Keyifli Hayatın Dergisi

Alegra Levi

SHARE
, / 524 0
Alegra Levi
   

Hollywood yıldızlarının da tercih ettiği ünlü kozmetik firması Sjal Skincare’in Marka Müdürü Alegra Levi, Moda Dergi’nin bu haftaki konuğu… Her zaman içinde olmayı hayal ettiği iş hayatında yakaladığı başarılarla adından söz ettiren Levi, hiç bitmeyen enerjisi ve güleryüzü ile birbirinden çarpıcı karelere ve samimi bir röportaja imza attı.

“EVRENDEN TORPİLLİYİM”

Nişantaşı Elio’da bir araya geldiğimiz İstanbul cemiyetinin önde gelen isimlerinden Alegra Levi’nin neşesi ve insanları etkileyen aurası objektiflerimize de renkli karelerle yansıdı. Samimi açıklamalarda bulunan Levi ile podyumlardan iş hayatına geçişi, yeni projeleri, modaya bakışı ve sosyal yaşamı hakkında uzun uzun konuştuk. “Evrenden torpilliyim” diyerek şanslı biri olduğunun altını çizen Levi, yaşamı sevmenin ve onun getirdiği herşeyi olduğu gibi kabul etmenin kendisini mutlu ettiğini dile getirdi.

Röportaj: Çiğdem KOYUNCU

Enerjisi çok yüksek bir insansınız. Bunu neye borçlusunuz?

Burcum Yay ve yükselenim Akrep. Altıncı hissim çok kuvvetli. Yaşamı ve insanları seviyorum. Sosyal olmak, yeni insanlarla tanışmak, yeni ülkeler görmek hoşuma gidiyor ve tüm bunlar enerjimi yüksek tutuyor. Hayatı sevmek, enerji dolu olmanızı sağlıyor. Bir de elbette Allah sevgisi var. Allah’a inancım yüksek. Galiba evrenden torpilliyim. Manevi hayatla, maddi yaşamın uyum içinde olması önemli. Bu unsurların tümü birleşince enerjiniz hep yüksek oluyor (gülüyor).

“HAYALİM HER ZAMAN İŞ HAYATINDA YER EDİNMEKTİ”

Sjal Skincare’in marka müdürüsünüz ve bir zamanlar da podyum dünyasının en aranılan isimlerindendiniz. Mankenlikten tamamen farklı bir sektöre geçiş nasıl oldu?

Mankenliği ve modelliği çok severek yaptım ancak her zaman hayalim iş hayatında bir yer edinmek oldu. Modelliğin ülkemizde belli bir yaşı var. Bunu düşünerek modellikle iş hayatımı bir arada yürütüp, kendime yatırım yaptım. Çeşitli sektörlerde iş deneyimi kazandım ve şu anda kozmetik sektöründeyim. Bu sektörü çok sevdim. Kendimi bu sektörde kanıtlamaya öğrenmeye ve insanları bilinçlendirmeye gayret ediyorum.

Marka müdürü olarak birçok farklı etkinliğe imza atıyorsunuz. Yeni projeleriniz nelerdir? Bunların arasında sosyal sorumluluk projeleri var mı?

Bu sene beş markamızdan biri olan Sjal için çeşitli şehirlerde tanıtımlar yapıyoruz. İlkini İstanbul’da, ikincisini Ankara’da yaptık. Sırada Adana var. Ay sonu Adana Brandroom’da Sjal’ın yeni yağı Concantre Safir’in tanıtımı olacak. Ayrıca Creed Parfüm markamızın Aralık ayında çıkaracağı yeni parfümünün lansmanı olacak. Haker’in sahibi Emine Ersan da, benim gibi duyarlı bir insandır. Bu yüzden firma olarak sosyal sorumluluk projelerine açığız. Bu projelerde yer almak istiyoruz. İnşallah en kısa zamanda güzel bir projede yer alacağız.

Jude Law, Jessica Biel, Rihanna, David Beckham ve Angelina Jolie gibi dünyaca ünlü yıldızları Türkiye’ye getirmeyi amaçlıyorsunuz. Bu projenizi anlatabilir misiniz?

Bu isimler ürünlerimizi kullanıyor ve memnun olduklarını her yerde belirtiyor. Ayrıca bu kişiler, bizim reklam yüzlerimiz değil. Ama çok şanslıyız. Çünkü markalarımız o kadar nitelikli ve özel ki kullandıklarını, ürünlerimizi belirtmek istiyorlar. Bu da bizim farkımız. Ünlü kişilerle hep bağlantıdayız. Mutlaka bu kişilerden birini getirmeyi düşünüyoruz ülkemize.

Yoğun bir tempoda çalışırken kendinize nasıl vakit ayırıyorsunuz?

Ne kadar yoğun olursam olayım, kendime mutlaka vakit ayırırım. Spor, sauna, cilt bakımı, vücut bakımı yaptırırım. Elimden geldiğince doğayla vakit geçiririm. Deniz kenarında olmaya calışırım. Çok kitap okurum, çok film seyrederim. Kendimle baş başa kalıp nefes egzersizi yaparım. Benim terapim, iki yaşındaki yeğenim Katya. Mutlaka onunla oyun oynayıp, kafamı sıfırlarım. Dostlarımla kaliteli vakit geçirmeye çalışırım. El ve ayak bakımına dikkat ederim. Bakımlı olmayı seviyorum.

“SAMİMİ BİR GÜLÜŞ GÜZELLİKTEN ÖNEMLİDİR”

Kozmetik dünyasında çalışan biri olarak güzellikle ilgili neler söyleyebilirsiniz?

   

Bence her kadın güzeldir. Yeter ki bakımlı olsun. Mutlaka kendimize vakit ayırmalıyız. Küçük ayrıntılarla da havalı olabiliriz. Kendimizi güzelleştirebiliriz. En önemlisi doğallıkla güzellik iç içe olmalıdır. Samimi bir gülüş, bazen güzellikten bile önemlidir.

Sizce güzellikte yapılan hatalar nelerdir?

Güzellikte yapılan en büyük hata yanlış estetiklerdir. Özellikle küçük yaştaki hanımların erken yaşta yaptırdıkları yüz estetikleri… Öncelikle doğal kozmetik ürünleri kullanmalıyız. Estetik en son aşama olmalı. Bir de aşırı makyaj yapmamak gerekiyor. Doğal yapımızı korumamız lazım. Aşırı makyaj cildimizi yorar, yaşımızı büyütür.

Sizin güzellik sırlarınız var mıdır?

En büyük sırrım doğal beslenme, spor ve güzel bir uyku üçlüsü. En önemlisi iç huzur, güzel enerji. Bunlar iç içe olunca güzellik sırrım tamamlanıyor. Ortaya güzel bir ışık yayılıyor. Tabi ki bir de gülümseme… Olumsuzluklar karşısında bile hep gülümserim. Hayata her zaman umutla bakarım.

“MISS GLOBE İLE HAYATIMIN EN RENKLİ DÖNEMİNİ YAKALADIM”

Güzellik yarışmasına katılmaya nasıl karar verdiniz? O süreçten bahsedebilir misiniz?

Neşe Erberk, Miss Globe güzellik yarışmasına resimlerimi yolladı. Türkiye’nin tek Musevi mankeniydim. 90’lı yıllarda bu özel bir durumdu. Basın benimle çok ilgilendi ve beni çok desteklediler. İlk beşe girdim ve bu süreçten sonra mankenlik kariyerim başladı. Gaye Sökmen’e transfer oldum. Uzunca seneler Gaye Hanım ile çalıştım. Birlikte güzel işlere imza attık. Ayrıca İsrail’de Look Ajans’la çalışmaya başladım. Hayatımın en renkli ve güzel dönemini yakaladım. Bu durumu lehime kullanarak, iş hayatına atıldım.

Yurtdışında yaşayıp, daha sonra Türkiye’ye gelmek yaşantınızda neler değiştirdi?

Ben Türkiye’de doğdum. Ailem 5oo sene evvel İspanya’dan İstanbul’a göç etmiş. Eski İstanbulluyuz. Ailemin bir kısmı İsrael ve Miami’de yaşıyor. Dünyanın her yerinde kuzenlerim var. Büyük bir aileyiz. Annemin rahatsızlığı sebebiyle ona destek olmak için hayatımın belli dönemlerinde İsrail’de yaşadım. Özümde Türküm ve Türk olmaktan gurur duyuyorum. İsrail’e gittiğimde Türkiye’yi anlattım, buraya geldigimde İsrail’i. Bir nevi ülkeler arası kültür elçisi gibi.

Boş zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Boş zamanlarımı ailem ve dostlarımla geçiririm. Benim en büyük servetim ailem. Yeğenim Katya’m en büyük hazinem. Seyahate gitmeye bayılırım. İki günlüğüne kaçıp İstanbul dışına gitmeyi çok severim. Film seyretmek, klasik müzik dinlemek, dans etmek hayatımın vazgeçilmezleri.

“DEFİLELERİ İZLEMEKTEN KEYİF ALIRIM”

Moda haftalarını yakından takip eden isimlerdensiniz. Modayla aranız nasıldır?

Yeni trendleri takip eder, yeni modacıları ve defileleri izlemekten keyif alırım ancak kendime yakışanı giyerim. Klasik giyinmeyi ve genelde tek parça elbiseleri tercih ediyorum. Gündüzleri daha çok spor giyinirim. Fular veya eldiven gibi aksesuarları kullanmak hoşuma gidiyor. Kendime göre bir tarzım var. Çanta, ayakkabı, ruj veya ojeyi kırmızı detay olarak kullanmayı severim. Marka takıntım asla yoktur. Ne beğeniyorsam onu giyerim.

Modaya bakış açınızı ve Türkiye’de modanın geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye moda konusunda çok yol katetti. Dünya çapında adını duyurmuş, çok başarılı tasarımcılarımız var. Bence Türkiye, gelecekte tek moda merkezi olacak. Yeni modacılar yetişiyor. Tekstilde çok önemli bir yerimiz var. Türk firmaları dünyanın her yerinde.

“MEVLANA’DAN ÇOK ETKİLENDİM”

Hayatta benimsediğiniz bir yaşam felsefeniz var mıdır?

Hayatım boyunca insanlara saygı ve sevgiyle yaklaşmaya çalıştım. Kimseyi kırmamaya özen gösteririm. Galiba biraz fazla duyarlı ve duygusalım. Bu yüzden de hassasım. Mevlana’dan çok etkilenmişimdir. Konya’ya ziyarete gittim. Onun hoşgörüsü, şefkati ve aşkı beni çok etkiledi. “Şefkat ve merhamette güneş gibi ol, kusurları örtmede gece gibi ol, yumuşaklık ve ağırbaşlılıkta ölü gibi ol, tevazu ve mahviyette toprak gibi ol, mertlikte ve cömertlikte ırmak gibi ol, olduğun gibi görün, göründüğün gibi ol.” Sevgi, hoşgörü ve saygı dolu olalım, birbirimizi sevelim.

İlgili Haberler

PASSWORD RESET

LOG IN