Keyifli Hayatın Dergisi

GÜLNUR-ÖZNUR GÜNEŞ KARDEŞLER İLE MODAYA DAİR

SHARE
, / 564 0
   

Moda dünyasına hızlı bir giriş yapan genç tasarımcı kardeşler Öznur Güneş ve Gülnur Güneş bu ayki sayımızın konukları oldu. Yaptıkları feminen tasarımlarla kısa süre içerisinde kendilerinden bahsettirmeyi başaran ikili ile keyifle okuyacağınız bir röportaja imza attık.

Moda tasarımcısı Gülnur Güneş ve kardeşi ayakkabı, çanta ve aksesuar tasarımcısı Öznur Güneş, modaya ve hayata dair tüm sorularımıza içtenlikle cevapladı. Son zamanların en dinamik, en cesur ve en dikkat çekici koleksiyonlarına imza atan Öznur-Gülnur Güneş kardeşler, trendlere dair ipuçları vermeyi de ihmal etmedi.

Modaya dair ilk anılarınız neler ?


Öznur Güneş:

Sekiz yaşındaydım ve bir gün evde otururken kendi kot pantolonumu şort yapıp, ortada boşluk kalacak şekilde paçalarını tekrardan bacağıma geçirip kendimce tasarım yaparak arkadaşlarımla dışarıda oyun oynamıştım. Yanımızdan geçen bir kadın da “çok zekice“ demişti. Daha sonra kıyafetlerim üzerinde hep oynama yaptım. Gülnur, moda dünyasına girdikten sonra beni de teşvik etti. Daha sonra modaya olan ilgimi ben de profesyonel alana taşımaya karar verdim. Aksesuar ve ayakkabı tasarımlarımı GG By Öznur Güneş markası ile modaseverlerle paylaşmaktayım.

Gülnur Güneş:

Moda benim hayatımın hep bir parçası gibiydi. Bir gün bu işi yapacağımı biliyordum. Modaya olan ilk anım; daha anaokulundayken, yılbaşı balosu kutlamamızda hayalimdeki kıyafeti diktirmek için fazla ısrarcı davranınca annem de beni bir modaevine götürmüştü. Yani ilk tasarımımı anaokulunda yaptığımı söyleyebilirim.

Yurt dışında kimler merceğiniz altında ?


Öznur Güneş:

Tabii her kadının ayakkabılarına aşık olduğu Christian Louboutin, Chanel, Matthew Campeel Laurenza, Zanotti ve Tom Ford.

Gülnur Güneş:


Mary Katrantzou, Peter Pilotto, Elie Saab ve Marchesa beni en çok heycanlandıran tasarımcılar.

Sizin için modanın başkenti neresi?


Öznur Güneş:

Modanın başkenti benim için Paris. Dünyaca ünlü markaların yanı sıra, ara sokaklarında birbirinden güzel tasarım kıyafetler ve aksesuarlar satan şık butikleriyle her zaman beni kendine çekmiştir.

Gülnur Güneş:

Bunu söylemek çok zor değil, modanın başkenti benim için de Paris. Tüm dünyadaki en iyi tasarımcıların defilelerini gerçekleştirmek için can attığı, en iyi markaların defilelerinin yapıldığı, en ünlü fuarların gerçekleştirildiği, modaya dair her şeyi bulabileceğimiz bir yer olduğu için. Bu anlamda modanın kalbinin attığı yer diyebiliriz.

Tasarımlarınızda hangisi daha önemli kumaş mı, kesim mi ?


Gülnur Güneş:

Bizim için bu ikisinin birbirinden daha fazla önemli ya da daha az önemli olması gibi bir durum söz konusu değil. Çünkü yaptığımız iş konfeksiyon tarzı değil özel dikim ve tasarım ürünler olduğundan dolayı bizim için kumaş kalitesi de, kumaşın kesimi de ayrı ayrı çok önemli. Kumaş kalitesi, kesim ve dikiş kalitesi bunlar bizim yaptığımız işte birbirinden ayrılmaz en önemli unsurlar.

Couture mü daha keyifli, hazır giyim mi ?


Gülnur Güneş:

Çoğu tasarımcı ikisini bir arada yapmayı tercih etmiyor. Benim ikisini de birlikte yapmayı tercih etmemin sebebi ikisinden de ayrı ayrı çok keyif almam. Bana göre ikisi de yaptığımız işte birbirini besleyen unsurlar. Dolayısıyla couture’de yaratıcılığımı sınırlamadan istediğim gibi ortaya çıkartırken, koleksiyonumu hazırlarken yaratmak istediğim kadın siluetinden yola çıkarak ideolojisi olan kıyafetler yaratıyorum. Koleksiyonumun bir ideoloji taşımasını seviyorum. Dolayısıyla ikisi de farklı yönlerimi ortaya çıkartıyor.

Yeni yılın trendlerini sizden dinleyebilir miyiz?


Öznur Güneş:

Aksesuarlarda iri takılar, süslü şapkalar, büyük ve ilginç kolyeler, neon renkler, büyük çantalar, birbirinden renkli desenler ve bu desenlerin kullanıldığı çantalar, ayakkabılar göreceğiz. Boy boy zincirler, özellikle büyük zincir bileklikler, zincir kemerler oldukça popüler olacak gibi görünüyor. Gösterişli bir yıl bekliyor bizi ama bunun yanı sıra sadelikten yana olan kadınlar için minimalist tarz kolyeler ve aksesuarlar da bu sezon oldukça trend. Ayakkabılara gelirsek yeni sezonda birbirinden güzel ayakkabı modelleri giyeceğiz. Feminen modellerin çoğunlukta olduğu çiçeklerle süslenmiş ayakkabı, bot ve çizmelerin yükselişe geçtiği birkaç sezondur en çok tercih edilen lace-up ayakkabıların dantel ve transparan detayların sıkça kullanılacağı bir 2014 yazı bizi bekliyor. Kalın topuklara, yüksek tabanlara karşın düz sandaletleri ve loaferler da sıkça göreceğiz.

Gülnur Güneş:

Çiçek motifleri, desenler, pastel tonun yanında detaylar da kullanılan canlı renkler ve floral desenleri bolca göreceğiz gibi görünüyor. Yüksek bel, uçuşan etekler, geçen sezona damgasını vuran göbek hizasındaki büstiyerler bu yaz da bolca göreceklerimizden. Tabii ki üç sezondur benim de vazgeçilmezlerimden olan, boyları bileğe kadar uzamış kalem etekler yine karşımıza çıkıyor. Kıyafetlerde, elbiselerde geometrik cut-out’lar gelecek olan trendlerden.

İlham kaynaklarınız nelerdir?

   


Öznur Güneş:

Tasarımlarımı yaparken öncelikli olarak Gülnur’un hazırladığı koleksiyonun temasını göz önünde bulunduruyorum. Çünkü yaptığımız işte bir paralellik ve bütünlük olmak durumunda. Dolayısıyla temamız 80’ler ise, o dönemin beni en çok etkileyen kadınlarına, giyim tarzlarına bakıyorum. Daha sonra Gülnur ile kafa kafaya verip renklere, kumaşlara karar veriyoruz ve daha sonra ürünler ortaya çıkmaya başlıyor. Ben daha çok tasarımlarımı uygulamalı olarak ortaya çıkarıyorum. Bir şeyi ortaya çıkarırken planlı bir şekilde yapmıyorum, bir günde on adet de model çıkartabilirim, bir haftada bir model de çıkartabilirim o anın enerjisine bağlı. Bunun yanında alternatif olarak kişiye özel aksesuar tasarımları da yapmaktayım.

Gülnur Güneş:

Genelde dönem kadınlarından, eski dönemlerde gerçekleşmiş olan çok önemli kıyafet devrimlerinden ve bu kıyafet devrimlerine öncülük etmiş olan o dönemin meşhur kadınlarından etkilenerek koleksiyonlarımı ortaya çıkarttığımı söyleyebilirim. Bunu koleksiyon temalarıma bakıldığında çok açık bir şekilde görebilirsiniz. İlk koleksiyonumu 1980’lerde çıkan bir akım olan “Power Dressing” den esinlenerek hazırlamıştım. Kadınların iş hayatında daha aktif bir hale gelmesiyle değişen giyim tarzlarını anlatan bir dönem hikayesi.
2013 İlkbahar-yaz koleksiyonumu ise 1920’lerin özgür ve entelektüel kadın profilinden, bir başka deyişle “Flapper Girl” akımından esinlenerek hazırladım. Son olarak 2013-2014 Sonbahar-Kış koleksiyonumu ise 20.yy’ın gizemli, gösterişli, baştan çıkarıcı kadınlarını temsil eden “Femme Fatale” tiplemesinden esinlenerek hazırladım. Yaptığım işin, sattığım ürünün bir ideolojisi olması hoşuma gidiyor çünkü bana göre giyinmek sadece bir kıyafeti üstünde taşımak değil yaşam tarzımızı, kimliğimizi, her şeyin çok hızlı değiştiği günümüzde karşı tarafa en hızlı aktarma yollarından biridir.

Hitap ettiğiniz profili nasıl tanımlarsınız?


Öznur Güneş:

Her kadının kendi içinde biraz da olsa egoist olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden onlara kendilerini özel hissettirecek, fark yaratacakları tasarımlar yapmayı çok seviyorum. Dolayısıyla hitap ettiğim kadın tipi kendine güvenen, cesur ve ön planda olmaktan çekinmeyen kadınlar.

Gülnur Güneş:

Genel olarak gözlemlediğim stil sahibi, fark yaratmayı seven, kendine özgü bir tarzı olan ve aktif bir sosyal yaşantısı olan kadınlar diyebilirim. Tek tip ya da belli bir müşteri kitlem olduğunu söyleyemem Günay’da sahne alacak bir assolist de gelip kıyafet diktirmek isterken, 18 yaşına yeni girmiş bir genç kız da yıl sonu balosunda giymek için kıyafet diktirmek isteyebiliyor. Dolayısıyla genç bir kitleye hitap ettiğimi söyleyebilirim, bu da beni çok mutlu ediyor elbette.

Sizce bir kıyafetin en büyük tamamlayıcısı nedir?


Öznur Güneş:

Kullandığımız aksesuarlardır. Yalnız doğru elbise ile doğru aksesuar kombinini dikkatli yapmalıyız , çünkü aksesuarların kıyafet üzerindeki gücünü hafife almamak gerekir. Bazen bir kıyafeti sadece bir aksesuar taşır. Yaptığımız saç, makyaj ve kullandığımız aksesuarların tümü bir bütünlük oluşturmalı. Aksi taktir de “bulduğunu takmış” durumuna düşüp rüküş değerlendirilebiliriz.

Gülnur Güneş:

En büyük tamamlayıcısı aksesuarlar, şapkalar, ayakkabılar ve saç aksesuarlarıdır. Bu yüzden de bu anlamda Öznur’un da ekibimize yaptığı aksesuarlarla katılmış olması bizi tamamlayan bir unsur oldu. İkinci olarak en önemli tamamlayıcılarından biri de saç ve makyaj tarzımızdır. Doğru kıyafetle doğru tarz saç ve makyajı seçmek çok önemlidir. Çünkü yanlış saç ve makyaj seçimi kıyafetin bütün havasını bir anda değiştirebilir.

Ayakkabı tasarımlarındaki püf nokta nedir?


Öznur Güneş:

İlk önce daha rahat ve daha sağlıklı nasıl olabilir diye düşünüyorum. Aslına bakarsanız ayakkabı tasarımında bir püf nokta yoktur. Tasarım dediğimiz de çok aşırı uçlara da gidebiliriz ama yaptığımız bu işte kullanılabilirlik çok önemli olduğundan tasarlarken ilk önce rahatlığını düşünmek zorundayız. Daha sonra trend olan renkler, kullanacağım sezona göre kumaş seçimleri çok önemli. Bir yaz sezonuna hazırlanıyorsak ayağımızı terletmeyecek materyaller kullanmalıyız. Yılın ayakkabılarının burun ve topuk trendlerini ayakkabı koleksiyonumu hazırlarken göz önünde bulunduruyorum. Bunun yanı sıra kişiye özel ayakkabı tasarımları da yapmaktayım. Kişiye özel tasarımlarda müşterinin kişiliğini, giyim tarzını yansıtacak modeller yapmak tercihim.

Kadınlardaki ayakkabı çılgınlığını nasıl yorumlarsınız?


Öznur Güneş:

Kadınlar için ayakkabı bir ihtiyaç değil, bir tutku haline geldi günümüzde. Bir kadın vitrinde gördüğü bir ayakkabıya aşık olabilir ve artık o andan sonra o ayakkabıyı almaktan onu hiçbir şey alıkoyamaz. Ama bu aşk kısa sürer çünkü o ayakkabıya sahip olduğunun ertesi günü yine bir vitrinde görmüş olduğu başka bir ayakkabıya aşık olabilir ve bu tutku bir ömür boyu böyle devam eder. Bende bir ayakkabı çılgını olduğum için bu soruya objektif bir cevap vermem çok zor (gülüyor). Kadınlar duygusal boşluklarını bir ayakkabıyla kısa bir süreliğine de olsa doldururlar.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN