeyi planladığınız başka projeleriniz var mı?
Kafamın içine kulak verince ben bile çok yoruluyorum. Ama bugünlerde inovatif bir gıda ürününü laboratuvar ölçeğinde araştırma ve geliştirme projesine kafayı takmış durumdayım. Şuan yurt dışında ve yurt içinde böyle bir projede birlikte çalışabilecek üniversitelerle koordinasyon sağladık ve çalışıyoruz.

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN