Keyifli Hayatın Dergisi

Yeteneğinizi KÖK Müzik Akademi’de keşfedin

SHARE
, / 328 0
   

Seçkin okullardan ve uzman isimlerden aldığı müzik eğitimlerinin ardından KÖK Müzik Akademi’yi kuran Özgün Ersoy, yeteneklerini henüz keşfedemeyenlere adeta ışık tutuyor.

KÖK Müzik Akademi’nin kurcusu Özgün Ersoy tam bir müzik aşığı. Müzik alanında aldığı eğitimler ve çalıştığı ünlü müzisyenlerden edindiği tecrübeleri KÖK Müzik’teki kursiyerleriyle paylaşan Ersoy, her insanın yetenekli doğduğuna ancak bu yeteneklerin üstüne gidilmediğine ve kişinin doğru yönlendirilmediğine inanıyor. Ersoy, KÖK Müzik Akademi’nin mottosunu “Kişinin bir enstrüman çalamıyor olması, çalmaması gerektiği anlamına gelmez.” sözleriyle açıklıyor.

Sizi tanıyabilir miyiz?

1989 yılında Ankara Çankaya’da doğdum. İlköğrenimimi Milli Eğitim Vakfı Koleji Özel Ankara İlköğretim Okulu’nda tamamladım. Müzik öğretmenimin yönlendirmesiyle 2003 yılında Ankara Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi’ni üçüncülükle kazandım. Dört sene boyunca piyano ve keman eğitimi gördüm. Yurt içi ve yurt dışı olmak üzere pek çok konser, festival ve sertifika etkinliklerinde yer aldım. 2008 yılında Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı’nı kazandım. Piyano eğitimime Yrd. Doç. Dr. Şehnaz ERTEM; keman eğitimime ise Prof. Şeyda ÇİLDEN ile devam ettim. Resitaller ve konserler verdim. Gazi Üniversitesi Orkestrası ile solo piyano konçertosu seslendirdim. 2012 yılında mezun oldum ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programı’nı kazandım. 2011 ve 2012 yılları arasında Hayal Sahnesi Sanat Kursu Ümitköy Şubesi’nde piyano ve keman eğitmenliği yaptım. 2013 yılında TAB Sanat Akademi’de piyano ve keman eğitmenliği yaptım. Devlet Opera Balesi’nden Ömür UYANIK ve Tacettin UYANIK’la üç sene çalıştım. Aynı sene Milli Eğitim Vakfı Koleji Özel Ankara Anadolu ve Fen Lisesi’nde müzik öğretmenliğine başladım. İki sene çalıştıktan sonra KÖK Müzik Akademi’yi kurdum. Halen piyano ve keman eğitmenliği ve aynı zamanda akademinin müdürlüğünü yapmaktayım.

2

KÖK Müzik Akademi’nin kuruluş hikayesini anlatır mısınız?

   

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; 7 senedir özel kurslarda ders vermekteydim. 7 sene tecrübe için
yeterli bir süredir. Çalıştığım kurslar ve müdürleri bana çok şey kattı. Bir süre özel sektörde müzik
öğretmenliği de yaptıktan sonra okulda öğretmenlik yapmanın hiç bana göre olmadığını fark ettim.
Yapım gereği fazla idealistim ve toplumun bize dayatmış olduğu mevcut sistemlere çok karşıyım.
En sonunda nişanlımın da desteğiyle kendi akademimizi kurmaya karar verdik. Kolay bir süreç
değil, henüz çok başındayız ama şimdiden çok olumlu tepkiler alıyoruz. Yaptığımız işe eğitmenlerimiz ve ben aşığız, ve dolayısıyla bu da öğrencilere ve velilerimize yansıyor.

KÖK Müzik bünyesinde hangi eğitimleri vermektesiniz?

Daha çok müzik ağırlıklı olan akademimizde, piyano, keman, yan flüt, şan, klasik gitar, bateri,
elektro gitar, bas gitar, viyolonsel, solfej, işitme, armoni­teori ve Güzel Sanatlar Lise’leri, üniversitelere ve konservatuara hazırlık programlarımız mevcuttur. 09.01.2016’da ise resim
grubumuz açılacaktır. Her yaş grubuna uygun resim grupları olacaktır.

Belirli bir yaş grubuna mı hitap ediyorsunuz?

Kesinlikle hayır. Sanatın yaşı yoktur. Elbette belli bir yaştan sonra size virtüöz olabilirsiniz garantisi vermiyoruz, ama kapımızdan hiçbir şey çalamadan çıkamazsınız cümlesini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu öğrenme ve uygulama sürecidir. Matematik ve duygusal tatmindir. 5 yaşından tutun, 45 yaşına kadar öğrencimiz var şu anda.

Gelişim aşamasındaki çocukların aldığı müzik eğitiminin faydalarını sizden dinleyebilir miyiz?

Çocuk beyinlerini süngere benzetirim. Ne verirseniz içlerine çeker ve alırlar. Gelişim aşamasındaki
çocuğa bu eğitimi verdiğimizde matematik dersindeki başarısının arttığını, çevresindeki sorunlara çok yönlü bakabildiğini, beyninin iki tarafını da efektif olarak çalıştırabildiğini ve en önemlisi medeni cesaretini fazlaca arttırdığını gözlemledim. Bir çocuğu her hafta daha mutlu görmek, sene sonunda sahnede görmek, ailesinin ve çocuğun yüzündeki gurur, benim için paha biçilmez bir his.

Müziğe veya her hangi bir enstrümana yeteneği olmadığını düşünen kişilere bir çağrınız var mı? Tabularını burada yıkabilirler mi?

Yetenek kime göre neye göre yetenektir? Kim bu insanlara yeteneksizsiniz diyor veya heveslerini kırıyor anlamıyorum. Her insan yetenekli doğar, üstüne gidilmemiş ve doğru yönlendirilmemiş yetenek vardır. Yeteneksizlik diye bir şeye inanmıyoruz biz. Bu konuda çok katıyız, mottomuz şudur; “Kişinin bir enstrüman çalamıyor olması, çalmaması gerektiği anlamına gelmez.”

Burada eğitimini tamamlayan kişilere sertifika veriyor musunuz?

Her sene Ankara Hayal Sahnesi Sanat Kursu’nda yapılan London College Of Music sertifika
sınavlarına öğrenci yetiştiriyoruz. Bu alanda oldukça tecrübeliyiz. Sekiz aşamalı olan bu sınava,
öğrencinin yeterlilik düzeyine göre aşaması belirlendikten sonra uygun olan her öğrenciyi
sokuyoruz. Başarılı olduğu takdirde sertifikasını alıyor ve bir sonraki sene daha üst bir aşamadan girmeye hak kazanıyor.

Son olarak müzik sizin için ne ifade ediyor?

Bu soruyu çok duyuyorum. Müziğin benim için bir şey ifade etmesinden ziyade, müzik benim kendimi ifade etme biçimimdir. Müzik bir amaç değil, araç olmalıdır. Bunu burada bütün öğrencilere aşılamaya çalışıyoruz.

İlgili Haberler

YORUM YAPIN

Your email address will not be published.

PASSWORD RESET

LOG IN