Keyifli Hayatın Dergisi

Tek Başına Başarılı Bir Kadın O

SHARE
, / 363 0
Tek Başına Başarılı Bir Kadın O
   

Her daim başarılı, her daim dizileri, tiyatro oyunları ve kitabı ile adından çok sık söz ettiren sevgili Nilgün Belgün ile içten, samimi bir röportaj gerçekleştirdim sizler için bu ay. Belgün’ü hep sahici ve lafını hiç esirgemeyen biri olarak tanıdım ve her zaman da ayakta alkışladığım çok değerli bir sanatçı oldu benim için. Bu röportajımda da bu içtenliği ve samimiyetini bir kez daha görmüş oldum. Belgün, hayata bakış açısı ve dik duruşu ile kadınlara da rol model olmayı hep başardı.

Nilgün Belgün ile sanata ve sanat hayatına dair uzun uzun sohbet ettik. Tiyatronun hayatında apayrı bir yeri olan ünlü sanatçı “Tiyatro bir aşktır, ben her şeyden vazgeçerim ama tiyatrodan asla vazgeçemem” diye konuştu.

“Aşk ve Komedi” oyununuz ile tüm Türkiye’yi geziyorsunuz ve oyun 200’den fazla sahnelendi. Bu kadar yoğun bir ilgiyi bekliyor muydunuz?
Bu kadar yoğun ilgi beklemiyordum açıkçası. Neden derseniz; bu tek kişilik bir gösteri, tam bir oyun da değil, stand-up asla değil, içinde tiplemeler yaptığım, hayatımı anlattığım bir devirden yani annem ve babamın evliliğinden bugüne kadar anlattığım bir İstanbul Büyükada ve sanatçı olarak anılarım var bu oyunda. Açıkçası bir kadın olarak tek başına bunun bu kadar ilgi göreceğini düşünemedim. Genelde tek kişilik gösterileri erkekler yapıyor ama ben bu gösterimle bir ilki yaşıyorum. Çok açık söyleyeyim bu benim yaptığım kadın meddah… Bunu kim fark ediyor, kim fark etmiyor bilmiyorum ama ben ne yaptığımı çok iyi biliyorum. Önemli olan da bu. Kapalı gişe oynuyorum, her yerde çok ilgi, sevgi görüyorum. Yani gözüm açık gitmeyecek…

nilgün belgün

Türkiye’de kadın sanatçı olmak başlı başına bir iş değil mi ?
Zaten kadın olmak bizim ülkemizde çok zor, sanatçı olmak zor, oyuncu olmak zor, bunların hepsi zor. Tek başına ayakta kalabilmek zor, bütün bunların içerisinde ben hep şunu düşündüm; acaba talep alabilecek miyim? Acaba beğenilecek mi? Bu sorularımın hepsinin cevabının çok samimi ve sahici olmaktan geçtiğini çok iyi anladım. Sahnede çok sahici ve samimi olursanız bu sevgiyi alıyorsunuz. Mesela; Cem Yılmaz’da bu var, sahnede çok samimi. Derdinizi samimi anlatırsanız karşı taraf sizi anlıyor ama sahtekarlıklar, oyunlar yaparsanız sizi kabul etmiyor, bu kadar basit.

Bu oyunda yaşanmışlıklar, aşklar ve bir kadın hayatı var. Bu hayat biraz farklı mı diğer insanlardan?
Bütün zorluklara karşı dimdik duran bir kadın hayatı bu oyunda var. Ben paşa babamdan buralara gelmedim, normal bir ailenin üyesiyim ama tek başıma ayaklarımın üstünde durdum, çalıştım didindiğim ve buralara tek başıma geldim. Bu arada iki kız çocuğu büyüttüm, onun için bu oyunda bir mesajım da var beni izleyen seyircilerime: Bir kadın şayet isterse ayaklarının üstünde durabilir”

Aslında hayat mücadelesi biraz zordur…
Cesaretli olursanız ve mücadele ederseniz üstesinden gelebiliyorsunuz. Bir kadın olarak kimseye muhtaç olmamak adına meslek sahibi olmak, kendine güvenmek, sonrasında da kendini sevmek gerekir.

   

nilgün belgün

“Aşk ve Komedi” aslında pek bir arada gitmez. Hayata bakış açısı ya da rahatlık mı bu ikiliyi götürüyor?
Bu ikiliyi götürmek bir bakış açısıdır aslında. Hayata biraz da nasıl baktığınızla alakalı, hayat hep gülmek değil, hayat hep ağlamak da değil. Bunu kendiniz de yönlendirebilirsiniz. Kader diye bir şey de var ama kaderi de biraz yönlendirmek insanın kişiliğiyle ilgilidir. Ben mutluluğa yatkın bir karakterim, bunun için bütün olumsuzluklardan en azından olumlu pay çıkarmasam da tecrübe çıkarırım. Yani her yaşadığım olumsuzluk bana tecrübeyi öğretir.

Yılların tiyatro oyuncusu olarak çok meşakkatli yollardan geçtiniz, tabi bu yollardan geçerken duvarlar da çıktı karşınıza. Siz bunları hep aştınız. Şimdiki oyunculuklara baktığımız zaman sanki bu zorluklar pek karşılarına çıkmıyor. Günümüzde oyunculuk daha mı kolay?
Dizilerde daha rahat çalışma şartları var. Çok uzun yıllar dizi oyunculuğu yaptım fakat tiyatronun şartları her zaman bellidir ve dünyanın her yerinde de tiyatronun şartları çok güllük gülistanlık değildir. Tiyatro bir aşktır, ben her şeyden vazgeçerim ama tiyatrodan asla vazgeçemem. Günün birinde o benden vazgeçebilir onu bilemem ama ben isteyerek her şeyden vazgeçebilirim. Onun için bu sahnede lüks, rahatlık aranmaz, burada ne olanaklar var ise onların içinden alarak halkla buluşma ve paylaşımdır ortaya çıkan sonuç.

Sanata bakış açısı geçmişle kıyaslarsanız neler değişti?
Sanata bakış geçmişte daha farklıydı günümüzde daha farklı. İnsanlar geçim derdinden maalesef sinema, tiyatroya pek fazla zaman ayıramıyor ancak bir yanda da sinema ve tiyatro bir kültürdür ve küçüklükten aşılamak gerekiyor çocuklara. Mesela benim tiyatrocu olamama sebep de annemdir.

Ve kitabınız Hayat Sen Benimsin… Ben bu kitabı aldığımda inanılmaz mutlu oldum ve iki günde bitirdim. Siz bu kitapta neler anlatmak istediniz?
Bir hayat, bir söyleşi kitabı bu. Bizler gelip gidiyoruz, bu bağlamda sanatçının geride bir şey bırakması lazım fikri ile oluşturdum bu kitabı.Tiyatro oyuncularının sinema, dizi oyuncuları gibi kalıcılığı yok. Bizim yaptığımız iş suya yazı yazmak gibi olduğu için bu kitabı benden sonra gelen genç neslin de beni daha iyi tanıması için yazdım. Bir tiyatro oyuncusu Nilgün Belgün nasıl bir kadındı, neler yapardı, nerelerden geçti… Ayrıca her sanatçının bir kitabı mutlaka olmalı diye düşünüyorum.

Bunun dışından yeni bir kitap gündeminizde mi ?
Yeni bir kitap evet gündemde ama neler yazacağım konusunda çok netleştiremediğim bir takım şeyler var. Sanırım kadına yönelik bir şeyler olacak gibi gözüküyor, günümüzde çok üzücü olan kadına şiddet, kadına taciz ve kadın cinayetlerine yönelik bir kitap yazmayı düşünüyorum.

Sizce sinema mı dizi mi?
Sinemada istediğim gibi bir rol oynayamadım bugüne kadar. Yani beni hep tiyatrocu olarak düşündüler, ben hep tiyatro yaptım ve tiyatrodan hiç vazgeçmedim. Sinemayla da aramda bir kopukluk oldu. Bu benim seçimim değil ama öyle bir rol gelir ki bayıla bayıla oynarım, çünkü ben bir tiyatrocuyum.

Son olarak sizi sevenler için neler söylemek istersiniz?
Sanatı ihmal etmeyin, sanat hayatın çirkinliklerini örter. Bir resim sergisine, tiyatro oyununa, sinema filmine gidin. Tabi ki televizyonda seyredin ama kişiliğinizi geliştirmek istiyorsanız tiyatroyu ihmal etmeyin derim. Sevgiler….

Röportaj: Sertaç Darcan
Twitter: @sertacdarcan
Instagram: Sertac___

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN