Keyifli Hayatın Dergisi

Feryal Gülman Evinin Kapılarını MODA’ya Açtı

SHARE
, / 591 0
Feryal Gülman Evinin Kapılarını MODA’ya Açtı
   

Feryal Gülman, Bebek’teki villasının kapılarını MODA dergiye açtı. Seçtiği şık tasarımlarla objektiflerimize poz veren Gülman; iş, aile ve sosyal yaşamı hakkında sorularımızı yanıtladı.

“Dünyaya hep gülen pencereden bakarım”

Güler yüzü, pozitif enerjisiyle etrafına ışık saçan, her daim şık görüntüsüyle göz kamaştıran, iş dünyasındaki disiplini ve başarısıyla adından söz ettiren Feryal Gülman’la Moda okurlarına özel bir röportaj gerçekleştirdik. İyi bir eş, başarılı bir iş kadını, anlayışlı bir anne olan Gülman, sorularımızı tüm samimiyetiyle yanıtladı. Modanın her zaman içinde olan Gülman, kendi seçtiği şık tasarımlarla da Moda Dergi objektiflerine poz verdi.

FERYAL GÜLMAN (3)

Fotoğraflarınızda ve verdiğiniz röportajlarda her zaman huzurlu ve mutlu bir kadın görüyoruz. Bunun sırrı nedir?

Çok teşekkür ederim. Pozitif enerjiye çok inanıyorum. Olaylara her zaman olumlu yönleriyle bakmaya çalışıyorum. Bardağın dolu tarafını gören bir yapım var.

FERYAL GÜLMAN (2)

Trendsetter denildiğinde ilk aklan gelen isim Feryal Gülman. Bu sizi mutlu ediyor mu?

Bu sonradan edinilmiyor sanırım. İnsanın gerçekten sevmesi, zevk alması lazım. Ben çocukluğumdan beri modaya ilgi duyuyorum. Kendim için giyiniyorum. Her zaman bakımlı ve titiz bir yapım var. İnsanların benim giysilerimi veya tarzımı beğenmesi ise beni onurlandırır elbette.

FERYAL GÜLMAN (1)

Moda ile iç içe bir kadın olmanın yanı sıra başarılı bir iş kadınısınız. Sosyal yaşam ve işi nasıl bu kadar eksiksiz dengeliyorsunuz?

Öncelikle çok programlı, organize ve çalışkan bir insanım. Az uyurum, beş saat uyku bana yetiyor. Hafta başı yaptığım organizasyonu hafta içi çok nadir ancak çok önemli bir nedenle bozabilirim. Pazar günleri evde oluruz. Eşim için de, benim için de Pazar günleri hem dinlenme hem de haftalık düzenlemelerimizi yapma günüdür.

FERYAL GÜLMAN (7)

25 yaşında iş hayatında büyük sorumluluklar almış ve önemli işlere imza atmış birisi olarak genç girişimcilere, genç iş kadını ve iş adamlarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Profesyonellik yolunda ilerlemek veya girişimci olabilmek için öncelikle hedef belirlemek çok önemli elbette. Global bir dünyada yaşıyoruz ve artık çok daha donanımlı olmak gerekiyor. Kişisel gelişimin önemine ve sevdiğin işi kendine güvenli, öğrenmeye açık bir şekilde sürdürebilmenin önemine inanıyorum.

FERYAL GÜLMAN (6)

Mimarlıktan mezun olduktan sonra iş hayatınıza geçiş hikayenizden bahsedebilir misiniz?

Alarko Holding’de önce mesleğim olan mimarlıkla işe başladım. Ve Prof.Dr. Sedad Hakkı Eldem’le çalışma şansı buldum. Daha sonra emlak pazarlaması konusunda eğitim alarak o yıllarda çok yeni başlayan bu sektöre giriş yaptım. TOKİ Daire Başkanlığı’ndan bu sebeple gelen bir görev oldu. Bulunduğum daire başkanlığı görevinde ağırlıklı olarak konutların satışı bizim bölümümüzün sorumluluğundaydı.

FERYAL GÜLMAN (5)

Ankara doğumlusunuz. Ankara ile bağlarınız devam ediyor mu? Ankara hayatınızın neresindedir?

Ankara doğum yerim. Ankaralı olmak benim için çok önemli. Çünkü Ankara insanının daha farklı olduğuna ve bazı özellikleri taşıdığıma inanırım. Bu özelliklerin başında samimiyet gelir. Ayrıca insanların maddi imkanlarının değil, eğitim ve kültür değerlerinin önceliği, Ankara insanının belirleyici değer yargısıdır.

   

FERYAL GÜLMAN (4)

Feryal Gülman işkolik midir?

İşkolik demeyelim. Ama titiz ve disiplinli bir insanım. Birlikte çalıştığım kişilerden de aynı disiplini beklerim. Arkadaşlık ilişkilerime bile bu yapım yansır.

Birçok sosyal sorumluluk projesinde de yer alıyorsunuz. İçinde yer aldığınız projelerden bahsedebilir misiniz? Ülkemizi bu noktada nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadın Girişimciler Derneği’ndeyim (KAGİDER). Özellikle Anadolu’da girişimci adayı kadınlarımıza destek olmaya çalışan bir dernek. Büyük şehirlere göre kadın girişimci sayısı Anadolu’da çok daha düşük.

Türk Emniyet Teşkilatı Yetimleri Eğitim Vakfı’nda (TEYEV) şehit polis ailelerimiz için çalışıyoruz. Biliyorsunuz, Mehmetçiklerimiz gibi pek çok polisimizi de şehit veriyoruz. Devlet, geride kalan ailelerin destekçisi elbette. Ama çocukların eğitiminde burs ve pek çok konuda ailelere vakıf olarak destek oluyoruz.

Hayatınızda en tahammül edemediğiniz şeyler nelerdir?

Saygısızlık, önyargı, hoşgörüsüz yaklaşım ve dost gibi görünen ama aslında dost olamayan insan yapısı.

Yaşam sloganınız nedir?

Dünyaya hep gülen pencereden bakarım. Her olaydan mutlaka iyi bir sonuç çıkarmaya çalışırım. Kimsenin negatif yorumları, aşağı çekmeye çalışan bakış açıları benim görüş alanıma girmez. Ve bundandır ki etrafımda bana pozitif enerji veren insanlar olsun isterim.

Şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı?

Nest Ortaköy çok yakında satışa çıkacak. Bu proje, Ortaköy’ün en güzel bölgesinde keyifli bir konut projesi. Şehrin bu kadar merkezi noktasında son kalan konut projelerinden biri belkide. Farklı büyüklüklerde seçenekler barındırdığı için farklı ailelere hitap edeceğine inanıyorum. Ancak beni en çok heyecanlandıran İzmir Mordoğan Yarım Adası’nda hayata geçireceğimiz proje. Küçük bir tatil şehri kurulabilecek keyifli bir ortam. Mordoğan çok güzel bir yer.
Eşinizle aynı iş yerinde çalışmanın avantajları ya da dezavantajları oluyor mu?
Her ikisi de oluyor. Birlikte çalıştığınız aile işi ve aynı amaç için çabalıyorsunuz. Hayatı paylaşıyorsunuz. Bu çok güzel, ama sohbetlerimizin pek çoğu iş odaklı hale dönerse o güzel olmuyor. Ondan kaçınmaya çalışıyorum.

Feryal Gülman nasıl bir annedir?

Oğluma annesi olduğumu unutturmadan onunla arkadaş olmaya çalışıyorum. 16-17 yaş aralığında, ergenlik çağında. Zor seneler. Disiplinli bir anneyim aslında, ama bu senelerde daha yakın ilişki için daha farklı bir tutum gerekiyor.

Annelik hayatınızda neleri değiştirdi?

Annelik hayatta hem en güzel duygu hem de en büyük sorumluluk. Varlığı bir mucize gibi. Eğitimi, büyümesi, acı, tatlı sorunları… Bu da işte annelik.

Gülman ailesi boş zamanlarında neler yapmaktan keyif alır?

Ailece yeni ülkeler, yeni kültürler keşfetmekten çok zevk alıyoruz. Birlikte film seyretmek, yeni mutfaklar, yemekler denemek de en büyük hobilerimizden.

Uzun vadeli planlar yapar mısınız?

Yaparım ve uygulamaya da çabalarım. Zaten günü yaşamak pek benim tarzım olmayan bir yaşama biçimi. Hep hedeflerim olsun isterim.

Asla giymem dediğiniz parçalar nelerdir?

Asla “asla” dememeyi öğretiyor moda kavramı insana. Ama aşırı dekolte giysilerden, mini etekten, tayt, pantolon üzerine giyilen kısa kazak veya ceket ikilisinden asla diye söz edebilirim.

Eşinizin ve oğlunuzun giyimine müdahale eder misiniz?

Evet. Eşimin giysilerini birlikte alırız ve genellikle giyeceklerini ben seçerim. Oğlum için de yakın zamana kadar öyleydi ama artık pek karıştırmıyor. Kendi tarzı var ve seçimlerini birlikte alışverişe çıksak da kendisi yapıyor.

Fast Fashion markalarınız nelerdir?

Her sene modacıların çizgilerinde farklılıklar olabiliyor veya yeni tasarımcıları da beğenebiliyorum. Ama Chanel, Lanvin, Alaia, Valentino vazgeçemediğim markalardır.

Gizli alışveriş noktalarınız var mı?

Artık tüm alışverişimi Türkiye’den yapıyorum. Hiçbiri gizli değil. Herkesin aldığı ve bildiği yerler.

Stilinizin vazgeçilmez parçaları nelerdir?

Küçük elbiseleri çok severim. Siyah veya farklı renk ve değişik tasarımlar olabilir. Stilettolar da vazgeçilmezlerim arasında.

Dolabınıza yeni sezondan neler eklemeyi düşünüyorsunuz?

Yine kendi tarzımda sezonun çizgilerinde parçalar eklemeyi düşünüyorum.

T cetvelinin cazibesine kapılacak kadar estetiğe ve güzelliğe düşkünsünüz. Bu merak nereden geliyor?

Bunu gerçekten bilemiyorum. Ama çocukluğumdan bu yana devam eden bir merak bu. Stil tüm yaşamı kapsıyor. Her konuda yenilikleri takip etmeyi, estetik olana, tasarım olana merak duymayı benimsemişim.

En çok merak edilen sorulardan bir tanesi giymediğiniz kıyafetlerinizin daha sonra nereye gittikleri. Bağışlıyor ya da satışa sunuyor musunuz?

Herkesin giymediklerini verdiği yerler vardır mutlaka. Benim de öncelikli olarak yakın çevremde verdiğim bazı kişiler var. Onun dışındakileri ise TOÇEV ve TOGEM derneklerine veriyorum, onlar da değerlendiriyorlar.

Mimarlık hayalinizdeki meslek miydi? Onun dışında ne ile uğraşmak sizi mutlu ederdi?

Mimarlık aslında değildi. Ailem tıp okumamı, okuldaki öğretmenlerim ise hukuk okumam konusunda yönlendiriyorlardı, bense estetik dürtüsüne kapıldım. Şu anda yaptığım işi kesinlikle severek yapıyorum.

İlgili Haberler

PASSWORD RESET

LOG IN