Keyifli Hayatın Dergisi

“Tabiattaki dengenin ve uyumun kusursuzluğu bana ilham veriyor”

SHARE
, / 235 0
   

DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN ‘IN HAYAT FELSEFESİ,GENÇ GİRİŞİMCİLERE TAVSİYELERİ, SANATA OLAN İLGİSİ, GELECEĞE DAİR PLANLARI VE DAHASI MODA DERGİYE VERDİĞİ ÇOK ÖZEL RÖPORTAJDA…

ÜNLÜ İŞ KADINI DEMET SABANCI ÇETİNDOĞAN, ANKARA NEXT LEVEL AVM’DE BULUNAN HARVEY NİCHOLS MAĞAZASININ AÇILIŞI İÇİN GELDİĞİ ANKARA’DA MODA’NIN SORULARINI YANITLADI. İŞ HAYATI, SOSYAL YAŞAMI, SANATA OLAN İLGİSİ VE DAHA BİR ÇOK KONU HAKKINDA SORULAR YÖNELTTİĞİMİZ ÇETİNDOĞAN SAMİMİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU. YAŞAM FELSEFESİNİN DENGE ÜZERİNE KURULU OLDUĞUNU SÖYLEYEN ÇETİNDOĞAN, TABİATTAKİ DENGENİN VE UYUMUN KUSURSUZLUĞU BANA İLHAN VERİYOR” DEDİ.

Röportaj Esin KORUCU

Kendinizi nasıl tanımlarsınız. Demet Sabancı Çetindoğan’ın hayat felsefesi nedir?
Ben iç huzuruna çok inanırım. Eğer huzurlu isem yaratıcı ve enerjik oluyorum. O sebeple içime sinen işler yapmaya çalışıyorum. Bir anlamda duygularıma hep bir şans veriyorum. Evde de işte de bu böyle. Planlı programlı yaşıyorum ve insanları dinliyorum. Ayrıca hayatımda sosyal projelere hep yer veriyorum. Bu bana iyi geliyor. Çevrem için bir şeyler yaparak rehabilite oluyorum. Böylece kendimi daha mutlu hissediyorum. Ama elbette sinirli olduğum günler de oluyor. Bu hayatın doğal ritmidir, bununla da baş etmeyi öğrenecek kadar deneyimliyim artık. Ailem ve çocuklarım böylesi zamanlarda bana herkesten ve her şeyden daha iyi geliyor. Benim yaşam felsefem denge üzerine kuruludur. İnsanın iç ve dış dünyasında bir denge olması gerektiğine inanırım. Tabiatta kurulu dengenin ve uyumun kusursuzluğu bana ilham veriyor.

İş hayatında kadın olmanın avantajları-dezavantajları var mıdır. Genç kadın girişimcilere ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz?
Ben bu konuya hiç bir zaman kadın ya da erkek olmak diye bakmadım. Hayata ve başarıya hazır olmakla ilgili bir durumdur bu. Başarmak isteyen ve bunun için hazır bir insan için Türkiye fırsat kapısının açık olduğu bir ülke. Hedefi olan ve bu hedefe ulaşmak için çalışacak kadar cesur bir insanın kadın olması önemli değildir. Fakat bundan asıl anlaşılmak istenen şey kadın erkek arasındaki fırsat eşitliği meselesiyse evet bu ülkemizde ne yazık ki gelişmiş ülkelerin gerisinde. Asgari eğitim olanaklarına sahip olmuş tüm kadınları cesurca rekabet etmeye, üretmeye ve başarmaya davet ediyorum. Ayrıca, her zaman için dikkatli olmak elinize geçen fırsatları avantaja çevirmeyi öğrenmek gerek. İşinde ilk olan ve gelişmeye açık olan fikirlere sahip çıkmak,(işte benim en sevdiğim bölüm) İşinizde markalaşmayı önemli ölçüde bir iş kolu haline getirmek. Cesaretli, yenilikçi ve üretken olmak gerek. İş hayatında olması gereken unsurlar aslında hepsi.

Ankara kadının modaya bakış açısını nasıl değerlendirirsiniz?
Ankara ölçülü bir zerafetin ve doğasına uygun olarak modada uçlardan uzak duran bir şıklığın kenti. Nüfus yapısının bütün özelliklerini anlayabiliyoruz. Bir başkent olduğunu tercihlerinden ayırmak mümkün.

Ankara’ya getirmeyi planladığınız başka markalar var mı?
Bütün markalarımız için Ankara’yı planlamamızın en üst sırasında tutuyoruz. Yabancıların sayısının fazla olduğu, ortalama gelir seviyesinin makul olduğu bir şehir Ankara…

Sosyal sorumluluk projelerine büyük önem verdiğinizi biliyoruz. Başkanlığını yürüttüğünüz Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin faaliyetlerinden bahsedebilir misiniz?
Yaratıcı Çocuklar Derneği ile alakalı olarak da yetenekli çocuklarımızı dünyada ileri gelen okullarda okumalarını, dünya çapındaki yarışmalara katılmalarını sağlıyoruz. Hemen hemen her gün yeni bir fikir, yeni bir proje… Zaten tüm etkilendiğimiz fikirleri, projeleri bir şekilde hayata geçirdik. Her biri birbirinden kıymetli. Birini söylesem diğerine haksızlık olacak. Öncelikle yaptığımız tüm yarışmalar çok keyifli, düşünsenize karikatür yarışmasında birinci çıkardığımız çocuğumuz dünya karikatür yarışmasında birinci oldu. Bundan güzel bir mutluluk var mı? www.yaraticicocuklardernegi.org sitesini inceleyin lütfen her şeyi orada görebilir takip edebilirsiniz.

Eşlerin aynı çatı altında çalışmaları tavsiye edilmez. Bu anlamda zorluklar çekiyor musunuz ya da tavsiye eder misiniz?
Biz bunun sihirli dengesini bulmuş bir çiftiz. Bir yanıyla birbirimize çok benziyoruz. Bu yüzden ortak bir enerjiyi paylaşabiliyoruz. İşin güzel tarafı Cengiz Bey’le birbirimizi tamamlayan bir takım yönlerimiz de var. Fakat ne kadar uyumlu olursak olalım yetki ve sorumluluk alanlarımızı iş konusunda birbirinden ayrı tutuyoruz. Çünkü iş, evlilikten anlamaz. İşle ilişkiyi birbirine karıştırmamayı öğreneli çok oldu. O yüzden o benim iş arkadaşımdan çok vizyon ortağımdır. Belki işlerimizi yöntem olarak birbirinden farklı yapıyoruz ama olaylara baktığımız yer birbirine çok benzer.

   

Plastik ve sahne sanatlarına olan ilginizden biraz bahsedebilir misiniz?
Sanat sevgisi ve estetik anlayışı olan bir aileden geliyorum. Müze kurma hayaliyle yetiştim. Yurt dışında bulunduğum zamanlarda sergilere, müzelere hep özel zaman ayırdım. Bu bana iyi geliyor.

Müze projenizin son durumu nedir. İsmini belirlediniz mi?
Müze projemizi inşallah olağanüstü bir aksilik çıkmaz ise 2015 sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz. Yoğun ve titiz çalışmalarımız burada da sürüyor. Demsa Grup, köklü bir geçmişe sahip olan Türk sanatını dünü ve bugünü ile sunabilmek amacıyla yakın bir tarihte söz konusu koleksiyonunu Pritzker ödüllü mimar Zaha Hadid’le çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Umarım İstanbul’lu sanatseverlerin de beğeneceği bir yer olur.

Sanat koleksiyonunuz nelerden oluşuyor ?
Özellikle Türk Resim ve Türk İslam eserleri sanatına ışık tutacağına inandığımız bir proje olacaktır. Başlangıcından günümüze kadar gelen 200’ün üzerinde sanatçı ve 2.000 adetin üzerinde kalıcı resim ve 400 adetlik Osmanlı hat, ferman, hilye-i şerif ve Kuran-ı Kerim koleksiyonu ile hakikatten farklı bir noktada olacağımız kanaatindeyiz. Çok heyecan verici ve güzel bir proje. Türk resim sanatı tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen 19. yüzyılın ikinci yarısından günümüze uzanan süreçte oluşturulmuş, dönemleri belirleyen başyapıtlar yer almakta.

Yoğun iş temponuzda kendinize yeteri kadar vakit ayırıyor musunuz. Kendinize ayırdığınız zaman diliminde neler yapmayı seversiniz?
Kendime zaman ayırmak şeklinde ayrılmış bir boş zamanım yok. Ailem ve çocuklarımla, işimle ve sosyal çevremle geçirdiğim tüm zamanı kaliteli ve faydalı geçirmeye çalışıyorum.

Yoğun bir çalışma temponuz var. Ailenizle yeterince zaman geçirebiliyor musunuz?
Sevdiğim insanlarla beraber olmak, hele ki bu ailenizse çalışma temposunu hemen organize edebiliyorsunuz. Biz artık çok genç insanlar değiliz. Ailemizle geçirdiğimiz zamanın değeri daha fazla. Gençken iş birinci sırayı alabiliyordu. Ama artık işim her şeyin önünde gelir diyemem. Önemli olan dengedir ve ben aileme yeterince vakit ayırabiliyorum.

Gelecekle ilgili planlarınız ve hedeflerinizi bizimle paylaşır mısınız. Gördüğüm kadarıyla her bir proje, ülkenin ekonomik ve kültürel gelişimine katkı sağlayacak hedefler içeriyor. Bu projeler ve hedefler nasıl şekilleniyor?
Biz yaptığımız işlerde bir farklılık yaratmak istiyoruz. Örneğin otelciliğe girdik müze otel konseptini geliştirdik. Kordon kanı bankası ile başladığımız ONKİM Türkiye’nin en özel sağlık yatırımı haline dönüştü. Turizm ülkesi olarak Türkiye’de dijital turizm pazarlaması ve turizm yayıncılığı ile sektörün eksik kalan yerlerine yöneldik ama moda ve perakende bizim için çok önemli biliyorsunuz. Şimdi asıl ağırlığımızı buna veriyoruz.

Aşağıdaki soruları birer cümleyle cevaplayabilir misiniz?

Gardrobunuzun vazgeçilmez parçaları nelerdir?
Burada kriterim ortama uygun giyinmektir. Ben de her kadın gibi rahat giyinmek isterim ama her zaman bu mümkün olmuyor. Fonksiyonel bir gardrobum var ve şıklıkla rahatlığı mümkün olduğunca buluşturmaya çalışıyorum. İşin açıkcası biraz da trendleri takip ediyorum. Ama bütün kadınlar gibi çantaları ve ayakkabıları seviyorum.

Asla denemen dediğiniz bir giyim stili var mı?
Yarasa kollu gömlekler.

Son zamanlarda aldığınız ve sizi en çok etkileyen hediyeyi öğrenebilir miyiz?
Eşimin hediyesi, nazar boncuklu bir bileklik.

Yanınızdan hiç ayırmadığınız bir objeniz var mı?
Telefonum, rujum, parfümüm.

Ayakkabı, çanta ve saatte vazgeçemediğiniz ya da beğendiğiniz markalar nelerdir?
Özellikle Dior ve Chanel’ Valentino, Ferre, Roberto Cavalli ve Oscar De La Renta’yı tercih ediyorum. Bir de Micheal Kors, DVF, Zuhair Murad’ı unutmamak lazım.

Son dönemlerde beğendiğiniz kitap, film ve müziği öğrenebilir miyiz?
Anılarla Özcan Sabancı ”Ben Seni Bırakıp Gider miyim”
Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği ”Kış Uykusu’
Hayatımın her döneminde Bach – Violin Concerto No. 2 in E major, BWV 1042 Adagio.

Sizi en çok etkileyen şehir neresi?
Sanat için Paris, Şehrin ve ticaretin gelişimi açısından Dubai, rahatlık açısından LA, Özgürlük açısından NY.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN