Keyifli Hayatın Dergisi

Zeynep Köksal Yaykıran

SHARE
, / 554 0
Zeynep Köksal Yaykıran
   

İş hayatındaki başarıları ve yer aldığı yardım projeleriyle ismini sıkça duyduğumuz, Pet Holding Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Köksal Yaykıran ile renkli bir kapak çekimi ve keyifle okuyacağınız bir röportaj gerçekleştirdik.

Ankara’nın en köklü firmalarından Pet Holding’in Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Köksal Yaykıran, Mart sayımızın baş konuğu oldu. Annesi Pınar Köksal’dan devraldığı Köksal Eğitim Vakfı (KEV) hakkında da sohbet etme imkanı bulduğumuz bu keyifli röportajda, Yaykıran’ın annelik hayatı, sosyal yaşamı ve sanat tutkusu gibi bir çok konuya değindik.

Sizi yeni tanıyacak okurlarımız için kendinizden bahseder misiniz?

1981 Ankara doğumluyum. Evli, 2 çocuk annesi ve iş kadınıyım. Edebiyatı, şiiri, spor yapmayı, yemek yapmayı ve misafir ağırlamayı çok severim. Resim, heykel, plastik sanatları takip etmek, sanat müze-fuarları gezmek, seyahat etmek, klasik müzik dinlemek hobilerim arasında. Bilkent Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümünden mezunum. Daha sonra Londra’da bulunan European Business School’da Girişimci İşletmecilik ve Webster Üniversitesi’nde MBA mastırlarımı tamamladım. Mastır tezimi “Türkiye’de Aile Şirketleri’nin Kurumsallaşması ve Sürdürülebilirliği” üzerine yazdım. Yükseköğrenimimi tamamladıktan sonra Türkiye’ye dönüp aile şirketimiz olan Pet Holding’de çalışmaya başladım. Şirketlerimiz 42 yıldır, petrol arama ve üretimi, mermer ve doğaltaş üretimi, arsa geliştirme, inşaat konularında faaliyet göstermektedir. Ben de son 15 sene içerisinde tüm faaliyet alanlarımızda ve firmalarımızda farklı görev ve sorumluluklar aldım. Son 7 yıldır yönetim kurulu üyeliği görevini yürütüyorum. Bu sene Köksal Eğitim Vakfı-KEV’in başkanlığını annem Pınar Köksal’dan devraldım. Bu benim için inanılmaz büyük bir mutluluk, heyecan ve onur kaynağı.

Anne olduktan sonra hayatınızda neler değişti?

İlk çocuğumu doğurmadan önce şirketlerimizdeki sorumluluklarımı iyice azaltıp, konularında uzman, profesyonel kadromuza devretmiştim. Rauf 10 aylık olduktan sonra tekrar çalışmaya başlamıştım ki, Rauf 15 aylıkken tekrar hamile kaldım. Dolayısıyla sorumluluklarımı çok arttırmadan devam ettim. Şu an Sinan 1 yaşında ve ben son 2 aydır çalışmaya başladım. Hayatımda en büyük önceliğim hep ailem olmuştur. Annelik bana hayatımı %100 kontrol edemeyeceğimi öğretti. Tevekkülü, sabretmeyi, inanmayı, şükretmeyi, candan öte sevmeyi anne olduktan sonra özümsedim. Geleceğe dair hayallerimde artık kendimden önce hep çocuklarım geliyor. “İnsan”a yaklaşımım farklılaştı. Kalbinde sevgi barındıran, kendisine ve çevresine katkı sağlayan, duyarlı insan yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu anladım.

İş dünyasında kadın olmanın avantajları ve dezavantajlarını sizden dinleyebilir miyiz?

İş hayatımda kadın olduğum için herhangi bir engel veya zorluk yaşamadım. Aksine, erkek egemen bir dünyada, yönetici kadın olarak çok daha fazla saygı görüyorsunuz. Kendi şirketlerimizde yönetim ve büro seviyelerinde kadın erkek eşitliği mevcut. Kız çocukları olmamıza rağmen, babam ve annem eğitimlerimizi hep aile şirketlerimizi devam ettirebilecek seviyede almamıza destek oldular.

Üye olduğunuz derneklerde aktif rol aldığınızı gözlemliyoruz. Şimdi de Köksal Eğitim Vakfı Başkanlığı’nı devraldınız. Bize biraz yeni görevinizden bahseder misiniz?

   

Sivil toplum kuruluşları, vakıf ve dernekler insanın fark yaratabileceği, sesini duyurabileceği, birlik olup kuvvetlenebileceği platformlardır. Tek başınıza yürütemeyeceğiniz projeler için, toplumun bir kesimine veya tümüne katkı sağlayabilmek adına, bu tip platformlarda çalışmak gerekir. Şahsen pek çok STK’da farklı zamanlarda, aktif rol aldım. 2005 – 2010 yılları arasında TÜGİAD Merkez ve TÜGİAD Ankara Şubesi’nde yönetim kurullarında seçilip başkan yardımcılıkları, koordinatörlük gibi farklı görevler yürüttüm. 2010-2012 yılları arasında ANGİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttüm. 2011 yılında Türkiye Gençleri’ni temsilen Münih Güvenlik Konseyi çerçevesinde Münih Genç Liderler Zirvesi’ne davet edildim ve Münih Genç Lideri oldum. Bu sene, Köksal Eğitim Vakfı Başkanlığı’nı, 22 yıldır özen, sevgi, gönül ve başarı ile yürüten annem Pınar Köksal’dan devraldım. KEV, 22.11.1992 senesinde başarılı olup imkanları kısıtlı olan üniversite öğrencilerine burs vermek amacıyla, Pet Holding Yönetim Kurulu Başkanı, babam, Prof. Dr. Güntekin Köksal tarafından kuruldu. Vakfımızın kurucusu Köksal Bey’de devlet bursu ile eğitimini tamamlamıştır. Kurulduğu günden bugüne KEV, yüzlerce üniversite öğrencisine burs imkanı tanıyıp, kitap yardımında bulundu. Başta Köksal Ailesi ve Pet Holding’in katkıları olmak üzere, gönüllülerin ve mezun olan bursiyer öğrencilerin geri ödemeleri ile varlığını devam ettirdi. KEV’de 2015-2016 Eğitim Yılı itibariyle karşılıksız burs vermeye başlayarak hedeflerimizi bir basamak daha yukarıya taşıyoruz. Her sene daha fazla öğrencinin hayatlarına dokunmayı, her sene daha fazla ihtiyaç sahibi gence ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun için Köksal ailesi ve Pet Holding’in desteklerinin yanı sıra maddi, manevi destek verecek daha fazla eğitim gönüllüsüne ulaşmayı amaçlıyoruz. KEV’in sadece maddi destek veren bir kurum olmaktan çıkıp, gençlerimizle yakından ilgilenen bir aile yuvası olmasını istiyoruz. Her sene düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz bursiyer toplantılarına devam edecek ve bursiyerlerimiz için mentörlük programları organize edeceğiz. Vakfımıza katkı sağlamak için bu sene ve gelecek senelerde de pek çok farklı organizasyona ev sahipliği yapacağız. KEV Sanat Galerisi olarak adlandırdığımız Pet Holding Sergi Salonu’nda KEV yararına pek çok fotoğraf, resim ve heykel sergisi açacağız. Çeşitli çalışma grupları (workshop) ve seminerler aracılığıyla vakıf yararına organizasyonlar düzenleyeceğiz. İlkbahar ve sonbaharda iki ayrı konser organizasyonumuz olacak. Ayrıca 2016 yılı içerisinde benim iki ayrı kitap çalışmam olacak. Biri bebekler için yemek kitabı, diğeri kendi şiirlerimden derlediğim şiir kitabım. Bu kitapları da vakıf yararına satışa sunacağız. Ayrıca annem Pınar Köksal’ın müzik CD’leri de vakfımız yararına satılmaya devam etmektedir. Tüm gönüllülerimiz gerek bu organizasyonlarda yer alıp eser satın alarak, gerekse mutlu ve özel günlerinde vakfımıza bağışta bulunarak öğrencilerimize destek olmayı sürdürebilecekler.

Türkiye’de ve yurt dışında bir çok dev projeye imza atmış bir aileden geliyorsunuz. Anneniz Pınar Hanım ve babanız Güntekin Bey’in size bıraktığı en büyük manevi miras ne oldu?

Babam, candan, güvenilir, dürüst, enerjik ve çalışkan bir girişimcidir. İş konusunda gözü karadır. Dünyada hiç bir şirketin girmediği bölgelere ilk giren ve proje geliştiren bir firma olduk. Bu babamın risk almaktan çekinmeyen, bildiği doğrudan şaşmayan, lafını esirgemeyen, eğilmeyen, bükülmeyen yapısıyla ilgilidir. Ondan ilk olmaktan çekinmemeyi, risk alabilmeyi, boyun eğmemeyi, para kaybedince üzülmemeyi ve hayal kurup, plan yapmaktan hiç vazgeçmemek gerektiğini öğrendim. Annem, sevgi dolu, titiz, çalışkan, koruyucu, dokunduğu herkese müthiş pozitif bir enerji veren bir kadındır, annedir. Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi kadın bestekarlardan biri ve Türk Müziği Devrimcisidir. Çalışkanlığı ve titizliği sayesinde başladığı projeleri mükemmeliyete taşır. Detayları hiç bir zaman atlamaz. Ondan bir şey isterseniz, o konuyu anında unutabilirsiniz. Bilirsiniz ki, o iş en iyi şekilde halledilecektir. Ondan detayları atlamamayı, en iyisi için hep daha fazla çalışmak gerektiğini, eğitimin hiç bir yaşı olmadığını, sevgi ile yetiştirilen insanların topluma yarar sağlayacaklarını, size yapılan kötülüğü affetmeyi ama unutmamayı öğrendim. Konularında bu kadar başarılı iki insanın evladı olmak benim için hem çok büyük bir gurur, hem de büyük bir sorumluluk. En az onlar kadar başarılı olabilmeyi dilerim.

Anneniz Pınar Hanım her yıl bir çok sanatsal projede yer alıyor. Peki sizin sanatla aranız nasıl? İcra ettiğiniz bir sanat dalı var mı?

Annemin Türkiye genelinde pek çok konseri oluyor. Ayrıca Pet Holding olarak her sene çok farklı konser, sergi, festival gibi organizasyonlara sponsor oluyoruz. Ben sanatın içinde büyüdüm diyebilirim. Annem ve babam hayatları boyunca hep tablo, heykel vs. topladılar. Şimdi ise harika bir koleksiyonları var. Ben de resim ve heykel sanatına izleyici olarak çok ilgi duyuyorum. Ayrıca kendim de şiir yazıyorum. Nitekim bu sene KEV yararına bir şiir kitabı çıkarmayı hedefliyorum.

Ankara’da işiniz dışında nasıl vakit geçiriyorsunuz? Şehrin stresinden uşaklaşıp nefes almak için gittiğiniz özel bir yer var mı?

Ankara’da işimin dışında hemen tüm vaktimi çocuklarım ve eşime ayırıyorum. Ayrıca haftada 2-3 gün spor yapmaya özen gösteriyorum. Hafta sonları ailecek yemek yiyoruz ve sergilere katılıyoruz. Yazları Ege sahillerini seviyorum. Çocuklarımız henüz çok küçük oldukları için seyahat etmeyi henüz tercih etmiyoruz.

Moda ile aranız nasıl? Gardırobunuzun vazgeçilmez parçaları neler?

İşim gereği pantolon-ceket, etek ceket takımları çok tercih ediyorum. Hafta sonları ise kot ve rahat kazak, tişört tercihim. Hemen hemen her zaman düz ayakkabı tercih ediyorum. Giyim konusunda rahatıma çok düşkünüm. Fazla aksesuar ve makyajı sevmiyorum. Doğal, rahat ve spor şık olmayı seviyorum.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN