Keyifli Hayatın Dergisi

Öpücüğün Sihri

SHARE
, / 345 0
Öpücüğün Sihri
   

Çocukken herkesin sıkça duyduğu bir söz vardır. “Öpeyim de geçsin”. Ne zaman yere düşsek, canımız yansa bu tatlı sözler kulağımıza çalınır. Peki, annelerin içtenlikle yaptığı bu davranış, gerçekten ağrıyı dindirir mi? Yoksa anne öpücüğünde sihirli bir güç mü var? Annelerin çoğu zaman harikalar yarattığı ve çocuklarını çok sevdikleri doğrudur. Ancak burada gizem o tatlı öpücükte saklı. Öpücüğü “sevgiyle verilen bir dokunuş” olarak tanımlarsak kabaca iki yönden inceleyebiliriz.
Sevgi ve dokunma duyusu.

Öpücükteki sevgi önemlidir. “Öpücük ağrıları dindirir ama herkesin öpücüğü de dindirir mi?” sorumuzun cevabı, beş harfli iki kelimede gizli. “Sevgi” ve “İnanç”… Leora Kuttner’ın “A Child in Pain: What Health Professionals Can Do To Help”*1 (Çeviri: Ağrılı çocuk: Bir sağlık çalışanı yardım için neler yapabilir?) kitabında ebeveyn sevgisinin ve bunu gösteren davranışların (öpücüğün mesela) ağrıyı dindirişinden bahsetmiş. Beyin ağrıyla baş etmeyi daha küçücükken öğrenir. Acı çeken bebek ağlar, ebeveyn yanına koşar, öpeyim de geçsin der, sarılır, derdini çözmek için uğraşır. Açsa doyurur, gazı varsa çıkartır. Kısaca ağrısını dindirir ve böylece bebek inanır ki, öpüldüğünde, sevgiyle ilgilenildiğinde gerçekten ağrısı dinecek. Bu inanç ağrının dinmesi için çok önemlidir. Öyle ki ‘Textbook of Pediatric Emergency Precedures’*2 (Çeviri: Çocuk acil prosedürleri ders kitabı)‘nda bile ağrılı çocuğa yaklaşımda, çocuğun neye inandığının dikkate alınması tavsiye edilmektedir. Eğer çocuk öpücüğün ya da yara bandının onu iyileştireceğine inanıyorsa, onu o iyileştirir. Çocuklar ne kadar da şeker şeyler değil mi?

   

Anne öpücüğünün psikolojik etkileri çok fazla, ama ne şanslıyız ki vücudumuz annemiz olmadan da ağrıyla baş edebilmemiz için bazı sistemler geliştirmiş. Vücudumuz, çevresini en mükemmel şekilde algılamak için birçok alıcıyla donatılmış karmaşık bir makinedir. Sıcaklığı, dokunma duyusunu, ağrıyı algılayan alıcıları birbirinden farklıdır. Bu farklı alıcılar farklı yollarla, bilgiyi iletmeye çalışırlar. Mesela ağrı alıcıları, yalnızca güçlü ve zararlı uyaranlarla aktive olurlar ve beyin bu yolla gelen uyarıyı ağrı olarak algılar. Her ne kadar yollar farklı olsa da bir uyaran, diğer bir uyaranın iletimini etkileyebilir. Bu etkileşim de, öpücüğün sihirli güçlerinin bir kısmını daha açıklamamızı sağlar. 1965 yılında ortaya Kapı Kontrol Teorisi diye bir teori atılmıştır. Teoriye göre ağrısız uyaranlar, ağrılı uyaranın kapısını kapatır ve ağrılı uyaranın beyne ulaşmasını; dolayısıyla ağrının algılanmasını engeller. Tekerleme gibi oldu değil mi? Tekrar deneyelim. Ağrının beyne ulaşması için geçmesi gereken bir kapı vardır. Kapıyı kontrol eden ağrıyı kontrol eder. Annemizin öpücüğü de basitçe kapının açılmasını zorlaştırır. Ovalamak da zorlaştırır ama şimdilik öpücüğe yoğunlaşalım. Elimize iğne battığını düşünelim. Ağrı uyarısı dar bir yoldan, yavaşça ilerlemektedir. Ancak beyne iletilip, hissedilmesi için bir kapıdan geçmesi gerekir. Bu kapının açık veya kapalı olmasıyla ilgilenen bir de bekçi vardır. Bu bekçi oldukça uykucudur. Ağrı uyarısı bekçiye güzel ninniler söyleyerek; onun uykusunu derinleştirir ve rahatça geçer. Ama iğne batan yeri ovaladığımızda ya da annemizin sihirli öpücüğü konduğunda işler değişir. Dokunma duyusunun yolu geniştir ve hızlıca bekçiye ilerler. Bekçiyi uyandırır ve kapı kapanır. Ağrının kapıdan geçmesi zorlaşır, dolayısıyla ağrı da azalmış olur. İşte ‘sevgiyle verilen dokunuştaki’ dokunma duyusunun yeri…

Öpücüğün gücünü sadece dokunma duyusuna indiremeyeceğimiz gibi sadece psikolojiyle de açıklayamayız. Özellikle anne öpücüğü çok daha mucizevi bir şeydir. Öpünce gerçekten ağrılar diner ama siz de benim gibi sevdiklerinizden uzakta yaşıyorsanız. “Yanında sevgilisi, ailesi olan biri için bu kolay; ama biz yalnız insanlar ne yapalım?” derseniz, üzülmenize gerek yok! Ağrıyan yeri ovmanız da bu işlevi büyük ölçüde görecektir. Test edip, onaylanmıştır.

*1A Child in Pain: What Health Professionals Can Do to Help by Leora Kuttner
*2Textbook of Pediatric Emergency Procedures Christopher King, Fred M. Henretig Lippincott Williams & Wilkins, 2008

Melisa ZENGİN

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN