Keyifli Hayatın Dergisi

Ozan Güven Ardan Özmenoğlu Eserleriyle Objektif Karşısında

SHARE
, / 174 0
   
Ozan Güven ,  Ardan Özmenoğlu

Ozan Güven , Ardan Özmenoğlu

Ardan Özmenoğlu, özgün bir baskı tekniği ile oluşturduğu post-it notları, neon eserleri ve enstalasyonları ile tanınan, uluslararası üne sahip, oldukça başarılı bir çağdaş sanatçı. Özmenoğlu ve eserlerini, sanatçının yakın arkadaşı ve koleksiyoner, ünlü oyuncu, Ozan Güven ile bu sayımız için buluşturduk. Ozan Güven’in çok özel enerjisiyle birlikte oldukça keyifli geçen bir çekim ortaya çıktı.

 

Ozan Güven

Ozan Güven

Günlük hayatta post-it kullanımı biraz hatırlamak/hatırlatmak amacını taşıyor. İşlerinizde de böyle bir amacı var mı?

Eserlerimin amacı değil de duygusu ve hissettirdikleri var. Eserlerimi yaratırken bu özel kağıtların eklediği bir anlam hatırlatmak için oldukları. Güzel Sanatlar mastırımı yaparken kullanmaya başladım post-it notları. İki boyutlu kompozisyonları üç boyuta nasıl çevirebilirim fikriyle yeni materyaller araştırıyordum, post-it notu masamın üstünde buldum. Post-it notlar yapışkanlı hatırlatma kağıtlarıdır. Genelde renkleri sarı olur. Evden çıkmadan unutmamanız gereken ne varsa onun üstüne yazarsınız. Bence önemli bir buluştur ve çok günceldir, yenidir, geçmişi yoktur. Bu kadar yeni bir medyumu, geleneksel olanla eserlerimde buluşturuyorum. Çağdaş sanat biraz da bu demek.

Ozan Güven

Ozan Güven

Eserlerinizin içeriğinin olduğu kadar isimleri de kara mizah içeriyor, birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar. Eseri bittikten sonra mı isimlendiriyorsunuz, yoksa ismiyle birlikte mi oluşturuyorsunuz?

Eser aklıma bitmiş haliyle geliyor. Ölçeği, rengi, medyumu, her detayı… Bazen bir isimden yola çıkıyorum bazen eser ismini bana fısıldıyor. İşlerime baktığınızda adlarıyla beraber müthiş bir bütünlük oluşturduklarını hemen anlarsınız. İsimleri seviyorum, mesela verdiklerim arasında; “üç beyazlar: akar akar akar, kara para, bir erkeğin rüyası, ellerini gözlerin gibi kullan” var. Yapmadım değil ama genelde “isimsiz” yani “untitled” işlerin neden adsız olduğunu çok merak ederim. Bu isimsiz çocuk gibi bir şey. Eğer bir şey yaratıyorsanız adı mutlaka vardır.

Ozan Güven

Ozan Güven

Arko, Orhan Gencebay, Tansu Çiller, Müjde gibi 80’ler ve 90’lar popüler kültüründe yer etmiş figürleri yeniden yorumluyorsunuz. Bu dönemlerin sizin için anlamından biraz bahseder misiniz?

Ben ve jenerasyonum bu markalarla büyüdü. Bugünün zamanını bu jenerasyon nasıl anlatabilecek bilmiyorum. Kavram karmaşası içinde yaşıyoruz,; herkes her şey ve her şey herkes. Benim büyüdüğüm zamanda her şey tekti. Tek tuz markası, tek tıraş losyonu, tek çorap markası, tek tv, tek kanal vardı. Teklerle büyüdük ve bu hayatımıza o kadar yer etti ki bunlarla alakalı gördüğümüz her hatıra ve obje bizi o zamana götürüyor; anılarımızı canlandırıyor ve bence çok ama çok güzel şeyler hatırlatıyor. Sanırım eserlerimin bu kadar beğenilmesinin bir sebebi de bugünlerde yaşadığımız kavram ve madde karmaşasının o unuttuğumuz günlerde hiç yaşanmamış olmasını göstermesi. Her şeyin bir ve tek olduğu bir dönem ve buna referans veren unutmamız gereken resimler yapıyorum. Bunu yaparken de çok buraya, bize özgü işler üretiyorum ama bu durum anlattığı hikaye dolayısıyla bir o kadar global oluyor.

   
  Ardan Özmenoğlu

Ardan Özmenoğlu

Günlük hayatta karşımıza sık çıkan imajları yine günlük hayatta sıkça kullandığımız bir malzemeyi, post-iti kullanarak yeniden inşa ediyorsunuz. Seyirci olarak ilk bakışta eser bize aşina gelse de, aslında post-itin yarattığı üç boyutluluk, baskı biçimleri gibi unsurlar eseri gerçekten çok katmanlı hale getiriyor. Nasıl yapıldığını da düşünmeden edemiyoruz, bize biraz post-it işlerinizin yapım aşamasından bahseder misiniz?

Ben daha çok günlük hayata bir boyut ekleyen ama aynı zamanda büyük soruları basitçe soran işler yapmaktan heyecan duyuyorum. Sanat yaratıcılıktır ve ben bunu yapıyorum. Bence günümüzün sanatı, değerli, benzersiz bir nesne olgusundan uzaklaşmalı ve sanatı, sanat mekanını, bir yüzleşme ve tecrübe olarak gerçek kılmalıdır. İpek baskı tekniği benim yıllardır geliştirdiğim ve bana özgü detayları olan üçüncü elim, özel bir teknik. Ben ürettiği eserlerin teknik bilgilerini paylaşmak istemeyen sanatçılardanım. Bence yapım ve üretim aşaması gizli bir dua, sadece sanatçının bildiği bir tarif gibidir. Hatta bu konuyla alakalı bir söz var, dünyada iki şeyin nasıl yapıldığını merak etmeyin; sosisler ve sanat eseri.

Ozan Güven ,  Ardan Özmenoğlu

Ozan Güven , Ardan Özmenoğlu

‘Art is my husband’ isimli bir işiniz var. Hatta websitenize girdiğimizde de bu slogan bizi karşılıyor. Bir zamanlar ‘Music is my boyfriend’ diye de popüler bir şarkı vardı, bu cümle slogan olarak da çok kullanıldı sosyal medyada. Sanatla evliliğinizden biraz bahseder misiniz?

Tutkulu bir beraberlik diyebilirim. Sanatsız yapamıyorum, olamıyorum, sanırım o da bensiz… Bu aynı zamanda bana çokça sorulan klişe bir sorunun cevabı; sanat sizin için ne ifade ediyor? Bir kadın sanatçı olarak verebileceğim en güzel cevap diyebilirim. Bu benim için bir “artist statement”.

Ozan Güven

Ozan Güven

Freud’un ‘uncanny’ dediği, Türkçe’ye ‘tekinsiz’ olarak çevrilen, tanıdık –bildik ve bastırılmış bir durumun geri dönüşünün yarattığı kaygı ve rahatsızlık olarak tanımlanabilecek psikolojik durum, eserlerinizle ilgilenen seyircide ortaya çıkabilir mi? Kara mizah unsurları bu ‘tekinsiz’ durumları hafifletmek için mi var?

Aksine “kara mizah” bu durumları güçlendirmek için var. Yaşadığımız dönemde uykusuz, penguen gibi karikatür dergilerinin satış rekorları kırmasının sebebi de bu; gerçeği anlatıyorlar ama kullandıkları medyum bir diğer sanat dalı.

Sosyal medya sayesinde mizah unsurlarıyla dolu onlarca eleştirel imaj görüyoruz her gün. Siz sosyal medyayla ne kadar ilgilisiniz? İlham aldığınız oluyor mu?

Sosyal medyayı takip ediyorum ama ilham alacağım bir mecra olarak görmüyorum. Ben görüp, dokunup, bakıp, tadıp yani tecrübe edemediğiniz, hissedemediğiniz şeyleri gerçek olarak algılayamıyorum. Bana göre sosyal medya sizi izleyici olarak tutsak eden paralel bir evren gibi, dokunduğunuzu sanıyorsunuz dokunamıyorsunuz…

Gelecek projelerinizden biraz bahseder misiniz?

Aralık ayının ilk haftasında gerçekleşecek olan ArtBasel Miami Pulse Sanat Fuarında eserlerim sergilenecek, şu an o fuara eserler hazırlıyorum. Ayrıca Ocak ayında İstanbul’da Gaia galerinin yeni mekanında kişisel sergim olacak.

OZAN GÜVEN’in çekim ve Ardan ile ilgili yorumu:

“Ardan’la 6 sene öncesine dayanan bir arkadaşlığımız var. Ortak bir arkadaşımız aracılığıyla yaptığımız bir sanat alışverişi neticesiyle tanıştık. Aslında bir yatırım olsun diye sanat eserleri peşinde olduğumu söyleyemem. Daha çok oğluma bırakabileceğim bir miras olarak görüyorum. Bakınca keyif alabileceğim, ondan bir hikaye üretebileceğim ya da beni pozitif yönde etkileyen sanat eserleri daha çok ilgimi çekiyor. Ardan kendi kişiliği ve karakteri gibi işler yapan, mizahi yönü kuvvetli işler ortaya koyuyor, zaman zaman serserilik yapıyor. Sabit bir yerden bakıp aynı tonda işler yapmıyor. Bu da onun eserlerini renkli ve etkileyici kılıyor. O yüzden yaşadığım yerde onun eserini görmek bana mutluluk veriyor. Genelde dergi çekimlerine, röportajlara “külfet” olarak bakarım ama bu tarz bir dergide Ardan’la keyifli ve farklı bir çekim olabileceğini düşündüğüm için yer almak istedim açıkçası”

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN