Keyifli Hayatın Dergisi

“Önemli olan geride hoş bir seda bırakabilmek”

SHARE
, / 356 0
   

Her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın var derler ya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in arkasında dik duruşu, mütevaziliği ile Nevin Hanım var…

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Nevin Hanım ile 39. yılını dolduran evliliklerini, çocukları ve torunlarını konuştuk. Özellikle sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak rol alan Gökçek, Ankara’nın 20 yıldır ‘first lady’si.

“Kadınların her şeyden önce sevgiye ihtiyaçları var. Evden çıkmayan kadınları evlerinden çıkarmaya ve kendilerine bakmaya, sosyalleşmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Ve artık Ankara cemiyetinin kadınları da yardıma ihtiyacı olan kadınlara yardım ediyorlar.”

Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz? Bir gününüz nasıl geçer?

Karadeniz kenarında güzel bir kasaba olan Düzce iline bağlı, Akçakoca’da doğdum. Gazi Üniversitesi Matematik Bölümü’nü bitirdim. Uzun yıllar matematik öğretmenliği yaptım. Melih Bey ile 1975’te evlendik. Ahmet ve Osman adında iki oğlumuz, Melih ve Ahmet adında da iki torunumuz var. Benim hayatım ailem. Günlerim oldukça yoğun geçiyor. Mesela dün; sabah bir toplantım vardı, burada aldığım mektupları değerlendirdim, öğlen yine böyle bir toplantım vardı. Gece Bala ilçesinin köylerini gezdim ve 01:00’de evdeydim. Bu sabah ise farklı bir etkinlikte kadınlarla buluştuk.

GÜLERYÜZ ÇOK ÖNEMLİ


Evinize genelde geç mi geliyorsunuz?

Evet. Şimdi köyleri geziyoruz ama seçim dolayısıyla değil ben hep köyleri geziyorum ve bir gecede Ayaş’a gidiyorum. Daha sonra Ayaş’ın etrafındaki köyleri geziyorum. Gece saat kaç olursa olsun hiç yorulmuyorum. Neredeyse Akçakoca’ya gitmiş kadar oluyorum ama bir dağın eteğinde bir teyzenin duasının karşılığı hiçbir şeyde yok. Bunun için bir 300 km daha gidilebilir. Ben insanları seviyorum, insanlar da beni seviyor, gittiğim yerlerde güleryüzle karşılanıyorum. Misafire yemeği güler yüz ile ikram ettiğin zaman misafir senin yüzüne daha güzel bakar, yemeğine bakmaz. Bazen süslü yemekler yaparsın, ikram ederken suratını asarsın, o insan yemeği yiyemez. Güler yüz her şeyden önemli.

Kapı kapı geziyorsunuz. Çoğu insan belki tanımadığı birinin evine girmeye çekinir. Bu nasıl bir duygu?

Muhteşem bir duygu… Çoğu zaman çok duygulu anlar yaşıyoruz. Kapı kapı geziyoruz ve ben bunu senelerdir yapıyorum. Bu bir seçim çalışması değil. Şimdiye kadar 50 binin üzerinde ev ziyaretinde bulundum. Kendimi methetmek adına söylemiyorum. Ama iddia ediyorum; benim kadar ziyarette bulunan başka bir kişi daha yoktur. Neredeyse her akşam 4-5 evi ziyaret ediyoruz. Bu günde 20 ev de olabilirdi. Bir gecede dört ev gezmemin sebebi evlerde çok vakit geçirmek istemem. Bir evde en az yarım saat geçiriyorum.

ANKARA CEMİYETİ KADINLARI YARDIMA DUYARLI

Yardımları anlatmak istemiyorum ama benim gibi yardımlar yapmak isteyen arkadaşlarımız var. Onları biraz kamçılamak adına bazı şeyleri biraz anlatmakta fayda var diye düşünüyorum çünkü onlar dinledikçe ‘biz de yapalım Nevin Hanım’ diyorlar. Daha fazla insana ulaşıyoruz. Bir insanın ulaştığı kişi sayısı ile 25 insanın ulaştığı bir olmuyor. Ve artık Ankara’nın tanınan kadınları da bizimle birlikte çalışıyor. Özellikle onlar bize çok büyük destek oluyorlar. Organizasyonlar yapalım, yardıma ihtiyaç kadınlara, çocuklara yardım edelim diyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor. Çünkü gezdiğim evlerdeki hikayeler gerçekten o kadar vahim ki. Bu hikayelere tanık olsunlar, benimle birlikte ev ev gezebilsinler istiyorum. Yardımları kendi elleriyle iletsinler. Yardım etmek isteyene de her zaman yardımcı olmak istiyorum. Ankara cemiyetinin güzel ve bakımlı kadınları da yardıma çok duyarlı.

KADINLARIN SEVGİYE İHTİYACI VAR

Peki gezdiğiniz evlerde nasıl hikayelerle karşılaşıyorsunuz?

Aslında şimdi fakir sayısı eskiye göre daha az, şimdi mağdur insan sayısı çok fazla. Eşi tarafından terk edilen ya da şiddet görmüş kadın sayısı çok fazla. Eşi tarafından uygunsuz işlere sevk edilen bayan arkadaşlar var. Bu durumda olan 90 bayan arkadaşı İş-kur ile birlikte iş sahibi yaptık. Kadınlarımız iş buldu ve çocuklarıyla birlikte huzurlu bir ortamda yaşıyorlar. Kadınlara özlellikle her zaman destek olmamız gerek diye düşünüyorum.

   

Genç kızlarla ilgili de projeleriniz var mı?

Evet tabii ki var. Elindeki kısıtlı imkânı tasarruflu kullanan, çocuklarını sürekli bu konuda uyaran bir anne gibi; vakıf olarak biz de az olan kaynağımızı, olabildiğince dikkatli ve verimli kullanmaya çalışıyoruz. Şu an 450 öğrenciye burs veriyoruz. Bunun yanı sıra, mağdur olanlar için kurslar açtık. Onları birer meslek sahibi yaptık. Bir yardım vakfının yapması gereken her şeyi yapıyoruz. Belki söylemek doğru değil ama sosyal faaliyetler ve yardımlar noktasında ses getirdiğimizi ve Ankara’da bir numara olduğumuzu söyleyebilirim. Allah nasip ederse, Keçiören’deki Atatürk Çocuk Yuvası’nda kalan genç kızlarımızın eğitimini üstleniyoruz. Allah’a hamd olsun öyle bir duruma geldik ki; bir gittiğim yere, bazen bir kez daha gidiyorum. Ben her zaman şunu söylüyorum; bu dünya geçici! Makamlar, güzellik, zenginlik, sağlık hepsi… Ama önemli olan geride hoş bir seda bırakabilmek. Çok dile getirmiyoruz ama sessiz sedasız çok şeyler yapıyoruz.

MELİH BEY İLE HİÇ GÖRÜŞEMİYORUZ

Peki ailenize ve Melih Bey’e zaman ayırabiliyor musunuz?

Melih Bey ile hiç görüşemiyoruz. Saban beş-altı gibi eve geliyor. En erken geldiği saat üç. Eskiden birlikte kahvaltı yapabiliyorduk ama maalesef artık kahvaltı da yapamıyoruz. Çünkü ben sabah erken çıkıyorum. Kahvaltı diliminde eşim 15 dakika da olsa uyumak istiyor. Onun için arabasında giderken kahvaltı yapıyor. Garip bir hayat. Aynı masada çocuklarla birlikte ne zamandır yemek yiyemedik. Çocuklar karne aldı, onlara hayırlı olsuna gidemedim. Zaman fukarasıyım. Şu anda içim içimi yiyor.

Melih Bey twitter’da çok ünlü, milyonlarca takipçisi var…

Melih Bey interneti çok seviyor, işinin bir parçası tabii. Ama evde de sürekli elinde bilgisayar. Ben bu durumu bazen kıskanıyorum.

Uzun birlikteliğinizin sırrını öğrenebilir miyiz?

Bir kere evlilik sabır işi, çok kolay bir iş değil. En önemlisi sevgi diyorlar ama sevginin yanı sıra saygı da olmalı. Evlilikler çok çabuk yıkılıyor. Hediyenizi alıp bir eve hayırlı olsuna gideceksiniz, boşandılar diyorlar. Bir iki ayda insanlar ayrılıyor, bu nasıl evlilik? Nasıl birbirine tahammülsüzlük anlayamıyorum, gençler kimsenin ailesini istemiyor. Senin annen, benim annem diyor. Böyle olunca da evlilikler çabuk yıkılıyor. Buradan gençlere sesleniyorum. Herkesin bir anne, bir babası var. Anne ve babalarımıza sahip çıkalım.

Peki her ailede evin yükünü biri sırtlanıyor. Siz bir belediye başkanı eşisiniz. Sizin evde evin yükünü kim omuzluyor?

Biz ikimiz de sırtladık ama yük biraz daha bende diye düşünüyorum. Çünkü eşim siyasetle uğraşıyor. Onun ev, çocuk ile ilgilenecek zamanı kısıtlı. Bu zaman dilimini ben tamamlamaya çalışıyorum. Bir şeyler yapabiliyorsam ne mutlu bana!

Babaanne olmak nasıl bir duygu?

Babaanne olmak çok güzel. Tek karşılıksız bakılan şey evlat. Rabbim onların yollarını hep açık etsin. Ödüller alıyorlar, bizler gururlanıyoruz. Akıllı insan olsunlar. Şaşırmasınlar, şaşırtılmasınlar. Bütün evlatlar için öyle olsun. Herkesin evladı kendisine göre çok kıymetli. İnsan eşinin kusurunu annesine anlatır ama evladının kusurunu kimseye anlatamaz.

Melih Bey ile tanışma hikayenizi dinleyebilir miyiz?

Melih Bey’le Antep’te karşılaştık. Üç ay arkadaşlığın sonrasında da evlendik. Melih Bey o zamanlar; ileride siyaset yapacağım. Sen bu siyasete katlanabilecek, bana destek olabilecek misin? diye sormuştu. Ben de bu isteği çok basit bir şey zannederek kabul ettim. Tabii siyasetin zorlukları olsa da, güzellikleri çok daha fazla. Ailede birisinin fedakarlık yapması gerekiyordu; o da bendim. Eğer eşime destek olabiliyorsam ne mutlu bana diyorum. Çünkü o, bu işi çok seviyor. Benim de eşi olarak ona destek olmam gerekiyor diye düşünüyorum.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan da sizin gibi ev ziyaretleri yapıyor. Karşılaştığınız evler ya da ard arda gittiğiniz evler oluyor mu?

Evet çoğu zaman bu tip tesadüfler oluyor. Ya ben ondan önce ya da o benden önce aynı eve gitmiş olabiliyoruz. O da çok yardım sever. Her Başbakan eşi böyle yardımsever olup da her zaman duyarlı olmayabiliyor. Halkın içine girip yer sofrasına oturup yemek yiyebilen, halkla sohbet eden…

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN