Keyifli Hayatın Dergisi

BAŞARIYA DÖNÜŞEN TUTKUNUN HİKAYESİ

SHARE
, / 227 0
   

MİLKA KARAAĞAÇLI, TUTKUNUN BAŞARIYA DÖNÜŞTÜĞÜ ENDER HİKAYELERDEN BİRİNİN SAHİBİ. HİÇ ARA VERMEDEN ÜRETİM YAPTIĞI TAKI TASARIMI ALANINDA İSMİNİ DÜNYA ÇAPINDA DUYURMAYA DEVAM EDİYOR. İŞİNDEN BAHSEDERKEN GÖZLERİNİN İÇİ GÜLEN MİLKA HANIM, BİZE ‘KISMET’İNİ ANLATTI.

Kraliçe anlamından türeyen ilginç ismiyle hemen hafızalarda yer eden başarılı, samimi ve enerjik bir kadın Milka Karaağaçlı. Takı tasarımından duyduğu hazzı keşfedince, uzun yıllar çalıştığı reklamcılık sektörünü aniden bırakan Milka Hanım, bugün neredeyse kendini Kısmet by Milka ismiyle kurduğu takı ve mücevher markasına adamış. Biz de başarılı tasarımcının ofisine konuk olarak, içindeki sese kulak vermenin ve arzuların peşinden gitmenin tatmin edici sonucunu görmek istedik. ‘Kısmet’ takıları ve pozitif enerjisiyle bizi ağırlayan Milka Hanım’ın takı tasarımı serüvenini ve yarattığı ürünlere karşı duyduğu heyecanı kendisinden dinledik.

‘Milka’ gerçek adınız mı? Anlamı nedir?

Evet. Babaannemin adı… Aslında orijinali Malka, kraliçe anlamında. Annemler Malka’yı Milka olarak değiştirmişler.

Nasıl bir aile ortamında büyüdünüz? Sizi kreatif düşünmeye teşvik eden geçmiş birikimleriniz neler?

Aslında takı, mücevher, moda ve tasarım kendimi bildim bileli hayatımda vardı. 4-5 yaşlarındayken, dedemin evde ürettiği bijuterilerin içinde kaybolduğumu hatırlıyorum. En az 8-9 tane bilezikle doldururdum bileğimi. Şimdiki halimden bir farkım yoktu yani. Kendi kendime ürettiklerim de oluyordu çoğu zaman. Takı takmayı hep çok sevdim. Bu insanın içinden gelen bir şey sanırım. Modaya, trendlere merakım vardı. Tarzım da çok net ve keskindi. Hala da öyle… Takı bence bir duruş, hayata dair arzuları, sevgiyi, korkuyu ve daha birçok duyguyu dışarı vurduğunuz bir araç. Kıyafetlerinizi her gün değiştiriyorsunuz ama takılarınız aylarca belki yıllarca bileğinizde kalabiliyor, her gün onlara bakıyorsunuz. Dolayısıyla çok daha fazla anlam ifade edebiliyor.

Eğitiminiz ne üzerineydi?

Saint Benoit Fransız Lisesi’nden sonra Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdim. Yani aslında uzmanlık alanım pazarlama ve iletişim üzerine.

Peki sonrasında reklamcılık macerası nasıl başladı?

Üniversite 2. sınıfta Wunderman Reklam Ajansı’nda çalışmaya başladım. Ardından JWT Ajans’ta devam ettim. 13 sene kadar hiç ara vermeden büyük bir iştahla çalıştım. Müşteri ilişkileri bölümünün başındaydım, pazarlama ve iletişimle iç içe geçti yıllarım…

Takı tasarımcılığı fikri nasıl oluştu?

Ansızın karşıma çıkan bir fırsatla hayal ettiğim işe başladım ve Kısmet by Milka markasını yarattım. 2008 yılının Kasım ayıydı; Londra’da yaşayan bir İngiliz arkadaşıma hediye olarak nazar boncuklu kolye götürdüm. Spiritüelliğin yeni trend olduğu o dönemde, Türk geleneklerini temsil eden bu kolye çok beğenildi ve tüm arkadaşlarımdan bilezik, küpe, kolye siparişleri gelmeye başladı. Bu bana ilham verdi ve 3 haftada, 70 farklı nazar boncuklu model yaparak Londra’ya yolladım. Tamamı satıldı. Kısa sürede çok yol kat edince işin şekli değişti. İnsanlar tasarımlarımı beğenip almak istedikçe, çocukluğumdan beri varolan hayalimi gerçekleştirmeye karar verdim. Takı tasarımı üzerine atölyelerde çalışarak, ustalardan birebir özel eğitimler aldım. Tam bir buçuk sene gerçek anlamda atölyede yaşadım; orada yattım, kalktım diyebilirim. Beni bu işe aşık eden de o öğrenme süreciydi. Hayata bakışımı, inançlarımı ifade edebileceğim bir alan bulmuştum. İşin inceliklerini öğrendikçe daha büyük haz duymaya başladım ve mesleğimi bırakarak bu yeni serüvene başladım.

“BENCE HAYAT, AN İÇİNDE ALDIĞIMIZ KARARLAR VE YAPTIĞIMIZ SEÇİMLER İLE ÇİZDİĞİMİZ YOLDAN OLUŞUYOR”

Peki, “Kısmet” ismi nereden çıktı?

Hayatta her an bir seçim yaparak, geleceğimizi şekillendiriyoruz. Aslında kendi kararımızla kendi geleceğimizi yaratıyoruz. Kısmet, şans demek, nasip demek hepsi de gelecekle ilgili… Ben diyorum ki bu marka benim ‘Kısmet’im, şansım… Kısmet taktığımda gerçekten kendimi iyi hissediyorum ve şansımın, enerjimin açıldığına inanıyorum. An’ımı pozitif yönde şekillendirebiliyorum. Her bir ürünü de bu güzel enerjiyle tasarlıyorum. Kısmet takanlar bunu çok iyi biliyor. Özetle ‘kısmet’ kelime anlamı olarak çok derin, bir o kadar da güzel benim için. Ayrıca yabancılar da telaffuz edebiliyor ve anlamı çoğu insan tarafından biliniyor, ilginç ve çekici geliyor. İsmin özellikle Türkçe olmasını arzuladım. Çünkü ben bir Türk markası yarattım, tasarımlarımda bunun yansıması var. Marka, isminde de bundan bir parça taşısın istedim.

   

Kadere inanır mısınız?

Az önce bahsettiğim gibi kendi kısmetimi kendim yaratırım. İyi düşünürüm, içten isterim, gerçek olur. Bence hayat, an içinde aldığımız kararlar ve yaptığımız seçimler ile çizdiğimiz yoldan oluşuyor.

Kısmet by Milka doğru zamanlarda doğru yerlerde kendini tanıtmış bir marka. Bunda sizin reklamcı kariyer geçmişinizin de etkisi var mı?

Kesinlikle çok etkili oldu. Ben pazarlamayı reklamcılıkla öğrendim. Unliever, Vodafone, HSBC gibi uluslararası hizmet veren markalarla çalıştım, onların bana katkısı çok büyük oldu. Markamı nasıl yaratacağımı çok iyi biliyordum. İsminden logosuna, kurumsal renklerinden marka imzasına kadar her şeyi planlayarak ve markanın stratejisini yazarak yola çıktım.

Tasarımlarınızla kimlere hitap ediyorsunuz?

Kısmet kadını güçlü ve kendine güvenen bir kadın! Tasarladığım takılarda tamamen kendi stilimi yansıtıyorum. Modellerimin hepsi keskin ama sade modeller. Çok fazla materyal karıştırmıyorum. Bu da tüm takılarımın birbiriyle kullanılabilmesini sağlıyor. Çok erkeksi tasarımlarım da var, romantik feminen modellerim de. Tasarımlarımın fiyat aralığı çok geniş. Dolayısıyla tarzımı seven, Kısmet takmak isteyen mümkün olduğunca fazla kişiye ulaşmaya çalışıyorum.

Üretirken nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham kaynağım; hayatın kendisi, yaşadığım tecrübeler, geçmişim, hayallerim, sevdiklerim… En çok da sevdiklerimle yaşadığım güzel anlardan, heyecanlarımdan, aşktan ve tezat duygulardan besleniyorum. Tatillerin yeri de benim için ayrı. Birçok koleksiyonumun hikayesi tatil sırasında ortaya çıktı. Bazen de okuduğum kitaptan bir satır, dergide rastladığım bir detay ya da yolda yürürken hissettiğim bir duygu bana ilham verebiliyor.

Peki bir koleksiyonun oluşum süreci nasıl gerçekleşiyor?

Her bir koleksiyon kendi hikayesiyle doğuyor. Şık bir mücevher önce göze hitap etmeli, sonuçta tasarım önce vitrinde görülüyor ardından hikayesi öğreniliyor. Eğer tasarımın hikayesini bilirseniz aldığınız mücevhere daha çok bağlanıyorsunuz ve işte o zaman hissederek taşıyorsunuz. Bu bakış açısıyla yaratıyorum tasarımlarımı. Elbette ki çok araştırma yapıyorum, altınla birleştirebileceğim malzemeler buluyorum, yeni trendleri takip ediyorum. Ama sonunda yine kendi hayatımdan, ruh halimden besleniyorum. İnsanın içinde bir sürü tezat var, naiflik ve romantizm gibi yumuşak duygular varken, agresiflik gibi meydan okuyan tavırlar da var. Koleksiyonlarımda hemen hemen bütün duygulara yer veriyorum. Tasarımların ortak noktası ise estetik anlayışı. Her bir parçanın aynı elden çıktığını anlayabiliyorsunuz. Önce fikir ortaya çıkıyor, sonra onu görselleştiriyorum ve atölyede hayata geçiriyorum. Bu toplamda minimum bir ay gibi bir süre alıyor.

Tasarımlarınızın imitasyonlarını görmek sizi rahatsız ediyor mu?

Taklit sorusu genelde hep bana soruluyor (gülüyor). Bazı kuyumcu ve tasarımcılar sitemi ya da instagram hesabımı açıp, bazen tasarımların aynılarını bazen de benzerlerini yapmaya çalışıyorlar. Gece gündüz çalışıyorum, emek veriyorum, düşünüyorum, yaratıyorum. Bu kadar emek verdikten sonra aynısının başkaları tarafından yapıldığını görmek tabiki beni üzüyor. Bir yandan da gururlandırıyor. Alanında en iyi olmak ve bir kategoriye yön vermek güzel bir duygu. Bu konuya çok kafa yordum. Tasarımlarımın teliflerini alıyorum ama taklitlerle ilgili şu an bir şey yapmıyorum. Çünkü onlar taklit edene kadar ben yenisini yapmış oluyorum. Zaten hızlı tüketilen bir sektör ve ben kişilik gereği her hafta yeni bir model çıkarmazsam rahat edemiyorum. Müşterilerim bana çok sadık ve inanın hepsi taklit olanları çok iyi biliyor. Bu da bana yetiyor sanırım.

Gelecekle ilgili neler düşünüyorsunuz?

2010’dan beri yılda 2 kez New York ve Paris moda haftalarına katılıyorum. Moda haftalarından davet almak ve dünyaca ünlü mağazalardan, moda basınından ilgi görmek çok güzel. Yurt dışından alışveriş yapan müşteriler ilk günden beri satın almaya devam ediyor hatta beni görmeye Kısmet takılarıyla geliyorlar. Bu beni gururlandırıyor. Uzun vadede Avrupa ve ABD’de yeni Kısmet by Milka showroomları açarak büyümeyi ve kendi kategorisinde dünyanın en çok bilinen 5 markasından biri olmayı hedefliyorum.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN