Keyifli Hayatın Dergisi

RASA ÖZÇELİK İLE SPOR ÜZERİNE

SHARE
, / 482 0
   

Rase Özçelik

“SPOR BENİM YAŞAM TARZIM”


Fit ve aynı zamanda sağlıklı bir vücuda sahip olan şanslı kişilerden Rasa Özçelik… Vücudunun ona sağladığı tüm avantajları kullanarak, içine girdiği her kıyafeti rahatlıkla üzerinde taşıyan ve bunun kendisini mutlu ettiğini belirten Özçelik ile spor yaptığı Most Life Club’ta bir araya geldik. Renkli karelere imza atan Başkent sosyal yaşamın sevilen simalarından Rasa Özçelik, spor yaparken, formda olan vücudunun sırlarını da Moda okuyucularıyla paylaştı.

Cemiyetin ünlü isimlerinden Rasa Özçelik, Kent Park Most Life Club Spor Merkezi’nde buluştuğumuz ilk andan itibaren hiç bitmeyen enerjisi ve neşesiyle objektiflerimizin karşısına geçti. Çocukluğundan bu yana hayatını spor üzerine kurduğunu ve bunu yaşam stili haline getidiğini söyleyen Özçelik, göz kamaştırıcı ve sağlıklı bir vücut için sporun tek başına yeterli olmadığını da sözlerine ekliyor.

Sporun hayatınızdaki yeri nedir?
Spor benim yaşam tarzım. Oğlum olduğu için güne çok erken saatlerde başlıyorum. Sabah saat 06:30’da kalkıp oğlumu okula gönderiyorum ve daha sonra spora başlıyorum. Haftada 5-6 gün spora giderim. Kesinlikle ihmal etmem. Yaz-kış düzenli bir şekilde devam ederim. Eşim ve oğlum da spor yapar ancak saatlerimiz uymadığı için beraber spor yapamıyoruz. Saatlerimiz uysa bile benim tempom çok farklı. Onlar sadece hafta sonu yapabiliyorlar. Ben spora her gün 2-3 saatimi ayırıyorum. 07:00’de spora gidip, 10.00’da eve dönüyorum. Spora erken başladığım için günümü de bölmemiş oluyorum.

Spor hocasından yardım alır mısınız?
Benim sporum genelde koşma ve hızlı yürüyüş olduğu için destek almaya gerek kalmıyor. Haftada 3-4 kere de ağırlık çalışıyorum. Ağırlık ve bunun dışındaki bazı egzersizler için hocadan yardım alıyorum elbette.

Sporu dışarıda mı yapmayı tercih edersiniz, spor salonunda mı?
Elbette dışarıda yapmayı tercih ediyorum. Oran tarafında oturduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü evim ODTÜ ormanına çok yakın. Spor için ormana gidiyorum, Eymir Gölü’nün kenarında yürüyüş yapıyorum. Orman, Birkaç saatliğine de olsa şehirden uzaklaşmamı ve taze hava almamı sağlıyor. Yağmur ya da kar olursa spor salonuna geçiyorum ya da evdeki koşu bandımda yapıyorum. Salona gitmeme bile gerek kalmıyor.

“BEN İYİ BİR KOŞUCUYUM”

Yürüyüş dışında hangi sporla ilgileniyorsunuz?
Yürüyüş dışında Squash oynamayı severim. Bazen basketbol da oynarım. Bu sene tenis dersleri almaya başlayacağım. Oynamayı çok istiyorum. Ama hepsinin dışında ben iyi bir koşucuyum.

   

Formunuzu sadece sporla mı korursunuz? Herhangi bir diyet uygular mısınız?
Hayır, diyet yapmıyorum ama kesinlikle ne yediğime dikkat ediyorum. Ne yediğimi iyi bilmem lazım. Çünkü formda bir vücut için spor tek başına yeterli değil. Ekmek asla kullanmıyorum. Kahvaltım her gün yulaf, süt ve yumurtadan oluşuyor. Onların dışında kahvaltıda birşey yemem. Haftada yalnızca bir gün ailemle ya da arkadaşlarımla klasik bir Türk kahvaltısı yapıyoruz. Bunu çok seviyorum. Ancak maalesef yediklerime dikkat etmek zorundayım. Bu artık alışkanlık haline geldi. Onun da ötesinde sağlığımızı düşünmemiz gerek. Kola gibi asitli ve bol şekerli içeceklerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. Evde dolabıma bile girmez. Arada sırada günaha girdiğim de oluyor tabi. Çünkü tatlıdan vazgeçemiyorum (gülüyor). Akşamları da belli bir saatten sonra yemek yemiyorum. Meyve ve sebzeyi çok severim. Çok tüketmeye çalışırım.

Litvanya’ya gittiğinizde uzun süre kalıyorsunuz. Orada da spora devam ediyor musunuz?
Orada her sene bir ay tatil yapıyorum. O kadar koşturmaca oluyor ki. Seyahat ediyorum, geziyorum, yürüyorum ve o kadar enerji harcıyorum ki neredeyse saatlerce spor yapmış kadar oluyor. Çok hareketli geçiyor.

“SPOR YAPTIĞIMDA DAHA MUTLU OLUYORUM”

Spor yaptığınız gün ile yapmadığınız gün arasında fark oluyor mu?
Kesinlikle oluyor. Ruh halim tamamen değişiyor. Spor yaptığım gün daha enerjik ve neşeli oluyorum. Kendimi daha mutlu hissediyorum. Yapmadığım günler ise daha yorgun ve bitkin düşüyorum. O yüzden sporumu akşam yapmamaya çalışıyorum. Çünkü akşam o enerjiyi atamıyorum.

Çevrenizdeki insanlar sırrını sorar mı?
Tabi, soruyorlar. Bu da beni motive ediyor. Her gün ormana gittiğim için oradaki herkes tanıdık. Spora gelenlerle tanışıyoruz artık. Bir gün yaşlı bir adam, sırf benimle tanıştırmak için torununu getirdi. Torunu da 15-16 yaşlarında. Bizi tanıştırdıktan sonra torununa dönüp “Bak işte böyle olacaksın. Her gün böyle spor yapıp, böyle fit olmalısın” diyerek beni örnek gösterdi. Bu da beni çok mutlu etti. Oğlum da benimle çok gurur duyuyor. Arkadaşlarına “Benim annem çok spor yapar” dediğini çok duydum. Hoşuma gidiyor. Beni motive ediyor ve bu çok normal bir şey. Sonuçta bunu birilerinden iyi şeyler duymak için yapmıyorum ama iltifatları duyunca da mutlu oluyorum.

“SPOR SADECE KİLO VERMEK İÇİN YAPILMAMALI”

Bazı kadınlar sadece doğum sonrası kilolarını vermek için spor yapar…
Ben hamileliğim boyunca 23 kilo aldım ve aldığım kilolar spora gerek kalmadan kendi kendine gitti. Bu tamamen alışkanlıktan. Spor, sadece kilo vermek için yapılmamalı. Yaşam tarzı haline getirmek gerek. Spor bana çocukluğumdan kalan bir şey. Spor yaparken birşeylerden fedakarlık yapıyorsun ama sonra sana çok güzel bir şekilde geri dönüyor. Sağlıklı, fit ve güzel olmak için spor şart. Her giydiğim kıyafetin yakışmasını isterim. Spor yaptığım için istediğim her kıyafeti giyebiliyorum. Bu da beni mutlu ediyor.

Röportaj Çiğdem KOYUNCU

İlgili Haberler

PASSWORD RESET

LOG IN