Keyifli Hayatın Dergisi

Sıkı Bir Sporcu, Başarılı Bir Ressam, Muhteşem Bir Anne

SHARE
, / 790 0
Sıkı Bir Sporcu, Başarılı Bir Ressam, Muhteşem Bir Anne
   

Ekonomi eğitimi alan ve bir dönem çimento sanayinde görev yapan MESA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu’nun zarif eşi Neşe Boysanoğlu, evliliğinin ardından kariyerini bir kenara bırakıp kendini çocuklarına adayan isimler arasında. Sıkı bir sporcu, başarılı bir ressam ve muhteşem bir anne…

Bize kendinizden bahseder misiniz?
Ekonomi okudum. İki oğlum var. Mert, mimar; Yiğit ise finans okudu. Çimento sanayinden emekliyim. 14 senedir resim yapıyorum. Uzun yıllar sporla uğraştım. Şuan da hala Galeri Sanat Yapım Atölyesi’nde çalışmaya devam ediyorum. Suluboya ve yağlıboya teknikleri kullanıyorum. Çalışma hayatından geldiğim için her ortama rahatça girip tatmin olamıyorum maalesef. Eşim yoğun çalıştığı için evin sorumlulukları daha çok bende. Alışveriş ve banka işlerini, akraba ve arkadaş ziyaretlerini hep ben yapıyorum ve böylece günlerim geçiyor.


 
Formunuzu nasıl korursunuz?
Ortaokul yıllarında atletizm sporu yaptım. Okulu temsilen koşuyordum. Lisede basketbol oynadım. Daha sonra spora hep devam ettim. Açık havada yürüyüş, yoga, pilates… Salonda ağırlık çalışıyorum. Haftada 4 gün en az iki saat çalışıyorum. Alt yapımda sporcu olduğum için böyle bir vakti spor dışında hiçbir şeye ayırmam. Hafta sonları eşimle Seyit Ali çiftliğinde açık havada yürürüz.

Neşe Boysanoğlu
 
Tarzınızı tanımlar mısınız? Sizce moda nedir?
Bence moda, insanın kendine yakışanı giymesidir. Ben spor yaptığım için arkadaşlarımla da buluşsam, akşam yemeğe de gitsem spor giyinirim. Benim dolabımda hiç etek, ceket takımım olmadı. Çalışırken de olmadı. Chanel’i çok severim. Daha çok bu markada aksesuara önem veriyorum. 41 numara giydiğim için her firmanın ayakkabısını da rahat giyemiyorum. Ayakkabı konusunda çok seçiciyim.

   

Neşe Boysanoğlu
 
Gardırobunuzun olmazsa olmazı nelerdir?
Kumaş ve kot pantolonlar, beyaz gömlekler.

Başkent sosyal yaşamını nasıl buluyorsunuz?
Özellikle resim, fotoğraf, heykel gibi sergi açılışlarına katılırım. Bazı sosyal projelerde de dönem dönem çalışırım. Gündüz arkadaşlarımla, akşamları eşimle yemeklere katılırız. Ankara’nın sosyal yaşamını sınırlı buluyorum.

Sosyal yaşam dışında kalan vakitlerinizi neler yaparak değerlendirirsiniz?
Pek sosyal yaşamım olduğunu söyleyemem. Spor, kitap ve evle ilgili yapmam gerekenleri yapıyorum. Bunların dışında pek vaktim kalmıyor. Kalsaydı çalışırdım. Şuanda hala üretiyor olurdum. Eşim çok yoğun çalışıyor. Sabah 05:30’da kalkar, tıraşını olur, 06:00’da spor salonundadır. Sporunu yapar 08:00’de eve gelir. Saunasına girer, kahvaltısını yapar, 08:30’da da ofisindedir. Onun için akşamları yorgun oluyor.


 
Ankara’da vakit geçirmeyi sevdiğiniz yerler nerelerdir?
Spor salonu, açık havada yürüyüş ve resim galerileri… Arkadaşlarımla gittiğim her kafe ve restoranı seviyorum. Benim için önemli olan yemek değil muhabbet. Herkesle seyahat yapılamadığı gibi herkesle de yemek yenmiyor.

Güzelliğiniz için uyguladığınız özel bakımlar var mıdır?
Sadece kışa ve yaza girerken İstanbul’da cilt bakımı yaptırıyorum. Özel bir şey yapmıyorum. Sadece nemlendirici ve koruyucu kullanıyorum. Bir de yüzüme ne sürersem elimin üzerine de onu sürerim.

 
Sizi her davette göremiyoruz, belli bir nedeni var mı?
Biraz seçiciyim. Zaten vaktim de olmuyor. Tabi ki her davet için insanlar emek harcıyor ama her davete de gidemiyoruz. Konu beni ilgilendiriyorsa gidiyorum. Davet deyip de geçmemek lazım, insanlar günlerce bu davetlere hazırlanıyor, yemek menüleri, kimler çağrılacak, kimler nereye oturtulacak… Bunları reddetmek de yanlış ama herkes de her yere gidemiyor.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN