Keyifli Hayatın Dergisi

Türkiye’nin Tek ve Son Top Modeli

SHARE
, / 820 0
   

Bakışı, duruşu, yürüyüşü, enerjisi, pırıltısı hep başkaydı. İşte bu başka oluşu onu zirveye taşıdı. Yıllardır sıkı bir takipçisi olduğum Deniz Akkaya’yla bu ikinci röportajım. Çizgisini, mütevaziliğini ve enerjisini hiç bir zaman kaybetmeyen ünlü modelle her karşılaştığımızda aynı şeyi söylerim; Türkiye’nin tek ve son top modelisin ve hiç bir zaman yerin dolmayacak.

DENİZ AKKAYA
 

Bir dönem podyumlarda fırtınalar estiren Türkiye’nin tek ve son top modeli Deniz Akaya, hayatına dair en güncel açıklamaları MODA Dergi’ye yaptı. Akkaya’nın bir Ankara ziyaretinde gerçekleştirdiğimiz röportajda, ünlü ismin hayatına dair samimi cevaplar aldık.

Röportaj:Sertaç Darcan Fotoğraflar: Jülide Güngör

DENİZ AKKAYA
 

“İnsanların en büyük hataları tam kapının kilidi dönmek üzereyken, kilidi açmaktan vazgeçmek. İşte sorun buradan kaynaklanıyor. Çalışmaktan asla ve asla vazgeçmeyeceksin”

Türkiye’nin ilk ve son top modeli olmak ve hala zirvede kalabilmek nasıl bir duygu ?
Çok teşekkür ederim öncelikle. Bu pırıltılı dünyanın içine öncelikle model olarak girdim ve bu yerimi sağlam bir şekilde, yaptığım diğer işlerle birlikte koruyorum. Bu emekle ve çok çalışmakla edinilmiş bir yer. Geçtiğimiz günlerde, Aziz Sancar hocamın çok güzel bir söylemini paylaştım sosyal medyada, “Zeki olmak bir değer” diye ama Aziz Hocam gibi ben de zekaya çok inanan biri değilim. Tabi o da artı bir değer ama çok çalışmak gerekiyor, vazgeçmemek gerekiyor ve mesleğinde sağlam bir yer istiyorsan önceliklerini ona göre belirlemen ve ona göre yaşaman lazım diye düşünüyorum. Herkes çalışmasının karşılığını er ya da geç alır, insanların en büyük hataları tam kapının kilidi dönmek üzereyken, kilidi açmaktan vazgeçmek. İşte sorun buradan kaynaklanıyor. Çalışmaktan asla ve asla vazgeçmeyeceksin.

DENİZ AKKAYA
 

Kendinizi yorulmuş hissettiğiniz oluyor mu?
Hayır asla… Ben şuna inanıyorum; kadınlarda doğum çok önemli bir dönemdir, siz orada eğer doğumu doğru okursanız, doğru anlarsanız, hafızanıza doğru endekslerseniz tüm yorgunluklarınızın sıfırlandığı bir dönem olur. Ben o yüzden altı sene önce kızımın doğumunda her şeyi sıfırladım. Hayata tekrar yeniden doğmuş gibi başladım ve hatta çocukluk dönemimi tekrar geçiriyorum diyebilirim. Bu nedenle içimde patlamak üzere olan bir enerji var gibi hissediyorum.

DENİZ AKKAYA
 

Podyum dünyası ve mankenlik mesleği sizin döneminizde çok daha öndeydi, şimdi ne oldu da bu dönem bitti?
Kapitalist sistemlerde bazı işler, bazı meslekler zaman zaman öne çıkar. Bu öne çıkmanın da belli başlı nedenleri vardır ki bunların çoğu bizim elimizde olmayan sebeplerdir. Bir dönem ön planda olan modellik mesleği de vurguladığım gibi şuan ikinci, üçüncü sıralara atıldı. Bir dönem müzisyenler ön plandaydı, şimdi oyuncular ön planda. Bunu nereden çıkarıyorum derseniz; işte bugün dünyanın en büyük moda dergilerine bakarsanız, kapaklarında daha ziyade oyuncular var. Yalnız bu ibrenin yavaş yavaş müzisyenlere doğru döndüğünü görebiliyorum. O ibre bir süre sonra ise futbolculara dönecek, daha sonra modellere dönecek ve bu kısır döngü böyle devam edecek. Bu durumun bizim elimizde olan ya da ülkemizdeki ekonomik durumlardan kaynaklanan bir şey olduğuna inanmıyorum.

DENİZ AKKAYA
 

Modellik Türkiye’de bitti mi?
Bitmez, sadece döngü, ibre modellik mesleğini gösterir, tekrar aktif ve popüler dönemine kavuşur. Hiç bir zaman hiç bir şekilde bu meslek bitmez, ne olursa olsun pırıltılı dünyada belli bir amaca hizmet ediyorlar. Modellik mesleğinin bitmesi için de önce tekstilin bitmesi gerekiyor. Eğer tekstil dünyası da biterse bütün kapitalist sistemin yıkılması gerekiyor anlamına geliyor.

DENİZ AKKAYA
 

Mesleğinizi tam zirvede bıraktınız ve bu herkesin yapamayacağı bir şey aslında. Özlüyor musunuz?
Hayır özlemiyorum, senin de dediğin gibi özlenecek bir ortam da yok artık. Şuan benim yaptığım dönemdeki gibi pırıltılı bir dönem değil açıkçası. Onun için de şuanda geçmiş dönemdeki gibi modellik yapmak da mümkün değil. Modellik mesleğinin genel durumu ortada olduğu için özlemiyorum.

DENİZ AKKAYA
 

Tekrar başlasanız diyelim, tozu toprağa katar mısınız?
Hayır ben artık tozu toprağı başka iş alanlarında kaldırarak, kendimi tatmin etmek istiyorum. Modellik mesleğini gerçekten çok severek yaptım ve halen de foto modellik yapıyorum. Bu isminizin kudretiyle alakalı olduğu için hala önemli markaların yüzü oluyorum. Bu konuda çok da mütevazi olmayacağım ama fotomodellikte sayılı isimlerden biri olduğum için podyum mankenliği yapmaya pek de gerek duymuyorum. İki sene sonra 40’lı yaşlara geçiş yapıyorum. Kendine iyi bakan, iyi yaş alan bir kadınım ancak bu yaştan sonra da modelliğe geri dönmek biraz da havanda su dövmeye benzer diye düşünüyorum.

   

DENİZ AKKAYA
 

Bu kadar çok gündemde olmak tercih meselesi mi sizin için?
Başarılı olabilmeniz için işinizi layığıyla yapmanız gerekiyor. TV8’de haftanın beş günü yayın yapıyorum. Benim bu programa başlamamla birlikte, programın farklı bir yere geldiğini, diğer sabah programlarının kendi içinde savaşlar yaşadıklarını görüyorum. Ve bu durumun bizim zirvede olmamızın bir göstergesi olduğunu düşünüyorum. Sabah programları tıpkı öğlen kuşağı gibi son derece yoğun bir yarış içerisine girdi ve kendimi bu yarışın içerisinde ön sıralarda görüyorum. Ben % 90 işimle gündemde olduğum için özel hayatım da hep bu yüzden çok merak edildi. Bu doğaldır, tüm köşe yazarları tarafından isminiz yazılıyorsa, yaşadığınız hayatın tabi ki merak edilmesi çok doğal. Bunun başarı ile çok bağlantılı olduğunu düşünüyorum.

DENİZ AKKAYA
 

Şimdi gelelim moda, moda kavramı oturdu mu Türkiye’de?
Biz kültürümüze sahip çıkmayan bir toplumuz. Var olan tarihi yıkıp beton, çirkin binalar dikiyoruz. Buradan yola çıkarak kendine has kültürümüzün oluşamayacağına inanıyorum. Moda dediğimiz kavram da kişinin kendi kabuğu oluyor, kendi içinde böyle bir durum yaşıyorsa, yani özünü unutan, benliğini unutan bir toplumun dış kabuğu da o şekilde olur. Karma karışık… Bir kişiliği olmaz, bir dik duruşu olmaz. Böyle devam ederse, bizi biz yapan kültürü unutursak her şey daha kötü hal alacak. Bir örnek vermek gerekirse; Amerikalılar gibi, sırf indirim olduğu için 60 yaşında bir teyze indirim standından gelinlik alıyorsa bu sadece sırf tüketelim diyedir. Ben Miami’de de doğum yaptım. Orada bütün binalar yeni, hiç eski tarihi binalar yok ama bir Barcelona da bir İtalya’da durum böyle değil. Eski binalar hala varlığını sürdürüyor. Bizim baktığımız yön oralar olmamalı.

DENİZ AKKAYA
 

Deniz Akkaya neler tercih eder, favori olmazsa olmazları neler?
Çok fazla siyah seven ve tercih eden biriyim. Gardırobumda belli renklerde bir çok parçam var. Bunların en başında blazer ceketlerim mevcut. Ben çok etek insanı değilim, fazlasıyla pantolonlarım ön planda olur. Kurtarıcı olarak iyi kesimli kot pantolonlarım vardır. İşim gereği topuklu ayakkabılarım mevcut ancak boyumun uzun olması ve eski sporculuk döneminden kalma disk kayması sorunum olduğunu için günlük hayatımda düz ayakkabılar tercih etmiyorum. Spor şık olmaya özen gösteriyorum ama hiç bir zamanda kıyafetimin önüme geçmesine de izin vermem. Şunun altının çizmek istiyorum, kıyafetimin beni anlatmasına gerek yok, ben zaten bir bireyim ve kendimi kişiliğimle ifade etmek isterim.

DENİZ AKKAYA
 

Cilt bakımı için neler yapıyorsunuz?
Çok basit şeylerle rahatlıkla cildime bakıyorum. Öncelikle ciddi sigara tüketen bir toplumuz, sigara içen birinin cildinin güzel olma ihtimali yok. Bunu hayatlarından bir kere çıkarmaları gerekiyor. Daha sonra ise tabi ki spor geliyor listenin başında. Ben en az haftanın 5 günü spor yapıyorum. Bunun 2 günü Belgrad ormanlarında spor yaparak geçiyor. Erken kalkmaya özen gösteriyorum. Bence hayat saatlerimizi sabah ezanına göre ayarlamanız gerekiyor. Bunu dinle ilgili olduğu için değil biyolojik saatle ilgili olduğu için söylüyorum. Vücut sistemimiz buna uygun olarak yaratılmış. Sabah TV programım olduğu için erken kalkıyorum ve beşte spor yaparak güne başlıyorum. Kalktığım saatte ezan okunuyor, akşam ise çok yorgun olduğum için akşam ezanından sonra uyumuş oluyorum. Aslında doğru ritim bu ve cildimiz için de bu çok önemli. Özellikle 11:00 ile gece 3 arası uyumazsanız hiç bir şekilde cildinizin tazelenmeyecektir. Bunun dışında tabi ki beslenme… Ne yerseniz ona dönüşürsünüz, taze sebzelerle beslenirseniz taze bir cildiniz olur, tam aksi işlenmiş gıdalar, trans yağlarla beslenirseniz sineğin bile konmadığı fast food yemekler gibi bir cilde sahip olursunuz. Cilt bakımı kremlerini sorarsanız tabi ki kullanıyorum ama benim bir programım daha var Beyaz TV’de. O programda çok fazla cilt bakımı metotları ve aletleri ile tanıştım. Farklı işlemler yaptırıyorum ama bunlar olayın ikinci, üçüncü ayakları.

“Kıyafetimin beni anlatmasına gerek yok, ben zaten bir bireyim ve kendimi kişiliğimle ifade etmek isterim”

Bir gün Deniz Akkaya tasarım ürünleri görebilir miyiz?
Tekstil anlamında düşünmüyorum. Bir marka ile birlikte kombin hareketi sağlayabilirim. Bunu daha önce Tredyol’la defalarca yaptık ve büyük ilgi gördü. Yine prestijli bir alışveriş sitesiyle olursa yine aynı şeyi yapabilirim ama tek başıma değil.

Türkye’de hep güçlü kadın kavramaları ve bu kavramı hak eden isimler vardır. Bu isimler hep sayılır. Bu kavramın içinde ise siz Deniz Akkaya olarak hep ilk akla gelen isimlerden biri oldunuz. Bu vurguyu aşılamak nasıl bir duygu?
Ben bu vurguyu aşılamak için herhangi bir niyetle çıkmadım bu yola. Bu doğal bir süreçtir diye düşünüyorum ve kişilerin kendilerine yapıştırdıkları sıfatlar muhakkak vardır. Ancak en fazla anıldığınız sıfatlar en doğal sıfatlarımızdır. Hayatlarımızın akışı içerisinde, insanlarımızın özetle çıkardığı, sizden anladığı kelimedir… Bu anlamda istikrar göstermek çok önemli. Hayatla mücadele etmen ve takıldığın tavır da seni güçlü yapan en önemli unsurlardan biridir aslında.

Çok yakın bir zamanda eş cinsellere yönelik bir dergiye kapak oldunuz ve eş cinsel evlilikleri de destekliyorsunuz. Bu konuya tam olarak nasıl bakıyorsunuz?
Ben onlarla ilgili İrem Derici ile bir lansman gerçekleştirdim. Aynı zamanda onlar LGBT için de bir albüm çıkardılar ve bende onları desteklemek için İrem Derici’nin klibinde oynadım. Tamamen olayımız birlikte buraya destek vermek ve dikkat çekmek içindi. Önümüzdeki aylarda, sana da söylemek isterim Sia konser vermek için İstanbul’a geldiğinde kendisiyle röportaj yapacağım. Dünya’da son on yıldır kendisini gıptayla dinlediğim, müziğine bayıldığım kişilerin başında gelir Sia. Bence insanların özgürlükleri kısıtlandığı zaman, toplumda ilerlemek yerine, refah yolundan kayıp yaşanacağını düşünüyorum ve bastırılmış toplumlarda her türlü sapıklık, sapkınlık daha fazla olur. Bu anlamda ben özgürlüklerden yanayım ve her türlü özgürlüğün arkasında da sonuna kadar duruyorum.

MODA Dergi okurları için neler söylemek istersiniz?
Ankara benim çok önemsediğim bir şehir. En başta başkentimiz, Atamız burada yatıyor ve benim kızım da baba tarafından Ankara’lı. Bizim bir ayağımız Ankara’da ve ben Ankaralı olmayı çok önemserim. Ankara insanı kalitelidir ve hep İstanbul’a kalite getirdiklerini düşünürüm. O yüzden burada yetişmiş insanların ışığı, kültürü, yetiştirilme tarzının olduğunu düşünüyorum. Buradan sizin aracılığınızla tüm Ankara’ya sevgi ve selam olsun diliyorum.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN