Keyifli Hayatın Dergisi

“Mutlu etmek sevdamızı güçlendirir”

SHARE
, / 652 0
“Mutlu etmek sevdamızı güçlendirir”
   

1964 yılında doğan Reyhan Hacıosmanoğlu, 93 yılında Ankara’da unlu mamuller ve ekmek imalatı olarak kurulan Liva’nın ikinci kuşak sahibi. Reyhan Bey, babası Cumali Hacıosmanoğlu’ndan devraldığı emaneti yoğurdu, mayaladı, dinlendirdi, pişirdi ve Bahçelievler LivaBistro ve Liva İncek ile birlikte girdiği yolda Liva Green ve Liva Flat şubelerini de ekleyerek pastanecilik sektöründe marka olmayı başardı.

22 yıldır Ankaralılara en iyi hizmeti sunan, araştırmalarıyla sektöre, yenilik arayışıyla değişime yön veren marka sahibi Reyhan Hacıosmanoğlu, bir aile şirketi geleneğiyle bayrağı, oğlu Mert Hacıosmanoğlu’na devrediyor. Reyhan Bey ile sektörü ve Liva’nın başarısının sırrını konuştuk…

Reyhan Hacıosmanoğlu

Unlu mamullerle başlayan ve her yıl daha da başarılı bir ivme sergileyen Liva’nın sırrını öğrenebilir miyiz?
Yenilikçi tarzımız; kimseye ‘sadece bir müşteri’ gözüyle bakmayışımız, kalitemizi her yıl artırmamız ve samimiyetimiz… Aile sıcaklığını misafirlerimize hissettirebilmemiz, Liva’yı bir marka statüsüne çıkarmamızın en önemli sebeplerinden. Ankaralılar bu markayı benimsedi ve bağrına bastı. Biz de buna layık olmaya çalışıyoruz.

İş prensibiniz nedir, en çok neye önem verirsiniz?
Ankara’da pastanecilik konseptini biz yönlendiriyoruz. Çok araştırırım, yurt dışında ya da yurt içinde nereye gidersem gideyim yapılan hizmetleri ayrıntılı bir şekilde gözlemlerim. Daha iyi nelerin yapılabileceğini düşünürüm, ben bilmiyorsam bilen birini mutlaka bulur ondan öğrenirim. Yeni bir yatırım yapılacaksa şayet yapılanma süreci için 5 sene öncesinden çalışmalarımıza başlarız. Bu süreçte çok araştırır, düşünür, kafa patlatırım. Çünkü keşif süreci zorlu bir süreçtir; var olan alışkanlığı değiştirmenin ötesinde o alışkanlığın üzerine farklı olarak ne ekleyebileceğimizi düşünüp insanların beklentilerini karşılayabilecek standartları sağlamaya çalışıyoruz.

Liva’nın anlamı “Karadeniz dağlarındaki karı eriten ılık rüzgar”. Karadenizli olmak sizi işsel anlamda da besliyor sanırım…
Elbette. Karadeniz insanı misafiri sever, sunmaya düşkün olur. Karadeniz’de aşk, sevda vardır, insanları mutlu etmek sevdamızı güçlendirir. Liva’nın farkı, işini aşkla yapan kişilerin bir araya gelmesindedir. Liva; bizim evimiz, ailemizdir. Ben, eşim ve çocuklarım; bir de işini severek yapan işletmecilerimiz, çalışanlarımız, hepimiz bu ailenin parçasıyız.

Yeniliğe giden yolda ilham kaynağınız nedir?
Bu konuda çocuklarımdan destek alıyorum, çünkü artık yeni trendleri gençler belirliyor. Kızım Bahçelievler semtinde yer alan kısa süre önce Kızılay’da da açılan Mocaco Cafe’nin sorumluluğunu üstleniyor. Oğlum Mert ise benimle birlikte sektörü tanıdı, gördü ve bundan sonra Liva markası ona emanet, ben onun danışmanlığını yapacağım. Zaten sıklıkla toplantılar yapıyoruz, kendi içimizdeki tatlı rekabet bile başarımızın sırrını oluşturan önemli bir etken.

İş hayatında başarılı bir yönetici nasıl olunur?
Çalışmak, dürüstlük ve her daim yeniliğe açık olmak… Değişen dünyaya ayak uydurmanın tek yolu, değişimi izleyip günümüz koşullarına uyum sağlayabilecek şartlar için daha çok çalışmak. 4 şubemiz var ve bu dört şubenin çalışanlarıyla ilgilenmek zorundayız, yeniliklere ayak uydurmalıyız, bir de müşterilerimizi en iyi şekilde ağırlayıp mutlu bir şekilde buradan ayrılmasını sağlamak durumundayız. Biz, işimizi ailemiz olarak gördüğümüz için her bir çalışanımızla doğru diyalog kurmamız gerekiyor. İş hayatında başarılı bir yönetici olmak tüm bunları kontrol altında tutmakla mümkün.

Bir gününüz nasıl geçer, belli bir çalışma prensibiniz var mıdır?
Standart bir çalışma prensibim yoktur. İş dışında sosyal yaşantımın da olduğunu söyleyemem. Biz zaten sosyal bir iş yapıyoruz, insanlarla iç içeyiz. Gün içinde çok da programlı değilimdir. Hangi saatte hangi şubeye gideceğimi kimse bilmez. Kapıdan çıkarken nereye gideceğime, hangi şubeyi ziyaret edeceğime karar veririm.

   

Çalışanlarınızı seçerken nelere dikkat edersiniz?
Ben nasıl işimi ciddiye alıyorsam, sahipleniyorsam, aynı prensiple burayı temsil edebilecek kişiyi seçmeye gayret ederim. Meslekten birilerinin olması, örneğin Turizm ve Otelcilik mezunu öğrencilerinin bulunması benim için önemli. Birilerinin onlara gereken önemi ve değeri vermesi gerekiyor. Burada işini severek yapacak insanlar olmalı her zaman. Gençlerin istihdamı da önemli. Bu nedenle genç olmasına dikkat ediyoruz, çünkü gençler daha dikkatli ve eğitilmeye müsait bir yapıya sahipler.

Çocuklarınıza neler öğütlüyorsunuz?
Önce kendi mutlulukları için çalışsınlar, başarı zaten arkasından gelecektir. Yenilikleri, dünya trendlerini iyi takip etmelerini öğütlüyorum. Ben babama çekmişim, babam Cumali Hacıosmanoğlu şu an 83 yaşında hala çalışır, işine önem verir, araştırmalar yapar. Vakti zamanında onun bana söylediklerini şimdi ben de çocuklarıma aktarıyorum.

Hedefiniz…(?)
Ankaralılar bizi bağrına bastı artık, hedefimiz her ne olursa olsun kalitemizden ödün vermeden markamızı daha çok kişiye ulaştırabilmek. İlerleyen zamanlarda bunun için yatırımlarımız olacak.

MERT HACIOSMANOĞLU: “YENİ KONSEPTLER YOLDA”

Reyhan Bey’in çalışma disiplinini kendine örnek alan Liva’nın genç yüzü Mert Hacıosmanoğlu’ndan ‘Liva’nın yeni vizyonu hakkında bilgi aldık.

MERT HACIOSMANOĞLU

Babanızla diyaloğunuz nasıldı, işe ne zaman dahil olmaya karar verdiniz?
Ben zaten hep işin içinde yer aldım, çocukluğum Liva’da geçti. Babamla baba-oğul ilişkisinden öte iki ortak gibiydik, onunla birlikte işin her anında yer almak, çalışma hayatına geçişte bana büyük bir avantaj sağladı. Babam sabırla bana bütün bildiklerini aktardı.

Genç yaşta bir işletmeci olmanın avantajları ve dezavantajları neler?
Genç yaşta Liva gibi önemli bir markayı yönetiyor olmanın elbette ki zorlukları var. Her şeyden önce oturmuş bir markayı yönettiğiniz için üzerinizdeki sorumluluklar çok fazla. Hem var olan kaliteyi ve başarıyı sürdürmek, hem de Liva markasına değer katacak yeniliklere imza atmak zorundasınız. Ancak gençliğimin verdiği heyecan ve merak, sürekli yeni bir şeyler üretmemi sağlıyor. Büyüklerimin tecrübeleri ve bilgi birikimleriyle de bu heyecan birleşince ortaya gerçekten şahane işler çıkıyor. Bu konuda babamın vizyonerliği benim en büyük şansım oldu. Çünkü her zaman fikirlerime değer verdi ve bu da Liva’nın yeni ve dinamik projelerle marka değerine katkı sağladı.

Sizden Via Green Liva’nın yeni konsepti ‘Liva Gurme’ hakkında bilgi alabilir miyiz?
Bir kere 7/24 açık olan tek şubemiz. Bunun yanı sıra yediğiniz şeyin en özelini sizlere sunmaya çalışıyoruz, her müşterimize aynı özeni gösteriyoruz. Peynirlerimiz Balıkesir’den özel olarak geliyor. Pastırma Kayseri’den geliyor. Kahvaltıda yediğiniz, tadını beğendiğiniz herhangi bir ürünü de buradan satın alabiliyorsunuz. İlla kahvaltı yapmanıza da gerek yok, beğendiğiniz bir ürünün paketini alıp evinizde kendi kahvaltı sofranızda da yiyebiliyorsunuz. Menülerimiz bile konsepte uygun olarak oldukça kapsamlı bir şekilde hazırlandı. Hedefimiz bu zengin çeşitliliği bilmeyen ve keşfetmeye hazır insanlara ulaştırabilmek. Dürüstlüğe önem veren yapımızla açık mutfak özelliğini getirdiğimiz, mutfakta bile her şeyin detaylı bir biçimde düşünüldüğü, her an müşterilerimizin mutfak kısmımıza inebilecekleri şekilde dizayn edilen yepyeni bir Liva burası.

2016 hedefleriniz arasında diğer şubeleriniz için yeni konseptler var mı?
Şu an için İncek şubemizde yeni konsept çalışmalarımız sürüyor. Mart ayına doğru yeni konseptimizle misafirlerimizi ağırlayacağız. Şu an için çok fazla detay vermek istemiyorum ama Ankaralılar şunu bilsinler ki büyük ilginin olduğu İncek şubemiz yeni konseptiyle yine çok konuşulacak. Bahçeli’de bulunan Bistro şubemizde mevcut konseptimizde hizmetimiz devam ediyor. Ancak menülerimizde ve ürün çeşitliliğimizde ufak dokunuşlar yapacağız. Liva Flat ise zaten yeni bir konsept ve Via Green Liva ile yakın. Ancak genele baktığımızda 2016’da Liva şubelerindeki en büyük değişim sadece sunduğumuz lezzetlerle değil, düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle de misafirlerimizi mutlu etmemiz olacak. Örneğin yeni yıl itibariyle Liva İncek ve Bistro şubelerimizde ‘dilek ağacı’ etkinliği başlattık. Her ay şubelerimizdeki dilek ağacına Liva’dan dileklerini yazıp asan 3 kişinin dileğini gerçekleştireceğiz. Bu bir tatlı da olabilir, pastacılık kursu da olabilir. Tamamen yazan kişinin isteğine bağlı.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN